Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 15 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
Like Tree22Likes
dqw
  1. #1
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Leyla'nın ölüm haberi

    LEYLA'NIN ÖLÜM HABERİ



    Yolunu yitirmiş Mecnun, çöllerde Leyla diye diye dolanıp dururken biri ona,

    - A deli, Leyla öldü, deyiverdi.

    - Çok şükür Allah'a, diye şükretti Mecnun.

    Kara haberi veren adam şaşırdı:

    - A dini imanı darmadağın olmuş zavallı! Hem onun için yanıyorsun, hem de böyle diyorsun, ayıp sana!

    Mecnun'un cevabı pek hazindi:

    - O ay yüzlüden, her an iyiliğini isteyip dururken ben bir şey elde edemedim, kötülüğünü isteyen de bir şey elde edemesin bari. Çünkü bir gün aya sordular "En çok neyi seversin?" diye. "Güneşin tutulup ebediyen perde arkasında kalmasını severim." cevabını verdi ay ve sonra ilave etti: "Değil mi ki onu kendi gözümden bile kıskanıyorum!"


    alıntı
    Son Yaprak and Vesaire_ like this.



    Bu da geçer, Ya Hû!

  2. #2
    Unutulmaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Eylül.2010
    Mesajlar
    4.907

    Standart Cevap: Leyla'nın ölüm haberi

    Leyla'nın Kepçesi

    Yakinlarindan biri vefat eden Leyla, kirkinci gün hayir yapmaya karar verir. Kuzular kesilir, yemekler yapilir.
    Eş dost, akraba, tanidik, herkes gibi yoldan geçenler dahi davet edilir. Ancak Leyla'yi görebilmek için uzaktan izleyen Mecnun'u davet etmezler.

    ... Mecnun davete aldirmadan yemek almak için elinde tabak, yemek kuyruguna girer....

    Yemegi de elinde büyük bir kepçeyle kazanin basinda Leyla dagitmaktadir.

    Sira Mecnun'a gelir. Leyla bakar ki bu Mecnun!

    Yemek verecegine Mecnun'un kafasina tahta kepçeyle vurur ve siradan atar.

    Mecnun bu ya.. Tekrar siranin en sonuna girer.

    Leyla, kazana kepçeyi daldirirken bir de bakar ki Mecnun gene gelmis. Kepçeyi kafasina geçirir, siradan bir daha atar.

    Mecnun uslanmaz. Bir daha kuyruga girer. O anda önündeki adam der ki:

    -“Yahu! Ne biçim adamsin!

    Leyla iki kez kafana kepçeyle vurarak seni siradan atti. Sana yemek vermeyecek, anlamiyor musun?”

    Bunun üzerine Mecnun da su beyiti söyler:

    -“ Olmasaydi bana onun da meyli

    Kepçeyi kafama vurmazdi Leyli…” der.
    Son Yaprak and Vesaire_ like this.



    Susmak zamanı şimdi..

    Yağmur olup toprağa karışmak..
    "Sessizlik en güzel sestir duyabilen için"
    Biraz da sessizliğim konuşsun...
    Harfsiz bir dil bulalım içimizde...
    "Sadece ikimizin anladığı bir hüzün olsun içinde"...


  3. #3
    Unutulmaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Eylül.2010
    Mesajlar
    4.907

    Standart Cevap: Leyla'nın ölüm haberi

    YİNE LEYLA!...





    Evvel zamanların birinde, iki mecnun varmış.
    İkisi de deli divane dolaşırmış çöllerde...
    Fakat; bu iş biraz tuhaf gelmiş ahaliye.
    Leylâ bir taneyse, Mecnun neden iki olsun...
    Muhakkak bir tanesinin Mecnunluğu sadece dilde!

    Zamanın kadısına müracat etmişler ve bu işi çözmesini istemişler...
    -Peki, demiş kadı, İki mecnunu da çağırın gelsin...
    Gelmişler. Önce bir tanesi girmiş huzura, durmuş Kadı efendinin karşısına...
    Kadı sormuş:
    -Sen mecnunsun öyle mi?
    -Öyle...
    -Peki,Leylâ için,hemen şimdi kolunu feda eder misin?
    Mecnun:
    -Tabi..demiş,ne demek,Leylâ’ya canım feda!
    “Tamam” demiş Kadı,”sen çık,öteki mecnun gelsin”...
    Gelmiş ikinci mecnun,durmuş huzura...
    Kadı sormuş ona da:
    -Sen mecnunsun öyle mi?
    -Öyle...
    -Hemen şimdi, feda eder misin kolunu Leylâ için?
    Mecnun sessiz... Yüzüne bi hüzün çökmüş...Gözlerine yaşlar birikmiş... Yutkunmuş... Ölecek gibi, yarım bir nefes almış sessizce... Uzun uzun bakmış koluna ve nihayet söylemiş:
    -“Kıymayın,Leylâmın koluna...”

    Bu sözün üzerine söylenecek söz var mı? Gözüyle bakamadığın, eliyle tutamadığın, diliyle konuşamadığın, damarlarında dolaşamadığın yâr mı?


    Son Yaprak and Vesaire_ like this.



    Susmak zamanı şimdi..

    Yağmur olup toprağa karışmak..
    "Sessizlik en güzel sestir duyabilen için"
    Biraz da sessizliğim konuşsun...
    Harfsiz bir dil bulalım içimizde...
    "Sadece ikimizin anladığı bir hüzün olsun içinde"...


  4. #4
    Unutulmaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Eylül.2010
    Mesajlar
    4.907

    Standart Cevap: Leyla'nın ölüm haberi




    Hüzün tufanında el..Leyl…
    Lâle leylde, Leylde Leyla ile…

    Alim olanın hüznü; Leyla’dan sonra…
    Hangi depremde kaybolmuş,Lâl olmuş lâle,
    Siyaha döneli leylde…

    Leyla,leyl,Lâle…
    İlk siyah ile belirir sesin,
    Seher ile yeşerip, ruhumda büyüyensin..
    İlmin şehrine dek, bu sevda sürecek..
    Nefesin yetti yüreğime, sitemlerin geldi geleli,

    İki hece düşer bana,
    Leyla,leyl,lâl(e)

    Son Yaprak and Vesaire_ like this.



    Susmak zamanı şimdi..

    Yağmur olup toprağa karışmak..
    "Sessizlik en güzel sestir duyabilen için"
    Biraz da sessizliğim konuşsun...
    Harfsiz bir dil bulalım içimizde...
    "Sadece ikimizin anladığı bir hüzün olsun içinde"...


  5. #5
    Unutulmaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Eylül.2010
    Mesajlar
    4.907

    Standart Cevap: Leyla'nın ölüm haberi




    Mecnundan evla mecnun oldu Leyla’da Mecnun
    Yok olurdu lena, lena’da olmasaydı nun
    Bildi dünya edna, Leyla ise misali kum
    Vardı ya Mevla, vardı Mevla’ya dünya da Leyla da onun
    Ateş olmasa erir miydi mum
    Aşk olmasa bilir miydi Mecnun
    Adını yazabilir miydi kalem onun…
    Son Yaprak and Vesaire_ like this.



    Susmak zamanı şimdi..

    Yağmur olup toprağa karışmak..
    "Sessizlik en güzel sestir duyabilen için"
    Biraz da sessizliğim konuşsun...
    Harfsiz bir dil bulalım içimizde...
    "Sadece ikimizin anladığı bir hüzün olsun içinde"...


  6. #6
    Unutulmaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Eylül.2010
    Mesajlar
    4.907

    Standart Cevap: Leyla'nın ölüm haberi




    Ben artık Rabbime döndüm sakın bana gülme Leyla
    Gerçek aşkı onda buldum, sakın bana kızma Leyla
    Bu sevdanın adı başka, güzelliği tadı başka
    Canlar feda böyle aşka, bunu düşün, anla Leyla
    Artık çöller Rabbim için, gözde göller Rabbim için
    Seçkin sözler Rabbim için, beni anla, ağla Leyla
    Vesaire_ likes this.



    Susmak zamanı şimdi..

    Yağmur olup toprağa karışmak..
    "Sessizlik en güzel sestir duyabilen için"
    Biraz da sessizliğim konuşsun...
    Harfsiz bir dil bulalım içimizde...
    "Sadece ikimizin anladığı bir hüzün olsun içinde"...


  7. #7
    Unutulmaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Eylül.2010
    Mesajlar
    4.907

    Standart Cevap: Leyla'nın ölüm haberi




    Kalbi en çok meşgul eden şey o kalbin Leyla’sıdır
    Boşuna kurulma geçip karşıma,
    O hayal yüzünü süzemem Leyla,

    Sakın talip olma mezar taşıma,
    Adını yanıma yazamam Leyla

    Ben senin dünyana ait değilim,
    Bu bir gönül hali, bu bir eğilim,
    Ayağım sendeyse ötede elim,
    Bir gölge sütünde gezemem Leyla


    Bir aşığım ancak o sen değilsin,
    Nasıl bir faniye kalbim eğilsin,
    Mecnun olan gönül seni ne bilsin,
    Attığın düğümü çözemem Leyla


    Bir sahte cilveye, yakmam kendimi,
    Keskin bakışına kurdum bendimi,
    Senin hatırına ben efendimi,
    Ebedi yarimi üzemem Leyla


    Enseme çöksen de gözüm sılada,
    Ruhumun gıdası, gökteki balada,
    Söz verdim elestte, yevm-i belada,
    Dostumla ahdimi bozamam Leyla


    Bunca yol kat ettim, artık sapamam,
    Göbekten bağlıyım, Can’dan kopamam,
    Bir sönen yıldıza asla tapamam,
    ocuk bahçesinde azamam Leyla


    Beni meşgul edip kesme hızımı,
    Dermanın almıyor artan sızımı,
    Bu yüzden elime alıp sazımı,
    Ardına türküler düzemem Leyla


    Ne libas giydirin, ne inci takın,
    Kiralık konaktan çıkmam çok yakın,
    Bu bir heves değil, bekleme sakın,
    Hakiki mirastan bezemem Leyla


    Ey geçici rüya, ey ölümlü düş,
    Sende bir Baki’nin arkasına düş,
    Madem ki sonunda O’nadır dönüş,
    Kendi mezarımı kazamam Leyla…


    Sebahattin Tüzün
    Son Yaprak and Vesaire_ like this.



    Susmak zamanı şimdi..

    Yağmur olup toprağa karışmak..
    "Sessizlik en güzel sestir duyabilen için"
    Biraz da sessizliğim konuşsun...
    Harfsiz bir dil bulalım içimizde...
    "Sadece ikimizin anladığı bir hüzün olsun içinde"...


  8. #8
    Unutulmaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Eylül.2010
    Mesajlar
    4.907

    Standart Cevap: Leyla'nın ölüm haberi





    Leylâ…

    Gölgede kalmış aşkının kâtili mi, yoksa Mecnûn’a verilen bir hediye miydi?
    Bu hikâye, gören ve görmeyen kalplere göre şekil değiştirdi. Görenler için hikâye, Mecnûn Leylâ’yı tanıyamadığında anlam kazandı. Görmeyen kalpler içinse, hikâye, ayrılıkla sonlandı.
    Bilseydi yüzyıllarca anılacağını yine de salınır mıydı, adına “insan” denen âlemlerin yanında…
    Tebessüm eder miydi yine; sonsuzluğa özenen tartışmaların konusu olacağını söyleselerdi.

    Leylâ…
    Bilseydi yine de ister miydi “ölemeyen” Leylâ olmayı…
    Mecnûn’a dökülen gözyaşlarının, Leylâ’ya vurulan kamçılar olduğunu bilmeden çok şey aradık bu hikâyede…
    Kimi yalnızca aşkta takılı kaldı, kimi ise aşkı tanımladı. Aslında aklını kullananlar için nice gerçekler vardı bu hikâyede…
    Kâh tasavvuf meclislerine misafir oldu Leylâ ile Mecnun, kâh haberleri olmadan aşkları çalındı lâyık olmayanlarca…
    Ama hep Mecnûn acılarla yandı… Leylâ hep umursamaz sanıldı…

    Leylâ…
    Yalnızca Mecnûn olmuş Kays’ı değil, asırları sürükledi peşinden… Aşkın en büyük kraliçesi oldu istemeden…
    Acıyan yüreklerin sebebi kılındı ismi kullanılarak… Çünkü artık ağlayan her bir kalbin suçlusunun diğer adı da Leylâ idi..
    Peki Leylâ kimdi?

    Ruhu uykusundan uyandıran hislerin tek anahtarı neden bu isimde saklı idi?!
    Leyla, mâşuk olmaktan çok mu mutlu idi?
    O’nun aşkıyla yanan Kays’a “Mecnun” denildiğinden beri o da artık Leyla değildi.
    Bu ayrılık, aslında büyük bir vuslatı beraberinde getirdi. Ve birbirlerinin bedenlerini göremedikleri andan itibaren aslında onlar sonsuza kadar birlikte olmanın kitabını kâinâta hediye etmişlerdi.

    Mecnûn şanslı olduğunu hiç fark edememişti. Henüz Leylâ’sını dahî bulamayan, ancak Mecnûn olma yarışlarında sıraya giren çok insan yitip gitmişti. Bilseydi taklitlerinin çokluğunu, o da Leylâ’ya teşekkür ederdi.
    Gerçek bir Mecnûn olmak bu kadar asillerin işi miydi?
    Ve yeni bir keşif yapıldı kâinatta… Ruhun derinliği tartışıldı.
    Kalbinin, aslında kimin için attığını bulan Mecnûn, Leylâ’ya haksızlık mı etmişti; yoksa O’nu O’ndan daha çok sevdiğinden dolayı yine “iyiliği” için gerçekleri mi göstermişti çölde onu tanımayarak?
    Ya Leylâ… Mâşukluk rütbesinden düşünce neler hissetmişti?
    Yalnız olan yüreğini avuçlarına alıp sahibine teslim etmeliydi. Ve gerçek sahibinin adıyla süslemeliydi yüreğini… Ve Mecnun’u tanıttığı için teşekkür etmeliydi O’na..

    Ve bilseler ayrılamıyorlardı, aslında birbirlerinden Leylâ ve Mecnun… Kendilerinden sonra yüreklerini delice çarptıran tek varlık aynıydı, efsâne olan hayatlarında: Allah…
    Ve aşkı bile kendilerine özendirmişlerdi…
    Bir yok oluş ve alev alev yanan yürekler aslında cennet bahçelerindeki vuslatın müjdecisiydi.
    Leylâ Mecnûn’dan çok şey öğrenmişti, ancak Mecnûn, Leyla’nın sâyesinde ruhunun sahibini keşfetmişti.
    Ve Leyla hikâyenin kahramanı oluverdi.
    Şimdi Mecnûn ateşini alevlendirene borçlu gibiydi… Ve o da Leylâ’ya teşekkür için bir ayna tuttu yıllar sonra karşılaştıklarında… Kendisini Mecnûn’da gören Leylâ anladı ki, aslında gerçek Leylâ kendisi değildi.
    İçini yakıp kavuran Mecnûn’a duyduğu aşk ile vuslatı ararken Leylâ, daha büyüğü ile karşılaşmıştı.
    Artık gerçek olan her şeyin adı Mecnûn, yalanların ise Leylâ idi…
    Ve aşk da o ikisinde özendiği şeyi keşfetti.

    Aşkın aradığı şey “gerçek”ti…
    Ve o gün bugün dünya, masalla gerçek arasında gidip geldi.
    Kimi aşklar gerçekliğe erişti, kimi ise vuslata eremedi.
    Yani kısaca gerçekleri acı kabul eden herkes, yaşadığı aşk kadarıyla adına insan denildi ve aşka gerçekliği yakıştıran herkes de vuslatın nağmelerini dinledi.
    Çünkü adına aşk denen şey, O yüce varlığı içinde bir yerlerde keşfederek bu dünyaya uzaktan tebessüm edebilmekti

    alıntı
    Son Yaprak and Vesaire_ like this.



    Susmak zamanı şimdi..

    Yağmur olup toprağa karışmak..
    "Sessizlik en güzel sestir duyabilen için"
    Biraz da sessizliğim konuşsun...
    Harfsiz bir dil bulalım içimizde...
    "Sadece ikimizin anladığı bir hüzün olsun içinde"...


  9. #9
    Unutulmaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Eylül.2010
    Mesajlar
    4.907

    Standart Cevap: Leyla'nın ölüm haberi






    Leyla Sevmek hoştur amma, Mecnun olmak başkadır başka.

    Yare varmak hoştur amma, Yaren olmak başkadır başka.

    Ateş olmak hostur amma, Yanık olmak başkadır başka,

    Talip olmak hoştur amma, dengin bulmak başkadır başka.

    Aşık olmak hoştur amma, Sadık olmak başkadır başka,
    Vesaire_ and Son Yaprak like this.



    Susmak zamanı şimdi..

    Yağmur olup toprağa karışmak..
    "Sessizlik en güzel sestir duyabilen için"
    Biraz da sessizliğim konuşsun...
    Harfsiz bir dil bulalım içimizde...
    "Sadece ikimizin anladığı bir hüzün olsun içinde"...


  10. #10
    Unutulmaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Eylül.2010
    Mesajlar
    4.907

    Standart Cevap: Leyla'nın ölüm haberi

    Bir Leyla düşlemesidir aşk. Yanmaktır bir gülün kırmızısında, türküler yakmaktır sevgiliye.

    Gün batımlarında tutulan sevdaları gün doğumlarında aramanın adıdır aşk. Seherlerde bülbülün yanık nağmelerinde gül hasreti çekmektir; güle rengini veren, yüreğini veren bülbül olmaktır aşk.
    Ve biz şimdi büyüsü kaybolmuş zamanlarda aşkın peşine düştük.
    Pazar pazar gezinen Zeliha olduk aşkımıza bir Yusuf bulmak için. Yusuf, esrarını gizleyen ebedi iffetti.

    Mecnun'a özendik sevdamızı bir Leyla'ya yüklemek için. Leyla bir ışıktı, ab-ı hayattı aşkı filizlendiren.

    Ferhat olup Şirin'ler hatırına gönül kazmasını yamaç yüreklere vurmak istedik.
    Şirin, gönül aynasında aşkı büyüten bir suretti.

    Bitmeyen özlemler büyütüyoruz bağrımızda. Leyla'ya, Şirin'e, Aslı'ya adadığımız yüreklerimiz vardır. Suretten öte aradığımız bir yâr vardır. Yârin adıyla yan yana bilinsin istediğimiz adlarımız vardır.
    "Aşk" ile "ilgi duyma"nın karıştırıldığı bir dönemde yaşıyoruz. Artık güllerimiz Leyla kokmuyor, sevda kokmuyor. Aşkın ilk basamağına dahi çıkamadık. Tutkulara takılıp kaldık.

    Dergâha gelen delikanlıya şeyhin "Sen git, âşık ol da gel, aşkı bil de gel!" dediği kadar dahi olsa, yüreklerimize işleyemedik aşk nakışını.
    Gönül toprağına atamadık aşk tohumunu. Nadasa bırakılmış yüreklerimize bir Leyla tohumu düşmedi.

    Biz ölümsüz ve günahsız aşklara değil, günübirlik sevdalara takılıp kaldık. Cismaniyetin ağında ateş böceklerini yıldız sayanlar gibi, tutkuları aşk sandık. Talihsiz yanılgılarla yanlış ateşlerde yandı ruhumuz.
    Sonu "kaf"la biten, "aşk"ta kalb vardır. Kaf, kalbidir aşkın. Aşkın kalbini çıkarıp aldığınızda geriye "aş" (k) kalır, ceset kalır, madde kalır.
    Mecnun'un aşkına özenip de yürüdüğümüz yollar, çöl değil. Oysa aşk, çölde haz verir insana. Kalb, çöl yanmışlığında kanıyorsa aşk vardır.
    Aşk, yanmışlıkla daha bir lezzet verir aşığa. Susuzluktan çatlayan dudaklardan dökülen Leyla adı, cânân adı, can verir ölür ruhlara. Çölde ceylanların sürmeli gözlerinde Leyla'yı görenler, aşka uyanır seherlerde.
    Ve aşkın büyüsü örülür seherlerde. Toprak öperken alınlarımızdan, aslında Leyla'dır buseler konduran.


    Bizim seherlerimizde ceylanlar yok artık. Biz seherlerimizi uykulara feda ettik, göremiyoruz Leyla bakışlı ceylanları. Üstümüze güneşler doğar oldu. Geceler boyu yıldızlarla söyleşip de onlara elveda diyemedik gün doğumlarında.
    Biz, ceylanların gözlerini öpemedik, bu gözler Leyla'nın gözlerine benziyor diye. Uykulara feda ettiğimiz seherlere ağlayamadık. Leylasızlığa akmadı göz yaşlarımız.

    Biz sevemedik yaratılanı Yaratan'dan ötürü. Yunus mektebinde diz çöküp okuyamadık aşk kitabını.

    Oysa, varlığın özünde sevda hamuru vardı. O hamuru besleyen aşkın pişmanlık gözyaşı vardı. Adem ile Havva'dan dökülen. Şimdi ezeli pişmanlıklara değil, günübirlik sancılara akar oldu gözyaşlarımız.
    En sevgiliye iltifatlar vardı sevgililer sevgilisinden, "Ben sana âşık olmuşam ey şerif!" hitabının tatlı sıcaklığı vardı. "Levlake..." hitabıyla başlayan bin bir renkte iltifatlar vardı. Âşık ile mâşûkun ezelde yazılı, göklerde yan yana asılı adı vardı.
    Aşk medeniyetinin sevda pazarında, gönlümüzü bir Leyla'ya, son Leyla'ya, en Leyla'ya sunmanın hesabındayız. Yere göğe sığmayan Sevgililer Sevgilisini gönül Kâbe'sinde misafir etmenin telaşındayız. Misafirlikler bir olmak içindir, tek olmak içindir.

    Tıpkı kapısına gelen âşıkına seslenen sevgilinin tek olma hayali gibi.

    "Kimsin?" diye seslenir kapısını çalana. Aşka tutulan âşık "benim" der. Ve tekrar seslenir sevgili. "Burada iki kişiye yer yok. Gönlüm teki arzular."
    Tekrar kapının tokmağına dokunan ve ısrarından vazgeçmeyen âşık, benlik libasından sıyrılır. "Sen'im" der. Vahdete adım atar, bırakır ikiliği, küfrü bırakır, çokluğu bırakır. Sevdiğinde fânî olur. Aşkın bekâsını bulur.


    Ebedî aşkı arzulayanlar, sevdiğinde fânî olup ölümsüzlüğe kucak açanlardır.
    Ve sevenlerin dilinde sevilenlerin adı bayraklaşır. Dillerde hep Leyla kitabı okunur. Kulağa gelen her nağmede Leyla, esen her rüzgârda Leyla... Buram buram hep Leyla... Kuşların ötüşünde, güllerin kan kırmızı kıvrımlarında, göğün mavisinde, ağacın yeşilinde hep Leyla vardır. Yağmur damlaları vuslata koşar, düşer toprağa. Toprak, Leyla'sıdır yağmurun; toprağın Leyla'sı yağmur...
    Mecnun'a adını sorarlar, Leyla der. Geldiği yeri sorarlar, gideceği yeri sorarlar yine Leyla, hep Leyla der.
    Hep aşk...
    Gönlünü Leyla'ya kaptırmışların şafaklarında, güneşin ışıldayan çehresinde gamzeli tebessümler saklıdır. Dağların doruklarında hiç kaybolmayan beyazlıklar, Leyla'nın yüreğe serinlikler bahşeden sevdasıdır. Aşk, kar beyazı vefalar saklar bağrında.


    Yüreğine yasak koyanlar, vefalara bezenmiş aşklarında ölümsüzlüğün kapılarını aralar. Gecenin mavi karanlığında yıldızlardan taç yapan âşıklar. Leyla durağında sevda yağmurlarıyla ıslanırlar.
    "Cennet gözlüm" dediğimiz ve yarım kalmış yanımızı tamamlayan sevgiliyi alıp da yanımıza...

    "Sen ey cenneti müjdeleyen Sevgili, Sevgilim!" deyip düşüp de peşine, tutunup da eteğine aradık mı hiç gecenin ve gündüzün Leylasını? Sevdanın ve Leyla'nın aşkına kaç gün doğumlarını sancıyla yaşadık? Gün batımlarında kaybettiğimiz Leyla'yı bir gülün kırmızısında bir bülbülün feryadında aradık mı hiç? Leyla'dan başkasını görmez oldu mu gözlerimiz?

    Yanıklığıyla ve ceylanlarıyla kendisini aşka çağıran çöldedir Mecnun. Dolaşır bir baştan bir başa. Yüreğinden aşka ırmaklar akar çöl kumlarında. Gönlünü avutur.
    Dolaştığı günlerden bir gün... Fark edemez namaz kılan bir dervişin önünden geçtiğini. Leyla'dan başkasını görmeye yasaklı gözleriyle göremez, namaz kılan dervişi. Namaz biter. Kırk yıllık bekleyiş yükünü bilen derviş kızar Mecnun'a. Özür kuşanmış kelimelerin ardından, paslı vicdanlara bir hançer gibi, saplanan sözler dökülür Leyla kitabı okuyan dudaklardan. "Kusura bakma derviş baba, ben Leyla'nın aşkından seni göremedim. Ya sen, huzurunda bulunduğun Mevla'nın aşkından beni nasıl gördün?"


    Aşk yanılgısıyla avunan yürekler sıtmaya tutulur. Yeni bir sevdanın, ezelî ve ebedî Leyla'nın eşiğinde aşka uyanır canlar, Leyla'ya uyanır. Vuslat kokan düşler Leyla'ya uzanır

    alıntı
    Son Yaprak and Vesaire_ like this.



    Susmak zamanı şimdi..

    Yağmur olup toprağa karışmak..
    "Sessizlik en güzel sestir duyabilen için"
    Biraz da sessizliğim konuşsun...
    Harfsiz bir dil bulalım içimizde...
    "Sadece ikimizin anladığı bir hüzün olsun içinde"...


Benzer Konular

  1. Sol Hüzün: Siyah Beyaz (Yeni Film Haberi)
    Konu Sahibi Sokak Şairi Forum Sinema
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 27.Nisan.2010, 11:01
  2. Ölüm Vadisi
    Konu Sahibi Fairy Forum Dünya`dan
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 26.Ağustos.2009, 15:07
  3. Ölüm
    Konu Sahibi Araf Forum Dost-sözlük
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 05.Haziran.2009, 14:40
  4. Cevap: 0
    Son Mesaj : 28.Mayıs.2009, 11:35
  5. Ölüm Noktürnü
    Konu Sahibi sinem22 Forum Şiir Köşesi
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 18.Kasım.2008, 15:05

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
film indir, elektronik sigara, instakip.com, ingilizce kursu , besyo, Bayilik Veren Firmalar, ts3 kirala, dini sohbet, islami forum, ejzane.com, muhabbet