Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Toplam 5 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 5 arasi kadar sonuc gösteriliyor
dqw
  1. #1
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    64
    Mesajlar
    6.980

    Standart Rüya İçinde Rüya Edgar Allan Poe

    Rüya İçinde Rüya

    Edgar Allan Poe

    Al bu buseyi kaşın üzre sen!
    Ve işte şimdi ayrılıyorken,
    İzin ver itiraf edeceğim-
    Yanlış değildi söylediğin
    Günlerin bir rüyaydı derken;
    Uçup gittiyse umut yine de
    Geceleyin ya da gündüz,
    Hayalde, ya da hiçbirinde
    Peki kaybımdan eksilen ne?
    Rüya içinde bir rüyadır
    Hep gördüğümüz, göründüğümüz.

    Bir uğultunun ortasındayım
    Dalgaların dövdüğü bir kıyıda,
    Ve avucumda tuttuğum
    Altın kum taneleri-
    Azlar! Ama nasıl da kayıyorlar
    Derinliğe parmaklarımdan,
    Ağlarken - ben ağlarken!
    Tanrım! Sıkıca tutamaz mıyım
    Bırakmadan avucumdan?
    Tanrım! Kurtaramaz mıyım
    Birini acımasız dalgadan?
    Yoksa rüya içinde bir rüya mı
    Hep gördüğümüz, göründüğümüz?


    Orijinal Metin

    A Dream Within a Dream

    Take this kiss upon the brow!
    And, in parting from you now,
    Thus much let me avow-
    You are not wrong, who deem
    That my days have been a dream;
    Yet if hope has flown away
    In a night, or in a day,
    In a vision, or in none,
    Is it therefore the less gone?
    All that we see or seem
    Is but a dream within a dream.

    I stand amid the roar
    Of a surf-tormented shore,
    And I hold within my hand
    Grains of the golden sand-
    How few! yet how they creep
    Through my fingers to the deep,
    While I weep- while I weep!
    O God! can I not grasp
    Them with a tighter clasp?
    O God! can I not save
    One from the pitiless wave?
    Is all that we see or seem
    But a dream within a dream?


    ŞAİR HAKKINDA
    EDGAR ALLAN POE: Tiyatrocu bir çiftin oğlu olarak 1809'da Boston'da dünyaya geldi, ama iki yaşına geldiğinde annesi öldüğü için, Allan soyadını aldığı aile tarafından evlat edinildi. 1827'de şiirleri yayınlanmaya başladı, bu arada bir çok dergi ve gazetenin editörlüğünü üstlendi. Poe denince akla ilk gelenlerden biri "Annabel Lee" adlı şiiridir. 1838'de 'The Narrative of Arthur Gordon Pym' adındaki tek romanı basılmıştır. Hayatı boyunca çoklukla öykü yazmış olan yazarın "Raven/Kuzgun"u olay yaratır. Edgar Allan Poe'nun şiirleri ve öykü yazarlığının yanı sıra edebiyat eleştirmenliği de çok önemlidir. Antik çağların üç birlik kuralı temelinde modern edebiyat kuramı oluşturması, onun daha sonra Fransız simgeci şairleri tarafından öncü sayılmasına neden oldu. 'Philosophy of Composition' (Tümleme Felsefesi) başlıklı denemesi 19. yüzyıl sonu, 20. yüzyıl başında yaşayan şairlerin büyük esin kaynağı olmuştur. Poe ise esin kaynağını romantizmin gizemciliğinde bulmuştur. Poe'nun dünya edebiyatının kapılarını "pulp" kavramına açan kişi olduğu söylenir. Bir dönem üçüncü sınıf edebiyat olarak kabul edilmiş fantastik, gotik ve hatta polisiyenin fikir babasıdır Poe. Dehşeti, korkuyu, insanın içindeki sırları, kötülüğü, çaresizliği anlatmayı denemeyen tek bir yazar yoktur ki Poe'dan etkilenmemiş olsun. Hayatı boyunca ne maddi sıkıntıdan ne de eleştirmenlerin hırpalamalarından kurtulamamış, ölümüne dayanamadığı eşinden iki yıl sonra 40 yaşında iken veda etmiştir hayata. Son sözlerinin 'Rabbim, ruhuma yardım et' olduğu söylenir. Mezar taşında ise 'Dedi kuzgun: Hiçbir zaman' yazar.

  2. #2
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    64
    Mesajlar
    6.980

    Standart Ynt: Rüya İçinde Rüya Edgar Allan Poe

    Kuzgun

    Edgar Allan Poe

    Evvel zaman önce ürkünç bir gecede,

    Eski kitaplardaki yitik hikmeti,

    Düşünüyordum güçsüz ve bitkin.

    Başım öne düşmüş, uyumak üzereyken,

    Nazik vuruşlarla kapı çaldı birden.

    �Bir misafir� dedim �çalıyor kapımı�

    �Bir misafir, başkası değil.�

    Açık seçik hatırımda, bir Aralık günüydü,

    Yerde bir hayalet gibi şöminenin ışığı.

    Çaresiz sabahı istedim, kitaplardan diledim

    Istırabın bitişini � Lenore�u kaybetmenin ıstırabı.

    Meleklerin Lenore dediği o bakire, nurlu ve eşsiz,

    Artık ebediyyen isimsiz.



    İpeksi mor perdelerin süzgün hışırtısıyla,
    Garip bir dehşet kapladı, hiç yaşamadığım.

    Yineleyip durdum yatıştırmak için kalbimi,

    �Odamın kapısında bekleyen kişi bir misafir,

    Odamın kapısındaki gecikmiş bir misafir,

    Başkası değil.�



    Canlandım birdenbire, daha fazla beklemeden,

    �Bayım� dedim �ya da bayan, affınızı diliyorum.

    Gerçek şu ki uyukluyordum, usulca kapıya vurdunuz,

    Usulca geldiniz, kapıma dokundunuz.

    Emin olamadım işittiğimden.�

    Sonra ardına kadar açtım kapıyı,

    Karanlıktı, sadece karanlık.



    Merak ve endişeyle baktım karanlığa uzun uzun,

    Hiçbir faninin cüret edemediği hayaller içinde.

    Sessizlik bozulmadı, ne de bir işaret karanlıktan,

    Orada tek kelime �Lenore� idi, fısıldadığım.

    Ve karanlıktan yankılandı bir mırıltı: �Lenore,�

    Sadece bu, başka bir şey değil.


    Ruhum alevler içinde döndüm odama,

    Ardından yine bir tıkırtı, daha da şiddetli.

    �Eminim� dedim �birşeyler var penceremde,

    Gidip ne olduğuna bakayım, gizem çözülsün,

    Kalbim sükun bulsun, bu gizem çözülsün.

    �Rüzgardır, başka bir şey değil.�



    Tam kepengi açacakken, kanat şakırtılarıyla

    Heybetli bir kuzgun belirdi, kutsal günlerden kalma

    Hiçbir şey söylemedi, ne bekledi ne durdu

    Bir saygın kişi edasıyla, kapının üstüne tünedi,

    Oda kapımın üzerinde, bir Pallas büstüne tünedi,

    Tünedi ve oturdu, sadece bu


    Cezbederek, takındığı ağır ve şiddetli tavırlarıyla

    Üzgün ruhumu gülümsetti, çehresi bu siyah kuşun

    �Sorgucun kırpılmış olsa da� dedim �Değilsin namert,

    Karanlık kıyılardan gelen, korkunç ve gaddar kuzgun.

    Söyle nedir, cehennemi gecenin kıyılarındaki saygın ismin�

    Dedi kuzgun �Hiçbir zaman�



    Şaştım bu hantal kuşun konuşmasına böyle açık,

    Pek anlamlı, pek ilgili olmasa da söylediği;

    Çünkü hiçbir şanslı insan yoktur, ki biliriz hepimiz

    Oda kapısının üzerine tünemiş bir kuşla karşılaşsın

    Kapının üstündeki büste tünemiş bir kuş ya da canavar,

    Adı �Hiçbir zaman� olsun



    Tek bir söz söyledi o dingin büstteki kuzgun

    Taştı sanki bütün ruhu o tek kelimeden

    Ne bir söz ekledi, ne bir tüyü kımıldadı

    Acıyla mırıldandım: �Diğerleri uçup gittiler,

    Sabah o da terkedecek beni, umutlarım gibi�

    Dedi kuş �Hiçbir zaman�


    İrkildim tam yerinde söylenen bu sözle,

    �Şüphesiz� dedim �bu söz, tek sermayesi,

    Üzgün bir sahipten miras, zalim belaların

    Şarkıları tek bir nakarata düşünceye dek kovaladığı

    Umutsuz ve hüzünlü bir ağıt gibi tekrarlanan

    �Asla---hiçbir zaman�



    Kuzgun beni hala cezbedip gülümsetirken,

    Yöneldim koltuğa, kapının, büstün ve kuşun önündeki

    Gömülürken koltuğuma, düşünüyordum

    Eski zamanlardan kalma bu uğursuz kuşun

    Bu gaddar, hantal, korkunç, ve kasvetli kuşun

    Neydi kastettiği, derken �Hiçbir zaman�



    Tahmin yürütmeye koyuldum, tek ses etmeden

    Ateşli gözleriyle sinemi dağlayan kuşa

    Devam ettim düşünmeye, uzatıp başımı

    Lambanın aydınlattığı kadife yastığın üzerine

    Lambanın gözlerini diktiği kadife ve mor yastık ki

    Ah, �hiçbir zaman� yaslanamayacak o!



    Sonra görünmez bir tütsünün kokusuyla ağırlaştı hava

    Yüce meleklerin ayak sesleri çınladı tüylü zeminde.

    �Ey Sefil� diye haykırdım �Bir ferahlık verdi sana Tanrın�

    Lenore�un hatıralarından kurtulasın diye bir ilaç,

    İç bu iksiri kana kana ve sil Lenore�u aklından

    Dedi kuzgun �Hiçbir zaman�



    �Kahin� dedim �şeytani birşey! --kahin yine de, kuş ya da iblis�

    Kışkırtıcı mıydı yoksa bir fırtına mı seni bu sahile atan

    Kimsesiz ama gözüpek � bu afsunlu çöl toprağında

    Bu perili evde�bana gerçeği söyle, yalvarıyorum

    Var mı � günahların ilacı? Söyle bana�söyle, yalvarıyorum

    Dedi kuzgun �Hiçbir zaman�


    �Kahin� dedim �şeytani birşey! --kahin yine de, kuş ya da iblis�

    Üstümüzde kıvrılan gökler ve yücelttiğimiz Tanrı adına

    Söyle bu hüzünlü ruh, uzaktaki cennette, sarılabilecek mi

    Meleklerin Lenore adını verdiği kutsal bir bakireye

    Meleklerin Lenore dediği o eşsiz, nurlu bakireye

    Dedi kuzgun �Hiçbir zaman�



    �Bu söz ayrılık imimiz olsun ey kuş, ya da iblis�

    �Dön artık fırtınaya, ve cehennemi kıyılara,

    Söylediğin yalana nişan tek tüy bırakma.

    Yalnızlığıma dokunma, terket o büstü,

    Çek gaganı kalbimden, çek suretini kapımdan�

    Dedi kuzgun �Hiçbir zaman�



    Uçmuyor kuzgun, oturuyor orada, hala orada

    Oda kapımın üzerindeki o süzgün büstte

    Rüya gören bir iblisin bakışı gözlerinde

    Gölgesi akıyor zemine yüksekteki lambadan

    Ve bu gölgeden, yerde uzanmış yatan,
    Yükselecek mi ruhum? � �hiçbir zaman�


    Orijinal Metin

    The Raven

    Once upon a midnight dreary, while I pondered, weak and weary,
    Over many a quaint and curious volume of forgotten lore--
    While I nodded, nearly napping, suddenly there came a tapping,
    As of some one gently rapping, rapping at my chamber door.
    "'Tis some visiter," I muttered, "tapping at my chamber door--
    Only this and nothing more."

    Ah, distinctly I remember it was in the bleak December,
    And each separate dying ember wrought its ghost upon the floor.
    Eagerly I wished the morrow;--vainly I had sought to borrow
    From my books surcease of sorrow--sorrow for the lost Lenore--
    For the rare and radiant maiden whom the angels name Lenore--
    Nameless here for evermore.

    And the silken sad uncertain rustling of each purple curtain
    Thrilled me--filled me with fantastic terrors never felt before;
    So that now, to still the beating of my heart, I stood repeating
    "'Tis some visiter entreating entrance at my chamber door--
    Some late visiter entreating entrance at my chamber door;
    This it is and nothing more."

    Presently my soul grew stronger; hesitating then no longer,
    "Sir," said I, "or Madam, truly your forgiveness I implore;
    But the fact is I was napping, and so gently you came rapping,
    And so faintly you came tapping, tapping at my chamber door,
    That I scarce was sure I heard you"--here I opened wide the door--
    Darkness there and nothing more.

    Deep into that darkness peering, long I stood there wondering, fearing,
    Doubting, dreaming dreams no mortals ever dared to dream before;
    But the silence was unbroken, and the stillness gave no token,
    And the only word there spoken was the whispered word, "Lenore?"
    This I whispered, and an echo murmured back the word, "Lenore!"--
    Merely this and nothing more.

    Back into the chamber turning, all my sour within me burning,
    Soon again I heard a tapping something louder than before.
    "Surely," said I, "surely that is something at my window lattice;
    Let me see, then, what thereat is and this mystery explore--
    Let my heart be still a moment and this mystery explore;--
    'Tis the wind and nothing more.

    Open here I flung the shutter, when, with many a flirt and flutter,
    In there stepped a stately Raven of the saintly days of yore.
    Not the least obeisance made he; not a minute stopped or stayed he,
    But, with mien of lord or lady, perched above my chamber door--
    Perched upon a bust of Pallas just above my chamber door--
    Perched, and sat, and nothing more.

    Then the ebony bird beguiling my sad fancy into smiling,
    By the grave and stern decorum of the countenance it wore,
    "Though thy crest be shorn and shaven, thou," I said, "art sure no craven,
    Ghastly grim and ancient Raven wandering from the Nightly shore--
    Tell me what thy lordly name is on the Night's Plutonian shore!"
    Quoth the Raven, "Nevermore."

    Much I marvelled this ungainly fowl to hear discourse so plainly,
    Though its answer little meaning--little relevancy bore;
    For we cannot help agreeing that no living human being
    Ever yet was blessed with seeing bird above his chamber door--
    Bird or beast upon the sculptured bust above his chamber door,
    With such name as "Nevermore."

    But the Raven, sitting lonely on that placid bust, spoke only
    That one word, as if its soul in that one word he did outpour
    Nothing farther then he uttered; not a feather then he fluttered--
    Till I scarcely more than muttered: "Other friends have flown before--
    On the morrow he will leave me, as my Hopes have flown before."
    Then the bird said "Nevermore."

    Startled at the stillness broken by reply so aptly spoken,
    "Doubtless," said I, "what it utters is its only stock and store,
    Caught from some unhappy master whom unmerciful Disaster
    Followed fast and followed faster till his songs one burden bore--
    Till the dirges of his Hope that melancholy burden bore
    Of 'Never--nevermore.'"

    But the Raven still beguiling all my sad soul into smiling,
    Straight I wheeled a cushioned seat in front of bird and bust and door;
    Then, upon the velvet sinking, I betook myself to linking
    Fancy unto fancy, thinking what this ominous bird of yore--
    What this grim, ungainly, ghastly, gaunt, and ominous bird of yore
    Meant in croaking "Nevermore."

    This I sat engaged in guessing, but no syllable expressing
    To the fowl whose fiery eyes now burned into my bosom's core;
    This and more I sat divining, with my head at ease reclining
    On the cushion's velvet lining that the lamp-light gloated o'er,
    But whose velvet violet lining with the lamp-light gloating o'er
    She shall press, ah, nevermore!

    Then, methought, the air grew denser, perfumed from an unseen censer
    Swung by Seraphim whose foot-falls tinkled on the tufted floor.
    "Wretch," I cried, "thy God hath lent thee--by these angels he hath sent thee
    Respite--respite and nepenthe from thy memories of Lenore!
    Quaff, oh quaff this kind nepenthe and forget this lost Lenore!"
    Quoth the Raven, "Nevermore."

    "Prophet!" said I, "thing of evil!--prophet still, if bird or devil!--
    Whether Tempter sent, or whether tempest tossed thee here ashore,
    Desolate, yet all undaunted, on this desert land enchanted--
    On this home by Horror haunted--tell me truly, I implore--
    Is there--is there balm in Gilead?--tell me--tell me, I implore!"
    Quoth the Raven, "Nevermore."

    "Prophet!" said I, "thing of evil!--prophet still, if bird or devil!
    By that Heaven that bends above us--by that God we both adore--
    Tell this soul with sorrow laden if, within the distant Aidenn,
    It shall clasp a sainted maiden whom the angels name Lenore--
    Clasp a rare and radiant maiden whom the angels name Lenore."
    Quoth the Raven, "Nevermore."

    "Be that our sign of parting, bird or fiend!" I shrieked, upstarting--
    "Get thee back into the tempest and the Night's Plutonian shore!
    Leave no black plume as a token of that lie thy soul has spoken!
    Leave my loneliness unbroken!--quit the bust above my door!
    Take thy beak from out my heart, and take thy form from off my door!"
    Quoth the Raven, "Nevermore."

    And the Raven, never flitting, still is sitting, still is sitting
    On the pallid bust of Pallas just above my chamber door;
    And his eyes have all the seeming of a demon's that is dreaming
    And the lamp-light o'er him streaming throws his shadows on the floor;
    And my soul from out that shadow that lies floating on the floor
    Shall be lifted--nevermore!


  3. #3
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    69
    Mesajlar
    372

    Standart Ynt: Rüya İçinde Rüya Edgar Allan Poe

    Annabel Lee


    Seneler,seneler evveldi;
    Bir deniz ülkesinde
    Yaşayan bir kız vardı,bileceksiniz
    İsmi Annabel Lee;
    Hiçbir şey düşünmezdi sevilmekten
    Sevmekden başka beni.

    O çocuk ben çocuk,memleketimiz
    O deniz ülkesiydi,
    Sevdalı değil karasevdalıydık
    Ben ve Annabel Lee;
    Göklerde uçan melekler bile
    Kıskanırdı bizi.

    Bir gün işte bu yüzden göze geldi,
    O deniz ülkesinde,
    Üşüdü rüzgarından bir bulutun
    Güzelim Annabel Lee;
    Götürdüler el üstünde
    Koyup gittiler beni,
    Mezarı ordadır şimdi,
    O deniz ülkesinde.

    Biz daha bahtiyardık meleklerden
    Onlar kıskandı bizi,
    Evet!bu yüzden (şahidimdir herkes
    Ve o deniz ülkesi)
    Bir gece bulutun rüzgarından
    Üşüdü gitti Annabel Lee.

    Sevdadan yana ,kim olursa olsun,
    Yaşça başca ileri
    Geçemezlerdi bizi;
    Ne yedi kat gökdeki melekler,
    Ne deniz dibi cinleri,
    Hiçbiri ayıramaz beni senden
    Güzelim Annabel Lee.

    Ay gelip ışır hayalin eşirir
    Güzelim Annabel Lee;
    Bu yıldızlar gözlerin gibi parlar
    Güzelim Annabel Lee;
    Orda gecelerim,uzanır beklerim
    Sevgilim,sevgilim,hayatım,gelinim
    O azgın sahildeki,
    Yattığın yerde seni .

    (Çev.:Melih Cevdet Anday)


  4. #4
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    69
    Mesajlar
    372

    Standart Ynt: Rüya İçinde Rüya Edgar Allan Poe

    Düş Ülkesi



    Kötülük meleklerini konuk eden

    Karanlık ve ıpıssız bir yoldan

    Kara tahtından, GECE adlı Hayalin

    Yönettiği bu topraklara yeni geldim

    Dünyanın öteki ucundan geldim

    Karanlık bir ülkesinden kuzeyin

    -Uzamın, Zamanın dışında görkemle

    Uzanan yabanıl ve gizemli bir ülke-



    Dipsiz vadiler ve engin denizler,

    Uçurumlar, Titan ormanları, inler

    Ve o ormanlarda, çiyin altında

    Ne olduğu bilinmeyen nice şey daha

    Her an yıkılacakmış gibi dağlar

    Kıyısız denizlere doğru yatmışlar

    Denizde dalga yerinde duramıyor

    Ateşten göğe yükselmek istiyor

    Taşıyor hep, taşıyor gölün suları

    Gölün sessiz suları -sessiz ve ölü

    Gölün durgun suları -durgun, üşümüş

    Üzerine zambakların karı düşmüş



    Böylece taşar hep gölün suları

    Gölün sessiz suları, ölü suları

    Gölün üzgün suları, üzgün, üşümüş

    Çünkü zambakların karları düşmüş

    Böylece ırmağın yanında dağlar

    Uğuldar, sabah akşam uğuldar

    Kurbağalar, semenderlerle dolu

    Bataklıklar ve griye çalan koru

    Cinlerin perilerin yaşadığı

    Kasvetli gölcükler, su yatakları

    Her noktası ayrı ayrı kötü olan

    Her köşesinden hüzünler saçan

    Burada, dehşet içinde yolcular



    Geçmişin anılarıyla karşılaşırlar

    Kefenler içinde ürkek gölgeler

    İç çekerek yanınızdan geçerler

    Eski dostlardır bunlar, yeryüzüne

    Acı çekmeye gönderilen -ve göğe



    Huzurlu, rahat bir yerdir burası

    Herşeyden büyükse kişinin acısı

    Gölgede yürüyen ruhlar için

    Eldorado'dur, ah neden olmasın?

    Fakat buradan gelip geçenler

    Ona dikkatle bakmayabilirler

    O da sırlarını açmaz böylece

    Bakmayı bilmeyen kapalı göze

    Böyle buyurmuştur kralın yasası

    Yasaktır kapalı gözleri açması

    Kederli ruhlar görür yalnızca

    Karanlık camların ardından o da.



    Kötülük meleklerini konuk eden

    Karanlık ve ıpıssız bir yoldan

    Kara tahtından, GECE adlı hayalin

    Yönettiği topraklardan evime geldim

    Dünyanın öteki ucundan geldim

    Bu karanlık ülkesinden kuzeyin





  5. #5
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    69
    Mesajlar
    372

    Standart Ynt: Rüya İçinde Rüya Edgar Allan Poe

    Şarkı



    Gelin olduğun gün gördüm seni

    Yüzünde alevden bir pembe

    Oysa mutluluk sarmıştı çevreni,

    Bütün dünya bütün aşklar önünde



    Ve gözlerindeki yakıcı ışık

    (Artık o şey her ne idiyse)

    Sancılı gözlerimin güzellik adına

    Görebileceği herşeydi yeryüzünde



    O pembelik belki kızlık utancındı

    Yani geçip gidebilir zamanla

    Ama coşkulu bir ateş yarattı

    Yazık! evlendiğin adamın bağrında



    Gelin olduğun gün kim gördü seni

    Yüzüne inerken o derin pembe

    Oysa mutluluk sarmıştı çevreni,

    Bütün dünya bütün aşklar önünde


Benzer Konular

  1. Edgar Allan Poe Şiirleri
    Konu Sahibi yaziklar_olsun Forum E
    Cevap: 25
    Son Mesaj : 28.Aralık.2010, 07:21
  2. Cevap: 0
    Son Mesaj : 29.Temmuz.2009, 11:56
  3. RÜYA TABİRLERİ -C-
    Konu Sahibi sinanakin1996 Forum Rüya Tabirleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 15.Şubat.2009, 10:02
  4. RÜYA TABİRLERİ - B -
    Konu Sahibi sinanakin1996 Forum Rüya Tabirleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 15.Şubat.2009, 10:00

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
müslüman sohbet, islami forum sohbet oyun