Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Sayfa 1 Toplam 4 Sayfadan 123 ... SonuncuSonuncu
Toplam 32 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
Like Tree1Likes
dqw
  1. #1
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    62
    Mesajlar
    6.980

    Standart Ahmet Hamdi TANPINAR şiirleri


    Ahmet Hamdi TANPINAR (1901-1962)

    23 Haziran 1901’de Istanbul’da dogdu. Baytar mektebini birakarak girdigi Istanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nden 1923’te mezun oldu. Erzurum, Konya ve Ankara liseleriyle, Gazi Egitim Enstitüsü ve Güzel Sanatlar Akademisi’nde edebiyat ögretmenligi yapti, ayni akademide estetik ve sanat tarihi dersleri verdi. 1939’da Istanbul Üniversitesi’ne Yeni Türk Edebiyati Profesörü olarak atandi. Maras Milletvekili olarak 1942-1946 yillarinda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bulundu. Bir süre Milli Egitim Müfettisligi yapti ve Güzel Sanatlar Akademisinde eski görevinde çalistiktan sonra 1949 yilinda Istanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyati Bölümü’ne yeniden döndü. Bu görevde iken 24 Ocak 1962’de Istanbul’da öldü.


    BURSA`DA ZAMAN


    Bursa`da bir eski cami avlusu,
    Mermer sadirvanda sakirdiyan su.
    Orhan zamanindan kalma bir duvar...
    Onunla bir yasta ihtiyar cinar,
    Eliyor dört yana sakin bir günü;
    Bir rüyadan artakalmanin hüzünü
    Icinde, gülüyor bana derinden,
    Sanki bir hatira serinliginden,
    Ovanin yesili, gögün mavisi,
    Ve mimarilerin en ilahisi...

    Bir zafer müjdesi burda her isim,
    Yekpare bir anda gün, saat, mevsim,
    Yasiyor sihrini gecmis zamanin,
    Hala bu taslarda gülen rüyanin,
    Güvercin bakisli sessizlik bile
    Cinliyor bu gecmis zaman vehmiyle.
    Gümüslü bir fecrin zafer aynasi,
    Muradiye, sabrin aci mehvasi,
    Ömrümün timsali beyaz nilüfer,
    Türbeler, camiler, eski bahceler.
    Sanli menkibesi binlerce erin,
    Sesi arsa cikan hengamelerin
    Nakleder yadini gelen gecene...
    Bu hayalde uyur Bursa her gece:
    Her sabah onunla uyanir, güler
    Gümüs aydinlikta serviler güller
    Serin hulyasiyle cesmelerinin;
    Basindayim sanki bir mucizenin
    Su sesi ve kanat sakirtisindan,
    Billur bir avize Bursa`da zaman.

    Yesli türbesini gezdik dün aksam;
    Duyduk bir müsiki gibi zamandan.
    Cinilere sinmis Kur`an sesini;
    Fetih günlerinin saf nes`esini,
    Aydinlanir gördüm tebessümünle...
    Isterdim bu eski yerde seninle
    Bas-basa uyumak son uykumuzu
    Bu sükün icinde... Ve ufkumuzu,
    Cepcevre kaplasin bu ziya, bu renk,
    Havayi doldursun uhrevi ahenk.
    Bir ilah uykusu olur elbette
    Ölüm bu tilsimli ebediyette,
    Belki de rüyasi eski cedlerin,
    Beyaz bahcesinde su seslerinin.


    A.H.T


    YAGMUR


    Uyu! gözlerinde renksiz bir perde,
    Bir parca uzaklas kederlerinden
    Bir ruh gülümsüyor gibi derinden.
    Meh-tabin ördügü saatler nerde?

    Yarsin bahcelerde rüzgar gezinsin,
    Yagmur ince ince topraga sinsin,
    Bir baska alemden gelmis gibisin,
    Dalmis gözlerinle pencerelerde.


    A.H.T


    BIR GÜN ICADIYE`DE


    Bir gün Icadiye`de veya Sultantepe`de,
    Bir beste kanatlanir, birden oldugun yerde
    Bir kainat acilir, genis, sonsuz, büyülü,
    Bu günün rüzgarinda yikanan mazi gülü
    Dagilir yaprak yaprak hayalindeki suya
    Bir baska gözle bakarsin ömür denen uykuya.

    Belki en hulyalisi duydugun masallarin
    O safak saltanati korularda dallarin
    Her ufku tek basina bekleyen eski camlar
    Bir sir gibi ömründen sizdirilmis aksamlar,
    Ardicla kestanenin her yillik macerasi
    Harap mezarliklarda ölülerin duasi
    Gelir ve tekrar dogar ölmüs sandigin aska
    Anlarsin ölüm yoktur gecen zamandan baska.


    A.H.T


    ESIK


    Bu yekpare akis, durgun, derinden...
    Her aynada yalniz kendi görünen
    Bu yüz ve sifasiz yüzü esyanin
    Kendi cevherinde mahpus bir anin
    Dagittigi dünya hep yaprak yaprak,
    Dalgin, unutulmus sesleri uzak
    Bir uykudan bana tekrar dönenler,
    Icimde, disimda hep ayni cember.
    Bin elmas parilti oyun ve halka
    Kücük ve hic degismez dalgalarla
    Bende bana mechul aksamlar yoklar.
    Gülen ve gömülen gölge ufuklar
    Acayip davetlerin rüzgarinda
    Her lahza yine kendi sularinda...

    Uzakta, aya cok yakin bir yerede,
    Cilgin ve muhtesem harabelerde,
    Büyük sukutlarin firtinasi var.
    Mermer duvarlarda kirilmis sazlar,
    Cok genc ucusunda ve hangi hasin
    Yildiza gülerek carptigi icin
    Alninda bir siyah nokta geceden
    Kovulanlar isik bahcelerinden,
    Bu ciplak, ümisiz ve saf duada.
    Ve bir kadin beyaz, sakin büyülü
    Gögsünde kaniyan bir zaman gülü
    Mahzun bakislarla dinler derinde
    Olup olmamanin esiklerinde
    Garip telasini binlerce fecrin
    Ocaginda nezir güvercinlerin
    Hülyam o kivilcim ve kül yagmuru
    Cirpinir bu beyaz mahsere dogru.
    Ey hic sasmayan göz, büyük büyük atmaca
    Gölgesi günesin üstünde ucan
    Disi kuyrugunda ebedi yilan,
    Ve üstüste rüya.
    Bir ses yavasca,
    Bir ses, bin uykudan mahmur ve zengin
    Zümrüt usaresi maviliklerin
    Sularin üstünde arar kendini
    Yoklar, ömrün bütün sahillerini
    Cizgiler silinir, ufuk bir beyaz
    Cin Kasesi olur, toprak, yosun, saz
    Hep birden tutusur, narin kemerler
    Alevden sütunlar, altin mücevher,
    Ah bu cilgin yagma.. Orman catirdar
    Ve ciplak aynasi ufkun tekrarlar
    Büyük masalini aydinliklarin

    El ele bir oyun bugün ve yarin
    Bütün pinarlara kostum cevap yok
    Tekrar bana döndü her attigim ok
    Her ciglik önümde tutustu yandi
    Tahtayi kurt oydu, tas yosunlandi,
    Yabani otlarla örtülü duvar...
    Ilhamli cehresi hilkatin sular
    Kac kere degisti önümde böyle,
    Birbiri ardinca gün ve mevsimle...
    Ve kac kere bahar güldü derinde
    Güllerin kanayan bekaretinde
    Taze gülüsüyle topragin suyun...

    Tilsimli kadehi her susuzlugun
    Ey safakdan, sirdan, arzudan hayal
    Yildizlarin bize ördügü masal
    Kac kere yarattim tenhada seni
    Beyaz kollarini, sicak buseni...
    Bakisin, gülüsün nes`en ve hüznün
    Ay altinda bir gül nagmesi yüzün...

    Evet cok bekledim, kac kere hazan,
    Dinc atlar kosturdu bos ufuklardan
    Yeleler alevli, agiz köpüklü,
    Bulutlar bir kanli hiddetle yüklü
    Gectikce batiya dogru önümden
    Zalim ümitlerle ürperirdim ben,
    Duyardim uzlette her an bir yeni
    Alemin yikilip devrildigini
    Cilgin mahserinde ses ve renklerin...
    Benden sor sirrini mesafelerin
    Benden sor benden dinle aksami...
    Rabbim bu sonsuzluk ve onun tadi...
    Bir ses yavasca der, birak yalvarsin,
    Hayat bu kapida.. ne cikar varsin,
    Nakislar gülmesin beyaz tasinda
    Ölüme benzeyen bu sonsuslugun
    Caglayan hayaller yeter basinda...
    Bir fikir, bir sekil dalinda olgun
    Agir sallanan hazan meyvasi,
    Gurbet, mendillerin cirpinan yasi,
    Yüzler ki bir uzak müjdeye benzer,
    Her türlü isiga kapanmis gözler,
    Her sey, hepsi gülen, susan, kamasan
    Rengiyle toplanir bende bu aksam
    Rüzgarla tarümar, mevsimle sarhos
    Gelir ta kalbimde dügümlenir...

    Bos ve ümitsizdir aksamin hüznü
    Bu tenha cesmede bir an yüzünü
    seyredenler altin sazlar icinde
    Ruh muammasinin ürperisinde
    Kaybolmus sanirlar kendilerini...
    Birak bu tesadüf bahcelerini...
    Hakikat, cok uzak, karanlik, derin
    Bir dille konusur, büyük köklerin
    Toprakla ezelden karismis dili,
    Geceyle ölümdür asil sevgili
    Bu ikiz aynada toplanir yollar
    Karanlik yaratir, ölüm tamamlar.
    Kacalim seninle biz de geceye
    Ölümün kardesi saf düsünceye...
    Yeter büyüsüne aldandigimiz
    Günesin..biraz da yalnizligimiz
    Kendi aynasinda gülsün, gerinsin
    Güvercin topuklu sükut gezinsin.
    Konu Heyhat tarafından (07.Ekim.2009 Saat 01:44 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Araf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Nereden
    Kalü Bela
    Mesajlar
    1.228

    Standart AHMET HAMDİ TANPINAR hayatı ve şiirleri

    AĞLAMA

    Ağlama, gözleri kızarmış çocuk!
    Tek damla yaşın düşmesin yere.
    Bak, tek güzelliğimiz yokluk,
    Sana bir öğüt; ağlama boş yere.

    Ne olursa olsun hiçbir şey değmez,
    Senin bir damla gözyaşına.
    Ağlayana kimse boyun eğmez.
    Kimse bakmaz kimsenin yaşına.

    Ne kadar kötülük, pislik varsa;
    Sen herşeyi tertemiz öğren.
    Eğer yüzüne gözyaşı yağarsa;
    Seni garip sanır her gören.

    Ağlama sakın çocuk, ağlama!
    Korkmayana zarar gelmez, bunu bil.
    Sevgini hep söyle, sakın saklama.
    Aklından korkuyu, gözünden yaşı sil.
    Kendi uydurduğun bir yalanı söylemek, başka bir ağızdan işitilip tekrarlanmış bir gerçeği söylemekten hemen hemen daha iyidir. Birinci ihtimalde sen bir insansın. İkincisindeyse, bir papağandan hiç farkın yoktur. Sen Kimsin?İnsan mı? Papağan mı?

  3. #3
    Araf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Nereden
    Kalü Bela
    Mesajlar
    1.228

    Standart AHMET HAMDİ TANPINAR hayatı ve şiirleri

    Annem için

    Bir günümüz bile sensiz geçmezken
    Şimdi mezarına hasretiz anne...

    Issız bir mezarlık, kimsesiz bir yer
    Gölgesinde ulu, loş bir mâbedin
    Bir yığın toprakla bir parça mermer
    Sırrıyla haşr olmuş orda ebedin.

    Bir yığın toprakla bir parça mermer,
    Üstünde yazılı yaşınla, adın;
    Baş ucunda matem renkli serviler
    Hüznüyle titreşir sanki hayatın.

    Seni gömdük anne yıllarca evvel
    Göz yaşlarımızla bu ıssız yere
    Kimsesiz bir akşam ziyaya bedel
    Matem dağıtırken hasta kalblere.

    Kimsesiz bir akşam, ezelden yorgun
    Hüznüyle erirken Dicle de sessiz,
    Öksüzlük denilen acıyla vurgun
    Bir başka ölüydük bu toprakta biz.
    Kendi uydurduğun bir yalanı söylemek, başka bir ağızdan işitilip tekrarlanmış bir gerçeği söylemekten hemen hemen daha iyidir. Birinci ihtimalde sen bir insansın. İkincisindeyse, bir papağandan hiç farkın yoktur. Sen Kimsin?İnsan mı? Papağan mı?

  4. #4
    Araf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Nereden
    Kalü Bela
    Mesajlar
    1.228

    Standart AHMET HAMDİ TANPINAR hayatı ve şiirleri

    AŞK

    Aşk dediğin nedir ki
    Tenden bedenden sıyrık
    Çocukların içinde
    Yaşadığı bir çığlık

    Aşk dediğin nedir ki
    Histen nefesten varlık
    Umutsuzluk içinde
    Karanlığa son ıslık
    Kendi uydurduğun bir yalanı söylemek, başka bir ağızdan işitilip tekrarlanmış bir gerçeği söylemekten hemen hemen daha iyidir. Birinci ihtimalde sen bir insansın. İkincisindeyse, bir papağandan hiç farkın yoktur. Sen Kimsin?İnsan mı? Papağan mı?

  5. #5
    Araf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Nereden
    Kalü Bela
    Mesajlar
    1.228

    Standart AHMET HAMDİ TANPINAR hayatı ve şiirleri

    AYNA

    Derin sularında bu ayna her an
    Sizden bir parıltı aksettirecek
    Kah çıplak bir omuz sessiz düşecek
    Eriyen bir kuğu beyazlığından

    Bazen bir tebessüm, tutuşmuş mercan
    Rüyasıyla sanki bir kızıl çiçek
    Ve saçlar öyle ümitsiz yüzecek
    Olgun akşamların ağırlığından
    Kendi uydurduğun bir yalanı söylemek, başka bir ağızdan işitilip tekrarlanmış bir gerçeği söylemekten hemen hemen daha iyidir. Birinci ihtimalde sen bir insansın. İkincisindeyse, bir papağandan hiç farkın yoktur. Sen Kimsin?İnsan mı? Papağan mı?

  6. #6
    Araf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Nereden
    Kalü Bela
    Mesajlar
    1.228

    Standart AHMET HAMDİ TANPINAR hayatı ve şiirleri

    BAŞIMIZIN ÜSTÜNDE BİR BULUTUN

    Başımızın üstünde bir bulutun
    Güneşe asılmış gölgesi,
    Uzakta toz halinde dağılan
    Yoğurtçu sesi,
    Gün bitmeden başladı içimizde
    Yarınsız insanların gecesi.
    Kendi uydurduğun bir yalanı söylemek, başka bir ağızdan işitilip tekrarlanmış bir gerçeği söylemekten hemen hemen daha iyidir. Birinci ihtimalde sen bir insansın. İkincisindeyse, bir papağandan hiç farkın yoktur. Sen Kimsin?İnsan mı? Papağan mı?

  7. #7
    Araf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Nereden
    Kalü Bela
    Mesajlar
    1.228

    Standart AHMET HAMDİ TANPINAR hayatı ve şiirleri

    BEKLEYECEĞİM

    Aylar geçip yıllar olsa da
    Yıllar geçip zaman dolsa da
    Aşkın arzuları beni boğsa da
    Bir gün seversin diye bekleyeceğim

    Bugün nişanlansan, yarın evlensen
    Benden başka binbir kişi sevsen
    Hepsiyle ayrı ayrı izdivaç görsen
    Bir gün dönersin diye bekleyeceğim

    Seni beklemekle geçse de ömrüm
    Şu fani dünyada kalmasa günüm
    Senden uzakta ölürsem bir gün
    Ahirette seni bekleyeceğim...
    Kendi uydurduğun bir yalanı söylemek, başka bir ağızdan işitilip tekrarlanmış bir gerçeği söylemekten hemen hemen daha iyidir. Birinci ihtimalde sen bir insansın. İkincisindeyse, bir papağandan hiç farkın yoktur. Sen Kimsin?İnsan mı? Papağan mı?

  8. #8
    Araf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Nereden
    Kalü Bela
    Mesajlar
    1.228

    Standart AHMET HAMDİ TANPINAR hayatı ve şiirleri

    Bir Adın Kalmalı

    bir adın kalmalı geriye
    bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
    aynaların ardında sır
    yalnızlığın peşinde kuvvet
    evet nihayet
    bir adın kalmalı geriye
    bir de o kahreden gurbet

    sen say ki
    ben hiç ağlamadım
    hiç ateşe tutmadım yüreğimi
    geceleri, koynuma almadım ihaneti
    ve say ki
    bütün şiirler gözlerini
    bütün şarkılar saçlarını söylemedi
    hele nihavent
    hele buselik hiç geçmedi fikrimden
    ve hiç gitmedi
    bir topak kan gibi adın
    içimin nehirlerinden
    evet yangın
    evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
    evet kaybetmenin o zehirli buğusu
    evet nisyan
    evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
    sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
    bu sevda biraz nadan
    biraz da hıçkırık tadı
    pencere önü menekşelerinde her akşam

    dağlar sonra oynadı yerinden
    ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
    sen say ki
    yerin dibine geçti
    geçmeyesi sevdam
    ve ben seni sevdiğim zaman
    bu şehre yağmurlar yağdı
    yani ben seni sevdiğim zaman
    ayrılık kurşun kadar ağır
    gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
    yine de bir adın kalmalı geriye
    bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
    aynaların ardında sır
    yalnızlığın peşinde kuvvet
    evet nihayet
    bir adın kalmalı geriye
    bir de o kahreden gurbet
    beni affet
    Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç
    Kendi uydurduğun bir yalanı söylemek, başka bir ağızdan işitilip tekrarlanmış bir gerçeği söylemekten hemen hemen daha iyidir. Birinci ihtimalde sen bir insansın. İkincisindeyse, bir papağandan hiç farkın yoktur. Sen Kimsin?İnsan mı? Papağan mı?

  9. #9
    Araf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Nereden
    Kalü Bela
    Mesajlar
    1.228

    Standart AHMET HAMDİ TANPINAR hayatı ve şiirleri

    Bir Gül Bu Karanlıklarda

    Bir gül bu karanlıklarda
    Sükute kendini mercan
    Bir kadeh gibi sunmada
    Zamanın aralığından.

    Başında bu mucizenin
    Sesler, kokular ve renkler
    Ebediyete kadar derin
    Bir anın vadiyle bekler.

    Ve diyor fecirden berrak
    Sesiyle her ürperişte
    Geceyi yumuşatarak
    Bütün gözyaşlarım işte.

    Serinletmesin, ne çıkar
    Bu ümitsiz yalvarışı
    Hiç bir meyve ve pınar
    Ne de günlerin akışı.

    Yetmez mi bu müjde sana
    Aydınlatırsam alnını
    Ben her rüyayı zamana
    Taşıyan yıldız kervanı.
    Kendi uydurduğun bir yalanı söylemek, başka bir ağızdan işitilip tekrarlanmış bir gerçeği söylemekten hemen hemen daha iyidir. Birinci ihtimalde sen bir insansın. İkincisindeyse, bir papağandan hiç farkın yoktur. Sen Kimsin?İnsan mı? Papağan mı?

  10. #10
    Araf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Nereden
    Kalü Bela
    Mesajlar
    1.228

    Standart AHMET HAMDİ TANPINAR hayatı ve şiirleri

    Bir Gün İcadiyede

    Bir gün İcadiye`de veya Sultantepe`de,
    Bir beste kanatlanır, birden olduğun yerde
    Bir kainat açılır, geniş, sonsuz, büyülü,
    Bu günün rüzgarında yıkanan mazi gülü
    Dağılır yaprak yaprak hayalindeki suya
    Bir başka gözle bakarsın ömür denen uykuya.

    Belki en hulyalısı duyduğun masalların
    O şafak saltanatı korularda dalların
    Her ufku tek başına bekleyen eski camlar
    Bir sır gibi ömründen sızdırılmış akşamlar,
    Ardıçla kestanenin her yıllık macerası
    Harap mezarlıklarda ölülerin duası
    Gelir ve tekrar doğar ölmüş sandığın aşka
    Anlarsın ölüm yoktur geçen zamandan başka.

    Kendi uydurduğun bir yalanı söylemek, başka bir ağızdan işitilip tekrarlanmış bir gerçeği söylemekten hemen hemen daha iyidir. Birinci ihtimalde sen bir insansın. İkincisindeyse, bir papağandan hiç farkın yoktur. Sen Kimsin?İnsan mı? Papağan mı?

Benzer Konular

  1. Ahmet Uysal Şiirleri
    Konu Sahibi Heyhat Forum A
    Cevap: 30
    Son Mesaj : 15.Aralık.2010, 09:32
  2. Ahmet Ada Şiirleri
    Konu Sahibi Heyhat Forum A
    Cevap: 28
    Son Mesaj : 14.Aralık.2010, 13:04
  3. Ahmet Hamdi Tanpınar - Saatleri Ayarlama Enstitüsü
    Konu Sahibi Fuzuli Forum Edebiyat
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 29.Ocak.2010, 04:25
  4. Ahmet haşim şiirleri
    Konu Sahibi SiNaN32 Forum A
    Cevap: 12
    Son Mesaj : 11.Haziran.2009, 19:33
  5. Selam Olsun > Ahmed hamdi tanpinar
    Konu Sahibi Farazi Forum Şiir Köşesi
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 12.Şubat.2009, 02:39

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
film indir instakip.com, dini sohbet, islami forum, muhabbet.org, ingilizce kursu, mehter takımı Perde , filmizle88, Ayetel Kürsi