"Vatan" dedim, toprağına sarıldım,
"Gülüm" dedim yaprağına sarıldım.
Bir zamanlar üç kıtadan soruldum,
Seni, beni dünya bilir Türkiyem.
Bir işmar et, cihan gelir Türkiyem.

Dört mevsim içinde ilk yazın başka,
Güneşin başka, yıldızın başka.
Vuslatın başkadır, iç sızın başka,
Seni seven gönül yanar Türkiyem,
Gül dalına bülbül konar Türkiyem.

Elli milyon Türk kara sevdalın,
Erzurumlun, Edirnelin, Konyalın.
Aynı aşkla yanar koca Türkeli'n.
Bas bağrına koç yiğidi Türkiyem.
Dünya köle, Türk Beğ idi Türkiyem.

Zeybekler diyarı Aydın ovası,
İzmir'in efeleri, mertler yuvası.
Davullar, zurnalar dağıtır yası.
Kahramandır her gördüğün Türkiyem,
Elli milyonla öğün Türkiyem.

Toroslar, denize çekilmiş kale;
Erciyes benziyor bükülmez bele,
Daha gerisi var; Sayayım hele:
Nemrut, Ağrı, Bingöl misal Türkiyem.
Senden gayri cennet, masal Türkiyem.

Samsun'unda reçeteni yazdırdın;
Afyon'unda ilacını düzdürdün,
Sakarya'da yüz bin düşman yüzdürdün,
Yol açıldı Akdeniz'e Türkiyem.
Gül serpildi Akdeniz'e Türkiyem.

Suların var: billur gibi, buz gibi,
Çınarların, işve gibi, naz gibi,
............................
Sevda, işte buna denir Türkiyem,
Güzel ancak, sana denir Türkiyem.

Irmağında şahlanışım var benim,
Denizinde kükreyişim var benim,
Dağlarında bekleyişim var benim,
Sen bendesin, ben sendeyim Türkiyem
Yalın kılıç meydandayım Türkiyem.

Bursa'da kumaşım, ipim, ipeğim...
Isparta'da halım, gülüm, gülyağım...
Turhal'da şekerim, balım, kaymağım.
Yine coştum; bir hoş oldum Türkiyem...
Bak, içmeden sarhoş oldum Türkiyem...