Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Sayfa 2 Toplam 5 Sayfadan BirinciBirinci 1234 ... SonuncuSonuncu
Toplam 44 adet sonuctan sayfa basi 11 ile 20 arasi kadar sonuc gösteriliyor
dqw
  1. #11
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Ayten Mutlu yaşamı, şiirleri

    DİLEK

    hiçbir şey avutmuyor beni artık
    Büyüyen çocukları izliyorum
    uçuşarak çiçek ölüleriyle

    bu sessiz acılar bizim tohumlarımız
    çığlıklı günlerin bağbozumunda
    güz dökümü yemişler tadacaklar

    o bildik rüzgârla yarışacaklar
    ışık ve ses olacak gölgeleri
    otlarla bulutlar arasında

    taşlar çağıracak onları mavi
    yamaçlara gizli patikalara
    derinleri kazacak uçurum adımları
    köpükten bir yankıyla buluşacaklar

    uçuşarak çiçek ölüleriyle
    yağmurun adını yeniden koyacaklar
    ses ve ışık olacak yürekleri
    karanlık, tenha yollar boyunca

    sessizlik diliyorum kendim için sessizlik
    acının ve tükenişin meyvesi olsun
    eski yazlardan kalan bir avuç toprak
    gibi koksun yağmurun köklerinde

    hiçbir şey avutmuyor beni artık
    büyüyen çocukları izliyorum yalın düşlerle
    acılarla büyüyen çocukları sessizce



    Bu da geçer, Ya Hû!

  2. #12
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Ayten Mutlu yaşamı, şiirleri

    DÖRTLÜKLER

    aşktır ölümlerin varamadığı
    o en gizli tapınağı insanın
    açar kapısını güzelliğine
    insanı insanda aramaların





    o sessiz çığlıktır deli taylarla koşar
    aykırı rüzgârdır eslak yelelerinde
    yangındır o en derin okyanuslarda başlar
    yaşar karlı dağların sonsuz hürriyetinde





    tutsak bir öfkedir aşkın tarihi
    yalınlığın bilgesi her gün yeniden yazar
    kırmızı bir güldür, kanar avuçlarında
    sevda sararmış bir gül olur ağlar





    iki taşın arasında yaşandı bu aşk
    iki uçurum boyu, öyle derin ve çıplak
    şimdi içim kanatsız bir sarıca
    artık hiçbir kovuğpa sığmayacak





    rüzgârın kollarına düşerken
    ebediyyen seninim diyordu yaprak
    sarı saçlarını okşayan dala
    güz ayrılık şarkısını unutuverdi



    Bu da geçer, Ya Hû!

  3. #13
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Ayten Mutlu yaşamı, şiirleri

    EKSİKLİĞİ FAZLA BİR HARF

    o sen miydin, karanlığa örtülen

    kapının eşiğinde, ufalanan renklerin, saf kokuların

    kayıp geleceklerin saklanmış güneşinde

    dalgaları susmuş bir kıyının iç çekişinde

    şarkısını arayan o erkenci güz?



    senin miydi, solan mavilerin som çeliğinde

    akışkan kumlarında gizli titreşimlerin

    uzun koridorlu bir neşter saatinde

    sessizlikteki sesi bekleyen o yüz?

    (soğuk bir anın en soğuk demirinden

    parçalanmış heykelleri onaracak

    ustanın ellerinden

    yere düşmüş bir keski

    gibi kederi eğen o yüz?)



    balçığın hilesinde, duvarların sahte yapraklarında

    gerçeğin söylediği bir yalan gibi mağrur

    ve sakin, şiddetli bir yokluk gibi

    sırla ayna arasına sıkışmış o an

    (senin miydi, boşluğunda donmuş bir çığlığın

    erken biten zamandan

    emanet bir çocukluk acısı gibi kalan?)



    senin miydi, sımsıkı kilitli kapının eşiğinde

    çağrısız bir lütuf gibi üryan

    bekleyen geçim an’ı,

    (o yalnız an, döner ya ayna birdenbire içine

    ve bakar sonsuzca bir an, o sarı iskelede

    ilk kez görürmüş gibi

    kendi yaşamadığı kendi hikâyesine)



    sen miydin, sırça bir çocukluğun alnında

    işleyen o testere, yoksa ben mi kireçtaşı damarlarında

    yerin

    söndürülmüş ateşin uçuşan tüyleriyle

    beni bölen bilmediğim harflere?

    yanlış bir uykuya sızan dili gerçeğin

    (ah, işte hayat, o sebepsiz çiçek yatağı)

    yanmış gözyaşlarının, bereketli hasadın

    ellerime uzanan bir elin sesi dökülmüş dili

    karanlığa örtülen kapının eşiğinde

    gölgeye inanmayan kandilin söylediği

    (parçalanmış heykelleri onaracak ustanın

    kitaplarda kurutulan harflerin

    ansızın ölüm olan babamın dili)



    babam ki, bir kıyıdan ötekine

    hiçbir zaman varamayan eski ve güzel

    bir köprünün çağın mitralyözüyle

    yıkılan ayakları gibiydi

    (şimendifer saatleri kurdu hep

    atalardan çalarak eskimiş zamanları

    haram yemez, ipek gömlek giyerdi

    ve oynak bir su gibiydi çiftetelli sazların

    sıçrayan tellerinde, acılı bir ömrün sevinçleriyle

    onarmayı bildi de birbirinden uzaklaşan çağları

    onarmayı bilemedi kendini)



    belki de eksikliği fazla bir harfti babam

    işaretleri çoktan unutulan bir dilin

    hayatın belleğinden yavaş yavaş silinen alfabesinde

    emanet bir at üstünde yaşadı hayatını

    emanet bir ata binip gitti görünmeyene

    (kurumuş bahçelerden toplardı sabahın çiylerini

    akşamın zilleriyle yağmurun çamlarını süslerdi

    kendisinin olmayan kadınları sevdi hep

    imana geldi dedi annem son nefesinde)



    şimdi burda, karanlığa açılan kapının eşiğinde

    o eksik harfi soruyorum alfabelere

    onarmak için içimdeki yıkılmış köprüleri

    yazmak için masalını köklerin, aşıboyalarında

    ve yıldız çitlerinde kanayan

    günübirlik bir ömre

    yarıda kesilen bir çiftetelli hüznüyle

    yırtarak içimdeki şarkıyı

    soruyorum babama;

    “her şey ölümde birikir demiştin bana

    ve hayat yaşansın diye vardır sadece

    dinle ağustos böceklerini

    ve sıcak bir el gibi alnında gezen

    hayatın seslerini, ve unutma, dokunduğu yüzlerde

    yumuşak bir kili yoğurur insan

    ellerindeki toprak

    ancak böyle dönüşebilir güle”

    (işte mevsim toprak ve gül, alnımda ipek/ten el

    gibi hayat, ne varsa yok, ne yoksa var

    içimdeki görünmeyen gecede

    susmak nedir bilmeden ötüyor hâlâ

    upuzun bir denizin görünmez sahilinde

    seninle dinlediğim ağustosböcekleri)



    söyle şimdi, biriken ne, kökleri büyüten o karanlıkta?

    nerede hammaddeyi güle çeviren simya

    nereye, nereye koysam başımı

    kayıyor bir yıldız daha

    yakarak ağzının denizinde kanayan

    ölümsüzlük vaadini

    gidiyorsun, duvara çizilmiş bir pencereden

    kapısını örtmeyi unutmuş bir gezgine

    “yolun adını göçebe yazar“ diyor yasalar

    geri dönmeyişlerin alfabesine

    (ve babası ölen çocuklar hiç büyümez

    gözlerinde taşır sesinden düşen göğü

    sorular biriktirir yağmur yerine

    yağmayı ertelemiş sevgilerin renginde)



    gidiyorsun, içime çizilmiş bir labirenti

    geçerek sönmüş bir kandilin gölgesinde

    kapanırken bir yerde bir pencere

    açılıyor yokluğun kara kapısı

    (gözlerinden kopan o mavi ışık

    hayatı soruyor hâlâ ölüme)




    Bu da geçer, Ya Hû!

  4. #14
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Ayten Mutlu yaşamı, şiirleri

    FEMİNA

    nasıl bir ayin gerek bu lanete Femina
    yaşamının kırıkları birleşsin diye
    hangi büyülü ezgiyle dans edeceksin
    yeni günün şafağında?

    bin yılların laneti bu Femina
    başka gün yok başka dünya
    hadi dans et, elinde bir tas zehir
    ayak bileklerinde demirden halkalarla

    sıkılgan hecelerin sedef çiçekleriyle
    kanırt çivisini tüm kutsal kitapların
    Femina dans et ince topuklarınla
    sars kızıl opalini toprağın

    uzun kürklü hayvanların ininde
    soğuk yıldızların ince yılanı
    gibi kıvrıl Kybele ananın suretinde

    başka gün yok başka dünya
    boyun eğişlerin gururlu zilleriyle
    çal bin yıllık aldanışı Femina

    içinde eskil ritim, yırtılan etin sesi
    umarsız sessizliğin iç çekişleri
    eşlik edecek senin dansına

    işaret bekleme sim gölgeler çağından
    ışığın içindeki gölge gibi gel
    ballı şerbetleri yudumlar gibi
    iç aykırılığın saf içkisini
    yaz buğusunda yanan ülke gibi gel

    aklın deliliğe çarpan kıyılarından
    bay tanrının yatağından
    sisten çık gel siyah tüller içinde

    siyah güller içinde
    dantel tencerelerin kızgın köpüklerinde

    hadi dans et, çoktan başladı ayin
    büyülü ellerinle çal aşkın zillerini
    Femina, uysallığın çılgın gelini

    dans et, siyah iplik gününde parlak taşların
    dans et, lanetli çığlığıyla bataklık kuşlarının
    dans et, usanmış askeri gündelik savaşların
    dans et, çağıran ritmiyle kaybolmuş hayatların

    başka gün yok başka dünya
    yeni günün şafağında
    Femina
    dans et



    Bu da geçer, Ya Hû!

  5. #15
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Ayten Mutlu yaşamı, şiirleri

    GİDELİM

    I
    uzaklara gidelim, yağmurun çanlarına
    ışığına gölgeler kralının, suyun çıplaklığına
    yürüsün yol, uysal ve inatçı bir yoldaş
    yanımız sıra, biz gidelim, çoğalan arzusuna

    patikaların, kanın çığlıklarına
    dursun zaman, biz gidelim
    seke seke gidelim
    göğün suretini çizen denize,
    kımıldayan taşların şarkılarına
    yeraltı madenine kardeş dağların
    çağrılı bir konuk gibi gidelim
    ırmakların soluksuz yankılarına
    altın bir muştu gibi soluk soluğa

    morötesi sözcüklerle gidelim, yalanların
    ürkünç gece kuşlarının uğramadığı orman
    yalınlığına, art arda örülmüş duvarların
    ötesine geçelim, okşayan yalımına
    otların, karanlık sokakların kıvılcımına
    içimize gidelim ateşin ve külün barıştığıtoprağa
    II
    çocuk yüzlü sabaha
    direncine delikanlı çağların
    kurumuş dalların içindeki yaprağa
    bekleyen rüzgârına çöl yıllarının
    kızıl bir nar olup çatlasın güneş, biz gidelim
    üzüm buğularına
    yıldız kavşağına haritaların

    ufkun yatağını sersin gökyüzü, çıngırak seslerine
    bilge hayatın, dansederek kanın mağarasında
    dönsün mavi bir buğu gibi dünya
    biz oraya gidelim, elma kokularına
    yitirilmiş ne varsa çağırsın aşk
    adımızı güzelliğe sora sora gidelim

    saf mücevher günlere
    mor sümbül gecelere, ömrün köpüklerinde
    açan o kızıl güle
    çamurun kalbindeki acıyla yakıp meşaleleri
    unutulmuş saflığın izlerini süre süre gidelim

    biz nereye gidelim?
    o yakut ülkesine yüreğimizin
    hadi gidelim



    Bu da geçer, Ya Hû!

  6. #16
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Ayten Mutlu yaşamı, şiirleri

    GÜN BİTECEK

    -I-

    gün bitecek paramparça döneceksin kendine
    silmeye çalışarak geceden suretini
    aynaya bakacaksın içindeki deliye

    kim bilir hangi aşkta bıraktığın gülüşün
    kırıkları olacak yaralı bakışında
    aynalarda gördüğün
    son cesettir kendine öldürdüğün
    diyecek gözlerinde kırılan ayna

    sen geceden gizleyip suretini
    gövdendeki hayalete sarılacaksın
    tanıdık kokular kesecek bileklerini
    yırtık fotoğrafları yeniden yırtacaksın


    -II-

    geceyi örtse de geçtiği mevsimlere
    hâlâ yalanların en güzelidir aşk
    sarışın acılar gizlenir gölgesine

    böyle diyecek ayna, yine inanacaksın
    ilk kez inanır gibi huzura ve lanete
    paramparça bir yüzün son gülüşünden kalan
    cam kırıkları hâlâ kanarken yüreğinde

    geçtiğin sokaklara yeniden dönmek için
    içindeki delinin ardından koşacaksın

    sustuğun aşklar gibi konuşkan
    yalnızlığın gibi bin parça
    yeni bir gün çizerek yüzündeki aynaya
    kendine yeniden başlayacaksın



    Bu da geçer, Ya Hû!

  7. #17
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Ayten Mutlu yaşamı, şiirleri

    GİTME

    dur
    uyanan güz çiçeklerinin
    alazlanan taşların
    çalınmış yazgıların ve ıslak hüzünlerin
    ülkesi olan

    yanımda kal

    o vahşi güzelliği gitmelerdeki
    bugünlük
    çöl rügârlarına bağışla ne olur

    kalırsan
    akşam ve bulut ve gökyüzü ve çimen
    ve gözyaşı ve kahkaha ve hüzün
    ve yalnızlık
    -o gizi ömrümüzün-
    bu eski hikâyede ne varsa yaşanmayan
    başlayacak birazdan

    gitme





    Bu da geçer, Ya Hû!

  8. #18
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Ayten Mutlu yaşamı, şiirleri

    GİTMEK

    gün gelir insan anlayıverir
    tek başına yaşlanan bir ağaç olduğunu
    o yüzden kederi yazmak isteyebilir
    rüzgârın gövdesinde açtığı yaralara

    sonbaharda şaşarak öğrenirsin
    yaprakların rengine inanmamayı
    ve zamanın o müthiş yalanını
    o müthiş yalanını tutkunun, ihtirasın
    anların, anıların,
    çılgın bir nehir gibi kör koşularda
    yaşadıklarının ve yaşayamadıklarının

    dağlarda, odalarda, avunmalarda
    çoğaldın sandığın azalmalarda
    ışığını yitirmiş o ölü yıldızlarda
    düşen bir yaprağın son gülüşünde açan
    yankısız çığlıklarda

    şaşarak öğrenirsin
    zamanın ve hayatın büyük sırrını

    gök sadece yağmura anlatır sonsuzluğu
    oysa unutur damla toprağa değer değmez
    yağmurun da kederli bir ülke olduğunu

    unutmaktan başka güz yokmuş gibi
    ve hayattan daha gerçek bir yalan

    toprağa ne söyler yağmurun sesi
    bir şarkı mı, bir şiir mi, bir güz hikayesi mi
    yaşlı bir ağaç olsan, çırılçıplak bir ağaç
    ne söylerdin, kalbinde esip duran rüzgâra?

    "beni terk et
    içimde sonbahardan başka bahar kalmadı"

    belki de gitmektir aşk, sadece gitmek
    avare bir kederi sarıp yaralarına
    rüzgârın devirdiği bir ağaç gibi
    köklerini sessizce bırakarak toprağa



    Bu da geçer, Ya Hû!

  9. #19
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Ayten Mutlu yaşamı, şiirleri

    GÖÇ

    sürüklemek maviye doğduğun alacayı
    serçenin kanadına
    asıp bir akbabayı



    Bu da geçer, Ya Hû!

  10. #20
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Ayten Mutlu yaşamı, şiirleri

    HAYAT

    Hades'ten geliyorum, ayağım toprak
    yürüyorum Hades'e
    göğün mavi korlarına basarak



    Bu da geçer, Ya Hû!

Benzer Konular

  1. Mutlu ol bu bir emirdir
    Konu Sahibi Araf Forum Videolar
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 06.Şubat.2011, 01:25
  2. Ne mutlu bana ki ....... var...
    Konu Sahibi Fairy Forum Güncel Anketler
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 11.Ocak.2011, 09:57
  3. mutlu son:D
    Konu Sahibi NefeS Forum Karikatür
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 10.Aralık.2009, 04:46
  4. Mutlu son yakın!..
    Konu Sahibi Dostyakasi Haber Forum Trabzonspor
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 17.Haziran.2009, 04:23
  5. Mutlu evliliğin sırrı...!
    Konu Sahibi yaziklar_olsun Forum Komedi ve Mizah
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 30.Ocak.2009, 22:41

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
film indir instakip.com, dini sohbet, islami forum, muhabbet, ingilizce kursu, mehter takımı Ayetel Kürsi Perde kitap özetleri