Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Toplam 6 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 6 arasi kadar sonuc gösteriliyor
dqw
  1. #1
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    67
    Mesajlar
    372

    Standart Arif Nihat Asya Şiirleri


    Arif Nihat Asya (7 Şubat 1904, Çatalca, İstanbul - 5 Ocak 1975, Ankara), Milliyetçi şiirleriyle tanınan ve Adana'nın kurtuluş günü olan 5 Ocak günü yazdığı ünlü Bayrak şiirinden dolayı "Bayrak şairi" olarak da anılan Türk şairdir.

    Arif Nihat Asya İstanbul Üniversitesi Yüksek Öğretmen Okulu Edebiyat Bölümü’nü bitirdi. Adana, Malatya, Edirne, Tarsus, Ankara ve Kıbrıs'taki liselerde edebiyat öğretmenliği yaptı. 1950 yılında Seyhan (Adana), ve 1954 yılında da Eskişehir milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne girdi. Milletvekilliğinden sonra tekrar bir süre daha öğretmenlik yaptı. Ankara Gazi Lisesi edebiyat öğretmeni iken 1962'de emekliye ayrıldı.

    Yeni İstanbul ve Babıli’de Sabah gazetelerinde yazılar yazdı. Aruzla başladığı şiirde rubailer, gazeller yazdı. Özellikle rubailere büyük önem verdi. Rubailerden oluşan 5 ayrı kitap yayınladı. Daha sonra heceli ve serbest vezinli şiirler yazdı.

    Milliyetçi şiirleriyle dikkat çeken Arif Nihat Asya, yurdun güzelliklerini, doğasını anlatan, kimi zaman yergici ama Türklüğü yücelten şiirleriyle de bilinir.



    AĞIT...


    Ağlayın, parmakları nur
    Sularından kınalı kızlarım
    Ağlasın Meraga göklerinden
    Meraga'ya bakıp yıldızlarım

    Yollara Kürşadlar uzanmış ölü
    Ağlasın Akülke, ağlasın Sütgölü
    Yiğitlerim uyur gurbet ellerde
    Kimi Semerkant'ta bekler beni
    Kimi Caber'de

    Caber yok, Tiyanşan yok, Aral yok
    Ben nasıl varım?
    Ağla ey Tanrı dağlarıdan
    İndirilmiş Tanrım

    Şu yakın suların
    Kolu neden bükülmez
    Fırat niçin, Dicle niçin, Aras niçin
    Benden doğar, bana dökülmez?

    Ben ki ataeşle konuşurdum.selle konuşurdum
    İdil'le Tuna'yla Nil'le konuşurdum
    "Sangaryos"u "Sakarya" yapan
    "İkonyom"u "Konya" yapan
    Dille konuşurdum.


    A.N.A


    ANNE..


    İlk kundağın
    Ben oldum, yavrum;
    İlk oyuncağın
    Ben oldum.

    Acı nedir
    Tatlı nedir... bilmezdin
    Dilin damağın
    Ben oldum.
    Elinin ermediği
    Dilinin dönmediği
    Çağlarda, yavrum
    Kolun kanadın
    Ben oldum
    Dilin dudağın
    Ben oldum.

    Belki kıskanırlar diye
    Gördüklerini
    Sakladım gözlerden
    Gülücüklerini...
    Tülün duvağın
    Ben oldum!

    Artık isterlerse adımı
    Söylemesinler bana
    'Onun Annesi' diyorlar...
    Bu yeter sevgilim bu yeter bana!

    Bir dediğini iki
    Etmiyeyim diye öyle çırpındım ki
    Ve seni öyle sevdim sana
    O kadar ısındım ki
    Usanmadım, yorulmadım, çekinmedim
    Gün oldu kırdın...
    İncinmedim;
    İlk oyuncağın
    Ben oldum.. Yavrum
    Son oyuncağın
    Ben oldum...

    Layık değildim
    Layık gördüler
    Annen oldum yavrum
    Annen oldum!


    A.N.A


    BAYRAK


    Ey,mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
    Kızkardeşimin gelinliği,şehidimin son örtüsü!
    Işık ışık, dalga dalga bayrağım,
    Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

    Sana benim gözümle bakmayanın
    mezarını kazacağım.
    Seni selamlamadan uçan kuşun
    yuvasını bozacağım.

    Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder...
    Gölgende bana da, bana da yer ver !
    Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar.
    Yurda ay yıldızın ışığı yeter.

    Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün.
    Kızıllığında ısındık,
    Dağlardan çöllere düşürdüğü gün.
    Gölgene sığındık.

    Ey, şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalan;
    Barışın güvercini, savaşın kartalı...
    Yüksek yerlerde açan çiçeğim;
    Senin altında doğdum,
    Senin dibinde öleceğim.

    Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim:
    Yer yüzünde yer beğen !
    Nereye dikilmek istersen,
    Söyle, seni oraya dikeyim !


    A.N.A


    ÇOCUK VE AĞAÇ


    Çocuk, çok sevdi ağacı...
    Verirdi ona, her kış
    Çiçekleri olaydı!

    Ağaç, çok sevdi çocuğu...
    Öperdi altın saçlarından
    Dudakları olaydı!

    Ve ona öptürmek için,
    Eğilirdi yerlere kadar;
    Yanakları olaydı!

    Dökerdi önüne hepsini
    Gümüşten, altından, sedeften
    Oyuncakları olaydı!

    Ve çocuk gittikten sonra,
    Böyle kalır mıydı ağaç?
    Ne olurdu onunda
    Bacakları olaydı,
    Ayakları olaydı!


    A.N.A


    DAĞLAR


    Çekmece'den Maltepe'den ileri
    Gitmemiş Sâdâbâd çelebileri
    Alem tepesine Alemdağ derler...
    Böyle bilmiş böyle yazmış eserler.

    Dağlar var karanlık, dağlar var beyaz.
    Korka korka eteğinden öper yaz;
    Ağrıdağ, Babadağ, Gâvurdağ, Ilgaz
    Kubbelerdir...dolaşır, aşılmaz.

    Tendürük'te, Kop'ta Palandöken'de
    Kurtların payı var gelip geçende...
    Ki alırlar vermek istemesen de!

    Dağlar var, tahtından inmeyen sultan
    Dağlar var, yapılmış bundan, buluttan...
    Dağlar var ki Bingöl, Binboğa, Süphan,

    Medetsiz'ler, Mor'lar, Nur'lar, Yıldız'lar;
    Karalar, Kızıllar, Bozlar, yağızlar...
    Karla dolar 'İmdat' diyen ağızlar;
    Yollar kesen, haraç alan dağlar var.

    Bolkarda çamların sakızı damlar...
    Ve bir yıldız düşer, tutuşur çamlar...
    Bir kızıl şehrâyin olur akşamlar...
    Tacı olan, tahtı olan dağlar var.

    Tüter Sarıçiçek, burcu burcudur,
    Akşamlar ya mor, ya turuncudur.
    Ve kışın dünyanın öbür ucudur...

    Sarkarken Cudinin karları dal dal
    Bağdaş kuradursun yollara Karhal!
    'Ferman padişahın, dağlar bizimdir;'
    Dedi yerde bir kurt, gökte bir kartal.

    Dönmez misiniz ey yolda kalanlar;
    Yolcular, garipler, garip çobanlar;
    Allahüekberde tekbir alanlar?
    Ovalar, konaklar, yollar aşırı
    Birbirini selamlayan dağlar var.

    Dağlar var, batının yangınında kor...
    Dağlar var; adları Nemrut, Balahor...
    Kayışdağ kim, alemdağ kim oluyor?

    Lakin ufukları görünce yoksul
    Dağ yerine kubbe yapmış İstanbul;
    Kurşun şamdanlarda mumlar fildişi...
    Ki pırıltıları sularda pul pul.





  2. #2
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    67
    Mesajlar
    372

    Standart Ynt: Arif Nihat Asya

    D-III


    Yatırırken bu sedef kakmalı şimşir beşiğe
    Neyle kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı?

    Perdelerden taşırıp neyleri çığlık çığlık
    Neyle kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı.

    Bir, ipekten ve köpükten yaratılmış yumuşak
    Tüyle kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı.

    Kıyılardan, ovalardan dererek inciyle,
    Çiyle kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı.

    Gece, mehtâbı elekten geçirip kirpikler
    Ayla kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı.

    Mesnevî'sinde bir altın lüleden nûr akıtıp
    Öyle kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı.

    'Bu yürek durmayacaktır' dediler.. esmâdan
    'Hay'la kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı.

    Sakalar doldurarak kırbaların Kevser'den
    Meyle kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı.

    Ve açıp ağzını Nîsan Tası'nın Besmele'ler
    Suyla kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı.

    Rûhlardan, kokulardan, durulardan duru bir
    Şeyle kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı.

    Ulu Tûbâ'ların altında gönüller, eller
    Böyle kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı.


    A.N.A


    FETİH MARŞI


    Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek;
    Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek;
    Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek

    Yürü, hala ne diye oyunda oynaştasın?
    Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!

    Sen de geçebilirsin yardan, anadan, serden....
    Senin de destanını okuyalım ezberden...
    Haberin yok gibidir taşıdığın değerden...

    Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın...
    Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!

    Yüzüne çarpmak gerek zamanenin fendini...
    Göster: Kabaran sular nasıl yıkar bendini?
    Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini

    Şu kırık abideyi yükseltecek taştasın;
    Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!

    Bu kitaplar Fatihtir, Selimdir, Süleymandır.
    Şu mihrap Sinanüddin, şu minare Sinandır.
    Haydi artık uyuyan destanını uyandır.!

    Bilmem, neden gündelik işlerle telaştasın
    Kızım, sen de Fatihler doğuracak yaştasın.!

    Delikanlım, işaret aldığın gün atandan
    Yürüyeceksin... Millet yürüyecek arkandan!
    Sana selam getirdim Ulubatlı Hasandan....

    Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın;
    Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!

    Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin!
    Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın!
    Yürü aslanım, fetih hazırlığı başlasın...

    Yürü, hala ne diye kendinle savaştasın?
    Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!


    A.N.A


    GÜZELLİK


    Hastalık, sevgisizlik, öksüzlük...
    Neler geçirdim ben!
    Çıkabilseydi bir, "güzel" diyecek
    Güzelleşirdim ben!


    A.N.A


    KANATLAR


    Yaşamaktan mı yorgunum,bilmem
    Seni günlerce beklemekten mi?
    Yine yoldan geyik geyik sekişin
    Gün sönerken mi,ay batarken mi?
    Söyle:Memnun musun uzaklarda
    Yuvan aydın gönülcüğün şen mi?

    Yine kalsın mı, dizlerimde başın
    Yine koynumda can çekişsen mi...
    Kim sorar,ey hayat,kim düşünür
    Ki vakit geç mi yoksa erken mi?

    Söyle:Memnun musun uzaklarda
    Yuvan aydın gönülcüğün şen mi?

    Gökte kanatlar bizimdi...bilmezdik
    Bu hafiflik kanat mı yelken mi;
    Anlamaz,anlamazdık Allahım
    Böyle yekpare can mıyız ten mi?

    Söyle:Memnun musun uzaklarda
    Yuvan aydın gönülcüğün şen mi?

    Bilemem:Gizli gizli'gel'dediğin
    Başka bir aşina mıdır,ben mi;
    Kadehinden mi sarhoşum hala
    Kadehlerinden mi?

    Söyle:Memnun musun uzaklarda
    Yuvan aydın gönülcüğün şen mi?


    A.N.A


    MAVİ


    Kayıklarla kayıkçılar
    Dalgıçlarla balıkçılar
    Bilirsin:ne ister,deniz!

    Kendini bu isteklerin:
    Yelkenlerin küreklerin
    Altına seriver, deniz!

    Balıkların,kandillerin
    Ne varsa olsun ellerin
    Bana mavini ver deniz!










  3. #3
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    67
    Mesajlar
    372

    Standart Ynt: Arif Nihat Asya

    SEN


    Koku, tad, sıcak... sende her aradığım vardı:
    Seni soğuk bulanlar, ısıtamayanlardı.


    A.N.A


    SENİ


    Sana vermiş veren sulardan ses
    Sana vermiş veren şiirden dil...
    Yaratılmışsın ayrı topraktan...
    Hamurun,toprağın bizimki değil!

    Saçların var,ki başka türlü sarı
    Gözlerin var,ki başka türlü yeşil

    Yarı olmuş vücudun üstünde
    Ne güzel şey çocuk yüzün ,çil çil!
    Bu köpükler,bu dalgalar,bu güneş...
    Hepsi birden diyor:'Geliş,serpil!'

    Nefesin var,ki başka türlü sıcak
    Gözlerin var,ki başka türlü yeşil


    A.N.A


    TANIMADI


    Türküm müjdeydi ülkeye
    Gezdim söyleye söyleye
    Bir gün söylemedim diye
    Türküm beni tanımadı

    Onlar bacım,onlar ağam
    Onlardır sevincim tasam
    Ahmet’im, Mehmet'im, Suna’m
    Güllü’m beni tanımadı

    Elimde doğmuş kuzular
    Bir gün benden soğudular
    Sordum ne oldunuz ne var
    Sürüm beni tanımadı

    Daha dün sözleştik şurda
    Düğün hazırladım Yurda
    Eller beni tanıdı da
    Sözlüm beni tanımadı

    Yine sizinleyim dedim
    Nasılsam öyleyim dedim
    Çıkıp ta söyleyim dedim
    Karım beni tanımadı

    Hırpalanmak ne kelime
    Didik didik lime lime
    Götürülürken ölüme
    Ölüm beni tanımadı


    A.N.A


    TANRIYA SESLENİŞ


    Elsizlere el,dilsizlere dil ver yeniden,
    Lütfet,bize bin şanlı nesil ver yeniden,
    Dünyayı alıp avcuna bir gün Tanrım,
    Avcunda bu dünyaya şekil ver yeniden.


    A.N.A


    YOLLAR


    Varsın biraz da yollar çeksin benim cefamı
    Artık verin çocuklar, artık verin asamı!.
    Bir başka kainata, bir başka yurda yol var;
    Siz örtünün garipler siz örtünün abamı!
    Yorgun düşüp uzandım altında asumanın;
    Gölgende buldum ey dal bir anne ihtimamı.
    Şahane manzaraydı dünya sınırlarında
    Bir kubbenin rüku’u, bir zirvenin kıyamı.

    Yükseklerinde ömrün dağlar, sular kovuklar:
    Yükseklerin diliyle tekrar edin nidamı!
    Dağlar lisana geldi, gökler lisana geldi;
    Şerh oldu Mesnevi’den yıldız
    Şerh oldu Mesnevi’den yıldızların kelamı.
    Şeffaf mavinizden abdest alıp el açtım
    Artık yakındayım, ey gökler, duyun duamı!












  4. #4
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    67
    Mesajlar
    372

    Standart Ynt: Arif Nihat Asya

    AĞRI


    Bir âbide istersen eğer, Ağrı'ya git!

    Yükseklerden gelen büyük çağrıya git!

    Çıkmışken yolcu, Ağrı'nın zirvesine,

    Dönmek ne demek? Kanatlanıp Tanrı'ya git!


    A.N.A


    ALPARSLAN-II


    Torunlarım dört yana, kol kol, gitsin;

    Malazgird'den İstanbul'a yol gitsin!

    Gelip sana çarpan gücü, yavaştan

    Anlamazsa, haritadan sil, gitsin!



    Şehidlerim, Tanrı'ya, al al, gitsin,

    Yaralıma su verene bal gitsin!



    Taclarını bir şey sanan gururlar

    Tahtlı gelip, taclı gelip kul gitsin!

    Fakat, harb bu: kalmak da var, ölmek de;

    Esir olup kalmaktansa öl, gitsin!



    Şehidlerim uçmağa, al al, gitsin,

    Yaralıma su verene bal gitsin!



    Çekilirmiş gibi davran merkezde

    İki yandan sağ yürüsün, sol gitsin!

    Olsa da son saatin son dakkası,

    Senden aman dileyeni sal, gitsin!



    Şehidlerim, Allah'a, al al, gitsin,

    Yaralıma su verene bal gitsin!



    Ve gönlünden kopup, bize bir yaprak,

    Bir tomurcuk gönderene gül gitsin.

    Düğünlerde tadı gelsin barışın:

    Kızlarıma duvak gitsin, tel gitsin!



    Şehidlerim Huzura, al al, gitsin,

    Yaralıma su verene bal gitsin!


    A.N.A


    AYAK İZLERİ


    Varlığından şu güzel ülkeyi kurtarsak da;

    Adımından kalan izler, lekedir toprakta!


    A.N.A


    BALIKLIGÖL


    Senin ey gönül, siyah balıklarına

    Yem atar yolcular, gelip, burdan

    Ver derinden bakanların gözüne

    Görünür bir beyaz balık, nurdan.


    A.N.A


    BİR BAYRAK RÜZGAR BEKLİYOR!


    Şehitler tepesi boş değil,

    Biri var bekliyor.

    Ve bir göğüs, nefes almak için;

    Rüzğar bekliyor.

    Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye;

    Yattığı toprak belli,

    Tuttuğu bayrak belli,

    Kim demiş meçhul asker diye?

    Destanını yapmış,kasideye kanmış.

    Bir el ki;ahretten uzanmış,

    Edeple gelip birer birer öpsün diye faniler!

    Öpelim temizse dudaklarımız,

    Fakat basmasın toprağa temiz değilse ayaklarımız.

    Rüzğarını kesmesin gövdeler

    Sesinden yüksek çıkmasın nutuklar,kasideler.

    Geri gitsin alkışlar geri,

    Geri gitsin ellerin yapma çiçekleri!

    Ona oğullardan,analardan dilekler yeter,

    Yazın sarı,kışın beyaz çiçekler yeter! Söyledi söyleyenler demin,

    Gel süngülü yiğit alkışlasınlar

    Şimdi sen söyle söz senin.

    Şehitler tepesi boş değil,

    Toprağını kahramanlar bekliyor! Ve bir bayrak dalgalanmak için;

    Rüzğar bekliyor!

    Destanı öksüz ,sükutu derin meçhul askerin;

    Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye

    Yattığı toprak belli,

    Tuttuğu bayrak belli,

    Kim demiş meçhul asker diye?...










  5. #5
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    67
    Mesajlar
    372

    Standart Ynt: Arif Nihat Asya

    HİSSE


    Onlar, almakta parsadan hisse...

    Bize kalmakta kıssadan hisse!


    A.N.A


    İNANMAK


    Bardaktan seni içmek

    Seni teneffüs etmek havada...

    Dolaşmak, dolaşmak sana dönmek

    Seni bulmak yuvada...



    Yolumuzda aylar, yıllar

    Basamak basamak...

    Basamakların çıkamadığı yere

    Kanatlarınla çıkmak...



    Boşaltmak takvimden günleri

    Günlerin üstünden yollara bakmak

    Rüzgarla esmek, sularla akmak...



    Baharı yollamak yollara

    Alıkoymak bir nisanın tadını...

    Dışarda herkes gibi seslenmek sana

    Ve koynunda söylemek asıl adını...



    İnanmak, inanmak, inanmak

    Ninnilerinle uyuyup, türkülerinle uyanmak...


    A.N.A


    KATİL


    Sende bilirsinki, iki kurşunla;

    Bana kolay kolay gelmezdi ölüm.

    İstedimki sana 'kaatil' desinler:

    Bunun'çin öldüm.


    A.N.A


    MARŞ


    Gök mavi, başak sarışın...

    Tadı ne güzel barışın.

    Karları ılık olacak

    Yarın yuvalarda kışın.



    On altı yaş kucağına

    Koşabilir yirmi yaşın

    Kanatları üzerinde

    Aşkın, dileğin, alkışın.



    Gök mavi, başak sarışın...

    Tadı ne güzel barışın!

    Fakat senin on savaşa

    Değer, ey yurt, bir karışın!


    A.N.A


    ÖPMEK


    Yanaklar öpmedesin, öptürüp yanaklarını;

    Böyle geçsin bu günlerin varsın.

    Sen ey çocuk! Öpülüp öpmenin ne olduğunu;

    Dudaklarında dudaklar duyunca anlarsın!









  6. #6
    Aktif Üye yaziklar_olsun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mart.2009
    Yaş
    67
    Mesajlar
    372

    Standart Ynt: Arif Nihat Asya

    SAÇ


    Akran değiliz diye

    Beni çevirme geri:

    Saçım ağarmış..fakat

    Kararır, geceleri.


    A.N.A


    SAN'AT


    Sen, mermi yaratırsın;

    Ben, ondan saray yaparım!



    Suya ektiğin kamışı

    Keser, biçer ney yaparım!



    Yuvada Havvâ'ya gelin,

    Âdem'i güvey yaparım!



    Şu manâsız mesafeyi

    En yaparım, boy yaparım!



    Yeter ki sen... ver ben ondan

    Mutlaka, birşey yaparım!



    Bir yalıncık gönderirsin;

    Tarar, süsler bey yaparım!



    Gökteki öksüz dilimi

    Bayrağıma ay yaparım!


    A.N.A


    SİGARA ÇEŞİTLERİ


    Dolup taşar camekanlarda her çeşit sigara;

    O eskidir, bu yeni...

    'En zararlı olan, hangi cinstir? ' dersen

    Derim: 'İçilmeyeni! '


    A.N.A


    ŞİİR


    Şiir okuyacağım..

    Dinlemeye geliniz...

    Çok da alkış istemem:

    İncinmesin eliniz!


    A.N.A


    TEPELER


    Çadırtepe, Dumlupınar,

    Türbetepe, Adatepe...

    Ki üstlerinden bir bulut

    Geçti güller serpe serpe.



    Türbe, otağ. kubbe, eyvan...

    Adları Dicle'de Seyran,

    Fırat yollarında Aslan,

    Çukurova'da Kurttepe.



    Kültür, Tınaz, Dua, Fikir...

    Say sayabilirsen bir bir

    Kemerlerdir, kubbelerdir

    Bir yeni imana gebe.



    Uzar sınırlar aşırı

    Tepelerin kervanları;

    Biri mordur akşamları,

    Biri şafaklarla pembe.



    Süslemişler yurdu yer yer...

    Ki çocuğun geçer gider

    Rüzgârlar alnını, seller

    Eteğini öpe öpe.



    Lâle, Menekşe tepesi...

    Fakat hepsinin kubbesi

    Allahüekber dağında

    Allahüekber tepesi.
















Benzer Konular

  1. Ahmed Arif Şiirleri
    Konu Sahibi fırat Forum A
    Cevap: 34
    Son Mesaj : 31.Ocak.2013, 13:47
  2. Dr. Arif Ali Albayrak Şiirleri
    Konu Sahibi SiNaN32 Forum D
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 28.Aralık.2010, 07:01
  3. Arif Damar Şiirleri
    Konu Sahibi SiNaN32 Forum A
    Cevap: 6
    Son Mesaj : 05.Aralık.2010, 12:46
  4. Asya – Canım
    Konu Sahibi EKoL Forum Müzik Videoları
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 12.Aralık.2009, 14:21
  5. Nihat Behram şiirleri
    Konu Sahibi Azecan Forum N
    Cevap: 15
    Son Mesaj : 18.Nisan.2009, 17:35

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
film indir, elektronik sigara, instakip.com, besyo, dini sohbet, islami forum, ejzane.com, muhabbet, ingilizce kursu, mehter takımı