Hoş geldiniz Ziyaretçi, Kayıt olmak için Tıklayınız
7 sonuçtan 1 ile 7 arası
dqw
  1. #1
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Yer
    maviliklerde
    Mesajlar
    2.809

    Standart Gülüşlerimden öperek uyandır beni...


    Tanyeri ağarırken çiğ taneleri üzerinden şavkını paylaştırdığı zamanlardan sesleniyorum sana. Güneşin karanlıkla aydınlığın üzerine tüllendiğinde "imkansız sevdamı " yolluyorum sana.Durgun suyun dibinden görünen beyaz çakıl taşların üzerine adını yazıp sana geliyorum ve bu sevda mektubunu kelebeğin kanadında sana yolluyorum.

    Dolunayda çığlık atan bir gecede sevdim seni. Göremesem de gülüşlerini seher yelinde yapraklarını güneşe açan ciceklerin yüreğinde bildim gözlerini. Sırtımı sıvası dökülmüş duvarlara yaslayıp seni anlatırım karanlıkla inatlaşan yıldızlara. Her sabah papatyanın ayak uçlarında uykuya dalmış ceylanları kaldırıp onlarla nice selamlar yollarım sana…

    Sakın kederlenme sen. Kozasından hayata gülümseyen kelebeğin kirpiklerinde öğüttüm arsız acılarını. Çünkü sen doğan güne “ umutla " uyanmalısın. Ne olur düşünme içinde kanattığın sancılara. Yüreğin irin toplasa da ne olur ağlama. Ben sen uyanmadan gül kokulu yağmurlarla yıkarım kanayan dudaklarını. Cünkü sen her soluğunda “ baharları “ solumasın.

    Duası ıslak yarınları aydınlık cocukların düşlerinde büyüttüm seni. Karakışlara sürgüledim dudaklarına acıyı süren ayazları. Kaç kez dualarıma kattım o narin yüreğini. Kaç kez iç geçirdim alnımdan dudaklarıma yuvarlanan damlaların gözyaşı değil senin gül kokulu terin olmasını bilemiyorum…Sen uyanmadan rüzgarı giyinip üzerime nice uçurumları aştım saçlarına iğde kokuları bırakmak için.Gelincik tarlalarının üzerinde gezinen çardak kuşlarının kirpikleriyle sildim alnının terleyen çizgilerini.

    Beli kırık virgüllerle uzattım senli cümleleri. Susamış karanfillerin dudaklarına sundum ıslak kirpiklerini. Ve birazdan tüm şehir uyanacak. Kaldır üzerindeki hüznün ağır yorganını. Pencerelerini aç ve hayatı solu bir an. Ilık nefesinden bir yudumunu uzat şehrin titrek tenine. Yüreğinin sıcaklığını avuçlarından akıtıp yetim güvercinleri emzir terinle..

    Perdelerini güneşe aralayıp aynalara gülümse. Karanlıklarda ezilmiş bu topal şehir senin varlığında ayağa kalksın. Ve güneş ısıtmadan karlı tepeleri memleketimin mahzun yüklü çocuklarına sevdanın umutlarını uzat. Uzat ki ; yetim uçurtmalar karanlık göğü aşıp vuslat yağmurlarını getirsin kurak bozkırlara..

    “ Sana baharları getirirken
    Terlemiş yüreğimi
    Ilık nefesinle kurula.
    Sevdanın kundağına sarıp
    Düşlerinde uyut beni.
    Üşüyen tenimi
    Nefesinin sıcaklığıyla sar.
    Avuç içlerinde uyurken
    Gülüşlerimden öperek uyandır beni.

    To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.


    Benim ayağımın altıda müsait. Başımın üstüde...

    Nerede duracağını kendin belirle...



  2. #2

    Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Yaş
    30
    Mesajlar
    432

    Standart Cevap: Gülüşlerimden öperek uyandır beni...

    çok güzel yüreğinize sağlık firuze

  3. #3
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Yer
    maviliklerde
    Mesajlar
    2.809

    Standart Cevap: Gülüşlerimden öperek uyandır beni...

    Konu Firuze_ tarafından (03-09-2010 Saat 03:09 ) değiştirilmiştir.

    To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.


    Benim ayağımın altıda müsait. Başımın üstüde...

    Nerede duracağını kendin belirle...



  4. #4
    flu
    flu çevrimdışı

    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Mesajlar
    18.404

    Standart Cevap: Gülüşlerimden öperek uyandır beni...

    Emeğine sağlık Firuze, güzel ve manidar paylaşımlar..




    To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



  5. #5
    Dost Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Yer
    Tabula Rasa'da
    Mesajlar
    1.897

    Standart Cevap: Gülüşlerimden öperek uyandır beni...

    Okurken ağlayasım geldi Firuze, ne diyim???
    SEN TAMİRAT SESİYSEN TEPEMDE; YAPARIM, ARIZA ÇIKARIRIM..!!!!

  6. #6
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Yer
    maviliklerde
    Mesajlar
    2.809

    Standart Cevap: Gülüşlerimden öperek uyandır beni...

    Seni seviyorum…

    Dağların, göklere duyduğu hayranlığa eş bir mavilikte; pınarların ağlayışından ilhâm almış bir kavalın yanık sesiyle… Kim ne bilsin ki; bende Mecnûn istidâdı var… Ve kim ne bilsin ki; sen Leylâ soylu bir peri, yangın yerine dönen gönlümün mahşerisin… Gözlerinde kıvılcımlaşan hislerimin, kelâma dar gelişinin ispatıdır bu iki kelime…

    Seni seviyorum…

    Daha evvel hiçbir cins-i lâtife duymadığım, ve daha evvel gönül fermanına uymadığım bir hâl ile meftûnum sana… Ben seni, Tanrı Dağlarının sert rüzgârlarıyla savrulan bozkır çiçeklerinin, yağmaya naz eden bulutlara yalvarırken boyun büküşlerindeki teslimiyetle; ruhumun en mahrem tahtına çıkarmışım… Seni sevdim ya…! Seviyorum ya ! Sevdân ile sonsuzluğu bekleyen, yiğit Erciyes’in başında erimek bilmeyen karmışım… Demek… Söylemek kâfi gelmiyor…. İçimin burkulduğu, lâkin hâzzın, ruhumun doruklarına savrulduğu şu an; nutkumun tutuluşunu bir yenebilsem… Daha neler neler söyleyesim var biliyor musun ey peri ! Ne var ki; aşkının kesâfeti ses tellerimi etkisiz, lûgatleri bu hâli tasvire yetkisiz kılmakta…

    Seni seviyorum…

    Anasını arayan kuzulara eş bir zayıflıkla, uğrun uğrun peşin sıra dolanışımı; kâh Kızılırmak, kâh Tuna gibi bulanışımı; için için sana yanışımı nasıl saklayayım…? Âşikâr edemediğim bu değil ! Seni sende özlemekten usanmış da değilim… Biliyor musun; can peteğimi sırlayan, şu garip gönlümü sevdâgâhında ağırlayan sensin… Dilerim ki, şu beyhûde ömrüm usul usul senle tükensin…! Ellerim titriyor, aşk mızrabını tutamıyorum… Gönül, devâ bulmaz hâllere dûçar oldu, avutamıyorum… Nasıl söyleyeyim? Anlatamıyorum…

    Seni seviyorum…

    Sonu nereye varırsa varsın ! Senin olmadığın bir dünyayı neylesin gönül ? Bir defa mührünü vurmuşsun, içimdeki yangınların; kızıl serinliğine… Bir düşün yâr… Beni, sevdâmı, sana olan ihtiyacımı… Bir düşün yâr; sensizlikte baş edemediğim firâk acımı… Bir düşün…! Öylesine… Gönülden… Ve derinliğine…

    Seni seviyorum…

    Şefkatine alışmışım bir kere… Vazgeçemeyeceğim bir noktadan haykırıyorum sana… Uğrunda tükenecek olmamın yoksa bir kıymeti… Yoksa sana muhtaç olmamın mânâsı… Ve dahi yoksam gözünde… Gönlünde… Sorarım ey peri ! İmkânsız olan nedir ? Bilmez misin :

    “Şarâb Âb-ı hayât u câm-ı zerrin âfitab olsun
    Cinân içre gerekmez bana cânân olmasa meclis” 1

    Seni seviyorum…

    Hasretin en çekilmez hâliyle , yollarına râm olmuş gözlerimin yaşını silmeksizin beklediğimsin… Biliyorum geleceksin… Ennihâyet sende seveceksin… Sana açık gönül kapımdan içeri süzülmeye bir cesaret edebilsen, beni anlamak yerine ruhunun ılık iklîminde bir lâhzâ dahi olsa kendinden bilsen… Söz kılıcını, sükût taşına vuruşumdaki maksadı irdelemek yerine bir ân baksan yâr diye yüzüme… Al düşen yanaklarımın, ardan ve dahi kalpgâhımdaki hârdan mürekkep olduğunu göreceksin…

    Seni seviyorum…

    Abes değil sevdâyı haykırmak…! Her zerreme intisap eden bu nârın söndüreni, dudaklarımdan çekip giden tebessümlerin döndüreni senden başkası olamaz ! Olamaz yâd ellerin; hâlden, gönülden ve dahi meçhûlden bîhaber dilberleri… Ne hâle geldim âh… Nef’î ’nin bir zaman âhûzâr eylediği gibi:

    “Dil teşne beden aşk ile bir mertebe pür-tâb
    Yahpâre olur ahker-i sûzân elimizde” 2

    Seni seviyorum…

    Aşkın, özümde açılan bir gonca gül… Bağbânı sen… Özüm, yanardağların meskeni, cân sarayım kül… Külhânı sen… El açıp dûa dûa istenen, en kutsî tevekkül… Bu garibin dil-hâhı sen… Bilmem ki daha nasıl anlatılır? Söz kifâyet etmiyor içimden geçenlere… Hâyâlinin seyrindeyim… Rüzgâr bekleyen kalyonlar gibi… Ufkuma doğacak güneş, o gül yüzün olsa… Gözlerim sana kavuşmanın hâzzıyla dolsa… Ağlasam ellerine kapanıp… Ömrüm ömrünle sarmaşık misâli yeşerip, yine seninle solsa… Âh per-î efsâ…!

    Seni seviyorum…

    Say ki; inanılmazım… Say ki, sevilmez… Farzet ki; siyahın en siyahı, kederlerin şahıyım… Nûrûnu esirgediğin, Hak’kın gücüne gitmez mi? Ben ki seni O’dan diler, O’ndan isterim… O ki; kendine açılan elleri hiç boş çevirmedi… Hak fermana karşı mı gelirsin, ey meyl-i dil…! Tâkâtim kalmadı cânım… Ben sükût edeyim, sultan-ı şûarâ söylesin beni:

    “Yârdan cevr ü cefâ lûtf u kerem gibi gelür
    Gayrıdan mihr ü vefa derd ü elem gibi gelür

    Firkat-i yâr katı zâr ü zebûn itdi beni
    Döymeyem mihnet ü hicrâna ölem gibi gelür

    Dil-i pür-hûn elem-i hecrün ile cûş ideli
    Çeşme-i çeşmün akan suları dem gibi gelür

    Bâki’yâ kangı gönül şehrine gelse şeh-i ışk
    Bile endûh u belâ hayl ü haşem gibi gelür” 3

    Ne desem beyhûde kalacak… Biliyorum gönlün gönlümü belki hiç duymayacak… İşte garip sazım gönlümle eş olup, o ebedi besteyi bıkmadan çalacak…

    Seni seviyorum… Seni seviyorum… Seni seviyorum…
    ………/………

    Sadece seni…!



    Güçer Kafa

    To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.


    Benim ayağımın altıda müsait. Başımın üstüde...

    Nerede duracağını kendin belirle...



  7. #7
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Yaş
    38
    Mesajlar
    1.220

    Standart Cevap: Gülüşlerimden öperek uyandır beni...

    Sana baharları getirirken
    Terlemiş yüreğimi
    Ilık nefesinle kurula.
    Sevdanın kundağına sarıp
    Düşlerinde uyut beni.
    Üşüyen tenimi
    Nefesinin sıcaklığıyla sar.
    Avuç içlerinde uyurken
    Gülüşlerimden öperek uyandır beni.



    bir duygu ancak bu denli içten anlatılabilirdi ürperdim adeta. güzel bir paylaşımdı emeğinize sağlık
    Hatalarımla varım...


    Rabbim; Yüreğime Yüreğiyle Geleni Nasip Et...<!-- google_ad_section_end -->

 

 

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

SEO by vBSEO 3.6.0