Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 16 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
dqw
  1. #1
    Araf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Nereden
    Kalü Bela
    Mesajlar
    1.228

    Standart Bahattin Karakoç Şiirleri

    Bahattin Karakoç Şiirleri

    **Gün Batarken Uyanan Mavi Balık
    toprağa kapanmışsın pençelerinle
    yolduğun damarlardan kan fışkırıyor
    akşam tâdadının ötesi buzul
    yitiğini arıyorsun körelen gözlerinle
    ne görünürde bir yayla var ne de avul
    acı bir hava çalıyor yüreğindeki davul
    rüzgâr tutunduğun her dalı kırıyor
    toprak dazdır,toprak kepir,toprak bor
    çipil gözlü bir balıkçıl yüzüne haykırıyor
    ihaneti yaşamak öylesine zor

    adâlet de,asâlet de seninle kaim
    ayağında kırık yoksa ödünç ata binme
    rol gereği ne sert görün ne de mülayim
    özgül ağırlıksız alkışlara hiç sevinme
    sözü nerden aldın ise götür o adrese bırak
    kurtul kurtlu kabuklardan sen sen ol artık
    beline sardığın emanet kuşağa
    diline yüklediğin ağır yüke bak
    hiç yama tutar mı böyle bir yırtık
    emaneti taşımak öylesine zor

    sûr-ı israfil’e kadar ay da,güneş de civan
    her ömür bir kitaptır okunur ve biter
    büyük yangınları işâret eder her duman
    aşk olmasa bülbül ne diye öter
    yerler gökler hercümerç olduğu zaman
    güneşin gölgelerin kaybolduğu zaman
    ister üryan dolaş,ister hil’at kuşan
    magmaların pür hiddet akıştığı an
    dilsiz ve binitsiz kalacak kitab-ı kader
    kıyameti yaşamak öylesine zor

    ibretler aynasıdır rüyâ dediğin
    bir döner kuledir dünya dediğin
    kapısı her zaman mezarlığa bakar
    azrail sık sık görmeye gelir
    hep ufuk ötelerinde gezinir hızır
    ben eşyanın albenisine kapattım hislerimi
    kızılçam kozalaklarını yakar gibi
    uçurumun kıyısında yaktım kendimi
    kül oldum,rüzgârlara bıraktım kendimi
    muhabbeti ateşlemek öylesine zor


    Bahattin Karakoç
    Kendi uydurduğun bir yalanı söylemek, başka bir ağızdan işitilip tekrarlanmış bir gerçeği söylemekten hemen hemen daha iyidir. Birinci ihtimalde sen bir insansın. İkincisindeyse, bir papağandan hiç farkın yoktur. Sen Kimsin?İnsan mı? Papağan mı?

  2. #2
    Araf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Nereden
    Kalü Bela
    Mesajlar
    1.228

    Standart Bahattin Karakoç Şiirleri

    *İnsanlık Türküsü

    - Yurt bahçemizde en güzel çiçekleri yetiştiren, gerçek bahçıvan Saygıdeğer Öğretmenlerimize selâm ve sevgi ile...

    Işığım gül aydınlığı, ya da çiğdem,
    Ben toprağı yeni yaran bir kardelenim.
    Diyelim bir yerde zaman aksadı,
    Araya sen girersin öğretmenim…

    Nereye bak dersen, oraya bakarım ben,
    Işık sularında akçakavak misâli uzayıp giden benim.
    Diyelim bir yerde hızım kesildi,
    Yetişir elimden sen tutarsın öğretmenim…

    “Tahtaya kalk! ” dersin, hemen kalkarım;
    “Anlat! ” dersin, ben anlatır giderim.
    Nerede yanılsam yağmurun keser yolumu,
    Yanlışımı hep sen düzeltirsin öğretmenim…

    Düşüp bir kuşun, bir kelebeğin peşine,
    Uzaklara, çook uzaklara gittiğim olur benim.
    Ne zaman başımı sert bir yere çarpsam,
    İlk üzülen sen olursun öğretmenim…

    Gökyüzü karatahta, yıldızlar harf ve rakam;
    Parmaklarını tebeşir yapıp yazan benim.
    Elimin yetişemediği yerlere,
    Beni sen yükseltirsin öğretmenim…

    Alfabeye başladığım günden beri,
    Durmadan ağaç, kuş, çiçek resimleri çizerim.
    Hangi işi başarsam yüz akıyla ben,
    Sevinen sen olursun öğretmenim…

    Vatanı, milleti, bayrağı sevmeyi,
    Daha çiğdem hâlindeyken senden öğrendim.
    Ne zaman bir yerim kesilip kanamışsa,
    Yüreğinle sarıverdin öğretmenim…

    Barışın, kardeşliğin kutsal güzelliğini
    Ve sevginin bir ibadet olduğunu tekrarlamasan da bilirim.
    Benim haritamı sen çizdin, sen şekil verdin bana;
    Ben, senin eserinim öğretmenim…

    Ben, kendi uygarlığımın en geniş tarlasında
    Yarınlara gülümseyen, daha bir gök ekinim.
    Dost bulutları sağıyorsun üstüme,
    Benim yüreğim kabarıyor öğretmenim.

    Gün ışır, ben ışırım doruk doruk;
    Sarmaşıklar gibi çoğalıp giden benim.
    Senin sesin ufuklarda yankılanır durur,
    Ben, senin eserinim öğretmenim…

    Bahaeddin KARAKOÇ (Bir Çift Beyaz Kartal)


    Bahattin Karakoç
    Kendi uydurduğun bir yalanı söylemek, başka bir ağızdan işitilip tekrarlanmış bir gerçeği söylemekten hemen hemen daha iyidir. Birinci ihtimalde sen bir insansın. İkincisindeyse, bir papağandan hiç farkın yoktur. Sen Kimsin?İnsan mı? Papağan mı?

  3. #3
    Araf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Nereden
    Kalü Bela
    Mesajlar
    1.228

    Standart Bahattin Karakoç Şiirleri

    Akşam Olur

    Akşam olur mesafeler daralır
    Yollar kilitlenir, sesler aydınlık
    Bir rüzgâr eser ki türküyle ıslık
    Dağlar geçit vermez yolcuya
    Burası Anadolu'dur
    Mektup yaz
    Gün doğar, gün batar balam
    Sen uzaksın
    Sen uzaksın, gönül ister
    Ağlar da avutulmaz

    Akşam olur dağlar göbeğime oturur,
    İp boğazıma... sesim çıkmaz
    Karanlıklar katleder kanım akmaz
    Derim, şimdi biri kapımı vurur
    Vurmaz
    Burası Anadolu'dur
    Sen uzaksın
    Sen uzaksın, gönül ister
    Ağlar da avutulmaz

    Yıldızlar kınalı keklikler gibi suya iner
    Korkarım ürkütmekten
    Zayıfım, gidecek yeri bilmem
    Saçların, gözlerin davet eder
    Durulmaz
    Burası Anadolu'dur
    Zaman yorulur gönül yorulmaz
    Ama sen
    Sen uzaksın
    Sen uzaksın balam, gönül özler
    Beklerim, beklerim sabah olmaz.


    Bahattin Karakoç
    Kendi uydurduğun bir yalanı söylemek, başka bir ağızdan işitilip tekrarlanmış bir gerçeği söylemekten hemen hemen daha iyidir. Birinci ihtimalde sen bir insansın. İkincisindeyse, bir papağandan hiç farkın yoktur. Sen Kimsin?İnsan mı? Papağan mı?

  4. #4
    Araf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Nereden
    Kalü Bela
    Mesajlar
    1.228

    Standart Bahattin Karakoç Şiirleri

    Aşk

    Andolsun bütün örtülere, andolsun bütün örtünenlere ki,
    Kar altında terleyerek uyanmaktır aşk.

    Yanmış iki cesedin kına gibi külleri arasından
    Fışkın sürerce dirilip yeniden yanmaktır aşk.

    Cümle ağaç kapıları, cümle demir kapıları aşıp,
    Bir gönül kapısına dayanmaktır aşk.

    Sevgilinin otağını gökkusağına boyayıp gece-gündüz,
    Hüznün safran sarısıyla boyanmaktır aşk.

    Yaratmaktır ya da sevgilinin toprağından yaratılmak,
    Her nefes alıp verişte yanmaktır aşk.

    İsmaili bir gönülle teslim olmaktır bıçağa,
    Birini kandırmak değil, bilerek kanmaktır aşk.

    Diline arılar konar, koynunda karıncalar gezer,
    Sevgilinin ölçeğiyle her zaman sınanmaktır aşk.

    İsrafil'in Sûr'unu ruhunda duymaktır aşk,
    Suyu suyla yumak gibi aşka inanmaktır aşk.


    Bahattin Karakoç
    Kendi uydurduğun bir yalanı söylemek, başka bir ağızdan işitilip tekrarlanmış bir gerçeği söylemekten hemen hemen daha iyidir. Birinci ihtimalde sen bir insansın. İkincisindeyse, bir papağandan hiç farkın yoktur. Sen Kimsin?İnsan mı? Papağan mı?

  5. #5
    Araf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Nereden
    Kalü Bela
    Mesajlar
    1.228

    Standart Bahattin Karakoç Şiirleri

    Ay Bu Gece Yarımdır

    Ay bu gece yarımdır, bu şiir öyle değil
    Bu şiir bildirimi taşıyan bir ebabil
    Ne kadar yalnız insan varsa bu yeryüzünde
    Her yerin tenhasında, bayırında, düzünde
    Hepsine açıyorum gönlümün kapısını
    Dostluk çok sesli müzik, unutulmaz bir tını.

    Ay bu gece yarımdır, bu şarkı öyle değil
    Her yalnızın adına uçurdum bir ebabil
    Ay yarım doğsa bile yarı aydınlık yeter
    Karanlık bahçede de ishak kuşları öter
    Bu gece dua edin, bu gece uyumayın
    Gelin ey garip dostlar, erime vakti ay'ın.

    Ay bu gece yarımdır, bu özlem öyle değil
    Vuslata ne kaldı ki, ne isterseniz sebil
    Doğudan ve batıdan, kuzeyden ve güneyden
    Gelin ki taşıversin yürek denen bu düden
    İsteyen soframızdan bal, kaymak, börek alsın
    İsteyen yüreğine bedel bir yürek alsın.

    Ay bu gece yarımdır, bu dua öyle değil
    Her can biraz Kabil'dir, her can biraz da Hâbil
    Öldürmenin sonu yok, yararlı erdemi de
    Kader ortaklarıyız dünya denen gemide
    Çiçekleri ezmeden, çocukları üzmeden
    Bana taş yağdırana yüreğimi açtım ben.

    Bağışlar ve seversek ay da imrenir, büyür
    Acıları bölüşmek yârin saçlarınca gür…

    Bahaeddin KARAKOÇ (Sürgün Vezirin Aşk Neşideleri – Dolunay Yay. 2004 / ANKARA)


    Bahattin Karakoç
    Kendi uydurduğun bir yalanı söylemek, başka bir ağızdan işitilip tekrarlanmış bir gerçeği söylemekten hemen hemen daha iyidir. Birinci ihtimalde sen bir insansın. İkincisindeyse, bir papağandan hiç farkın yoktur. Sen Kimsin?İnsan mı? Papağan mı?

  6. #6
    Araf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Nereden
    Kalü Bela
    Mesajlar
    1.228

    Standart Bahattin Karakoç Şiirleri

    Bir Çift Beyaz Kartal
    *
    Hangi yayla yeşil, nerde keklik çok
    Gel seninle orda olalım çocuk.
    Kayalar, kayalar. . sırt sırta vermiş;
    Kimi yeni mürit, kimisi ermiş.
    Otlar dalgalansın biz yürüdükçe
    Sular düze insin kar eridikçe,
    Gün burnunda bana mavi mavi gül;
    Ağız-burun lale, kaş ve göz sümbül.
    Doruklardan doruklara sekelim,
    Bir elim göklerde, sende bir elim;
    İkimizin yüreciği bir atsın,
    Bizi gören bin katarak anlatsın,
    *
    Hangi yayla karlı, nerde çiçek çok
    Gel seninle orda olalım çocuk.
    Bulutlar, bulutlar iç-içe girmiş
    Bulutlar ki göğe perdeler germiş;
    Çiğdem devşirelim, çiçek biçelim
    Susayınca hep ezgiler içelim
    Batmasın eline bir gül dikeni
    Sen hep beni kolla, bense hep seni
    Çıkıp yükseklerden taş bırakalım,
    Kopan sese, kalkan toza bakalım,
    Tavşanlar ürkerken bu gürültüden
    Kaçan tavşanlara ıslıklar çal sen.
    *
    Hangi yayla yüce, nerde kavga yok
    Gel seninle orda olalım çocuk;
    İster Maraş olsun, İster Erzincan,
    Sonsuzluk düşüne set değil mekan,
    Başın omuzumda, omuzum gökte
    Ölüm bir ak çiçek bu özgürlükte,
    Yaşamaksa bir ışık cümbüşüdür,
    Çağıl çağıl akan sevgi düşüdür.
    Hani gökyüzünün toy vakti olur,
    Kaynaşırlar yıldızlar bulgur, bulgur;
    En uzak nereyse ora gidelim,
    Bulutları yara yara gidelim.
    *
    Hangi yayla serin, nerde bühtan yok,
    Gel seninle orda uçalım çocuk.
    Meşeler, ardıçlar, çamlar yan yana
    Biz kanat çırpınca dursun divana.
    Bir çift beyaz kartal, hey bu da nesi?
    Diyerek şaşırsın çobanın hepsi;
    İlk kez görüyoruz desin görenler,
    Bütün oymaklarda dolaşsın haber.
    Keşiş dağlarından görünsün İstanbul,
    Bütün dağ gölleri ışırken pul pul.
    Güzel dost, ey hüzne aşina yürek,
    Gel gidelim keklik gibi sekerek.
    *
    Bahaeddin Karakoç
    Kendi uydurduğun bir yalanı söylemek, başka bir ağızdan işitilip tekrarlanmış bir gerçeği söylemekten hemen hemen daha iyidir. Birinci ihtimalde sen bir insansın. İkincisindeyse, bir papağandan hiç farkın yoktur. Sen Kimsin?İnsan mı? Papağan mı?

  7. #7
    Araf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Nereden
    Kalü Bela
    Mesajlar
    1.228

    Standart Bahattin Karakoç Şiirleri

    Bekleyiş

    Nerdesin tedirginliğimi öpen güzel,
    Bağbozumu sal-sal üzümler tepen güzel?

    Sen gelirsin diye yürek sürdüm fırına,
    Çam çanağa bengi-bengi özedim kına...

    Sürmeli keçiden süt sağdım iki güğüm
    Hasretinle hayâlinle oldum kördüğüm.

    Bir cevizden bir cevize salıncak kurdum
    Ve her yöne, çift haberci kuşlar uçurdum,

    Kuyuda soğuttum taze nar şurubunu
    Kanımla, sevgimle kardım çöreklik unu,

    Sana sunacağım çiçekler hepten taze
    Şiirler-ezgiler kanat vurur öze...

    Can-evimi ne döşedim, eh bir göresin
    Gel ki yaprak döken dallar tekrar göversin.

    Aşk yoksa dünyamızda, bu dünya da yalan
    Ben anamdan âşık doğdum, yüreğim talan.

    Doğduğum gibi ölmektir arzum emelim
    Ki beş vakit Allah'a açıktır ellerim.

    Küfür bir bayraktır inkâr sitelerinde
    Bizim sınırlarımızın ötelerinde...

    Hep akılla dostuz, ak-yürekle dostuz biz
    Kin tutmaz, kirlenmez, nurdur bizim içimiz.

    Seni bekliyorum gönlümün merkezinde,
    Her gün daha inançlı, aydınlık ve zinde

    Gel artık bütünleş, ey can, ey yarım elma
    Vadide kurtlar geziyor, sakın geç kalma! ..

    Bahaeddin KARAKOÇ (Kar Sesi –Ocak Yay. 1983 / ANKARA)


    Bahattin Karakoç
    Kendi uydurduğun bir yalanı söylemek, başka bir ağızdan işitilip tekrarlanmış bir gerçeği söylemekten hemen hemen daha iyidir. Birinci ihtimalde sen bir insansın. İkincisindeyse, bir papağandan hiç farkın yoktur. Sen Kimsin?İnsan mı? Papağan mı?

  8. #8
    Araf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Nereden
    Kalü Bela
    Mesajlar
    1.228

    Standart Bahattin Karakoç Şiirleri

    Azıksız Çıkma Yola

    Bir nehir geçeceksen, önce soyunmalısın,
    Bir dağı çıkacaksan, soluklu olmalısın.
    Madem ki niyetlisin, seferin kutlu ola!
    Caydırmayı düşünmem, ama derim ki sana:
    Azıksız çıkma yola! ...

    Seferin savaşaysa sağlam kuşanmalısın
    Zaman öyle bir at ki ihmâle vermez mola!
    Erkenden daha erken uyan ki kazanasın
    Mahmur “biraz daha”lar düğümü çok tuzaktır
    Azıksız çıkma yola! ...

    Pınarın gözü ise aradığın, sendedir.
    Üzengiye sağlam bas, dizgini ele dola!
    Güz bahçelerinde gazel toplama, çiçek topla,
    Boşa vakit öldürme, yarına kefilin yok
    Azıksız çıkma yola! ...

    Vuslatsa istediğin, in insanın içine
    Ve çarşılarda dolaş Azrail’le kol-kola!
    Mezarlığa git düşün, düğünlere git ağla
    Kanadın sızlasa da Uhud kadar ağır ol
    Azıksız çıkma yola! ...

    Öyle bir abdest al ki, su bile sarhoş olsun
    Sen yaprak ve çiçek ol, gördüğün kuru dala
    Hep gönül şehri onar, kâinata sevgi sun
    Her ham söze sağır ol
    Azıksız çıkma yola! ...

    Nereye gidersen git, heybene gönül doldur
    Bir kovan parçalama bir parmak acı bal’a!
    Yontuldukça yer kapla ve her zaman güzel kal,
    Temiz ol, fazlanı at, eksiğini tamamla
    Azıksız çıkma yola! ...

    Bahaeddin KARAKOÇ (Ay Şafağı Çok Çiçek –Beyan Yay. İstanbul / 1998)


    Bahattin Karakoç
    Kendi uydurduğun bir yalanı söylemek, başka bir ağızdan işitilip tekrarlanmış bir gerçeği söylemekten hemen hemen daha iyidir. Birinci ihtimalde sen bir insansın. İkincisindeyse, bir papağandan hiç farkın yoktur. Sen Kimsin?İnsan mı? Papağan mı?

  9. #9
    Araf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Nereden
    Kalü Bela
    Mesajlar
    1.228

    Standart Bahattin Karakoç Şiirleri

    Elvedâ

    Ay marallar,marallar!
    Bu nasıl yerçekimi?
    Ay’a uzanmış dallar,
    Yerin gözü havada…

    Ay marallar,marallar!
    Bu nasıl gökçekimi?
    Kökler toprağı yarar,
    Daüssıla ayvada.

    Ay marallar,marallar!
    Bu nasıl kan çekimi?
    Herkes bir silâh arar,
    Barış olmaz dünyada.

    Ay marallar,marallar!
    Bu nasıl aşk çekimi?
    Bütün aşklar bir firar,
    Gönül malihulyâda.

    Ay marallar,marallar!
    Nedir fiil çekimi?
    Yetsin bunca intizar,
    Korkulara elvedâ…


    Bahattin Karakoç
    Kendi uydurduğun bir yalanı söylemek, başka bir ağızdan işitilip tekrarlanmış bir gerçeği söylemekten hemen hemen daha iyidir. Birinci ihtimalde sen bir insansın. İkincisindeyse, bir papağandan hiç farkın yoktur. Sen Kimsin?İnsan mı? Papağan mı?

  10. #10
    Araf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Nereden
    Kalü Bela
    Mesajlar
    1.228

    Standart Bahattin Karakoç Şiirleri

    Gönlüme Ne Diyeceğim

    Ağyârın ağzından duydum yârin geleceğini
    Vakit geceydi, karanlıktı, yapış yapıştı
    Yârin ayaklarına taş değmesin diye gelirken
    Bütün uyku kuşlarını azad ettim
    Geceye ay oldum ben...

    Gül bahçelerinde demlenmiş meltemleri çağırdım
    Gülsuyuyla yıkadım ufukları
    Gözcüler bıraktım kapılara
    Yük hangi yöne ağdırsa ağırlığıyla
    Öte yöne tay oldum ben...

    Gene bir müjdeyle kör kütük sarhoş oldum
    Gene her kadehteki şarap yârin adı
    İçtikçe çözüldüm, sabrım kalmadı
    Fırlamak üzere ok olan canım
    Hasretle gerilmiş bir yay oldum ben...

    Uzaktan geçip gidiyor kervân uzaktan
    Belki/ler eğiriyorum ince ince
    Birisi dese ki işte o geldi
    Ne kadar kızıl bakır gece varsa
    Hepsine o anda kalay olurdum ben...

    Nasıl gireceğim artık konuğu gelmeyen eve
    Helâl sofralar donatan gönlüme ne diyeceğim
    Yol kenarlarına dizilmiş ağaçlara
    Yalnızlığın hangi rengini giydireceğim?
    Kurban kimliğimle pay pay oldum ben...

    Diyelim ağyâr zevk için yalan söyledi
    Sanki yâr bilmiyor muydu beklediğimi?
    Kokusu vurup geçti, kendi gelmedi
    Gün doğacak, düğün gecemizse yaralı
    Yine ele güne rüsvay oldum ben...

    10.1.1988


    Bahattin Karakoç
    Kendi uydurduğun bir yalanı söylemek, başka bir ağızdan işitilip tekrarlanmış bir gerçeği söylemekten hemen hemen daha iyidir. Birinci ihtimalde sen bir insansın. İkincisindeyse, bir papağandan hiç farkın yoktur. Sen Kimsin?İnsan mı? Papağan mı?

Benzer Konular

  1. Sezai Karakoç Şiirleri
    Konu Sahibi gogeselam Forum S
    Cevap: 20
    Son Mesaj : 10.Ağustos.2013, 21:18
  2. Abdurrahim Karakoç şiirleri
    Konu Sahibi Afrikali Forum A
    Cevap: 25
    Son Mesaj : 25.Haziran.2012, 21:39
  3. Abdurrahim Karakoç
    Konu Sahibi aysemelek Forum A-B-C-D
    Cevap: 16
    Son Mesaj : 21.Ağustos.2010, 21:05
  4. Sezai karakoç > şiirleri
    Konu Sahibi Farazi Forum Şiir Köşesi
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 12.Şubat.2009, 13:06

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
müslüman sohbet, islami forum sohbet oyun