Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Toplam 7 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 7 arasi kadar sonuc gösteriliyor
dqw
  1. #1
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    62
    Mesajlar
    6.980

    Standart Arif Damar Şiirleri

    DUR DUR

    Gecem erken dur dur
    Gözlerine bakmazsam uzun bakmazsam
    Gecem erken inecek bitecek tükenecek gibi de değil
    Dur bi sokak daha aydınlık edineyim
    Gecem erken

    Yağmuru güneşleri haziranı yürüsek
    Diyelim saat 24 aşk dinler mi cumartesiyi geçmişiz dinler mi
    Akşamları alsak samanyolunu alsak Aksaray'a götürsek bıraksak
    Bir dalı kırdık diyelim şiirden başka nereye konur
    Gecem erken inecek dur dur

    Hangi gökyüzü ister yasak edilsin bakılmak bakılmak
    Dur bir sokak daha aydınlık edineyim
    Gecem erken, bitecek tükenecek gibi de değil
    İstersen sonu yok diyelim istersen ırak ırak
    Gecem erken inecek


    --------------------------------------------------------------------------------

    GİTME KAL

    Nice nice acıları aklına getir
    Bunca yoksulluğu aklına getir
    Gözyaşlarını aklına getir
    "Gitme kal" var yok dinlemez bir çocuk isteğidir
    Gitme aklına getir

    Kıraç mı kıraç toprakların üstüne
    Güneşler açar yağmurlar kesilince
    Çırılçıplak kayada yeşerir incir ağacı
    Dağların kuytusunda bir uslu çiçek
    Dağıtır mavisini kendi kendine
    Gitme beraberlik içinde
    Nasıl sevinirdik aklına getir

    Her şeyi her şeyi aklına getir
    Gece yarılarını aklına getir
    Söylediklerimi aklına getir
    Sinsi yağmurlar yağıyordu
    Soğuktu
    Yaktığımız ateşi aklına getir

    Nerelerden geçiyorsun aklına getir
    Gitme dünyamızın her yerinde
    Yorgun eller gülleri derleyince
    Ellerin sevincini aklına getir
    Güllerin sevincini aklına getir

    Ne çok severdik seni aklına getir


    --------------------------------------------------------------------------------

    KUYTUDA

    Işığın benim için yanmıyor geceleri
    Benim sesimle uyanmıyorsun uykularından

    Doğan günle canlanan sevincin
    benim için değil
    Yenilenen güzelliğin
    dinlenen elin

    Benim sevdam koduğun gibi
    kuytuda saklı durur
    Suçlu.
    sen suçladın
    Elden günden utanır

    Kulağı ayak sesinde
    senin ayak sesinde


    --------------------------------------------------------------------------------

    SAAT SEKİZİ GEÇ VURDU

    Kime ne desem
    Boyuna kendimi dinliyordum eski yağmurları dinliyordum

    Düşünmeden biliyorum deniz ılıdı
    Dökülen çelik katı
    Yürüyenler yanyana

    Yüzümü güneşte dinlendirsem
    Dağın dağ olduğunu bilsem, ovanın ova, ağacın ağaç
    Kurtulurdum

    Çok köprülü sular gibi git git bitmedi
    Boyuna kendimi dinliyordum eski yağmurları dinliyordum

    Saat sekizi geç vurdu
    Giden gitmiş hüznü ayaklandırmak boşuna
    Düşünmeden biliyordum


    --------------------------------------------------------------------------------

    AYNANIN ÖNÜNDE

    Altmış beş yıl
    - Bir ömür bu bir uzun -
    Yoksa önce mi biraz
    Yazdı kuşkusuz ilkyaz
    Saksılara uzak duran gelinciklerden
    Anneme götürdüğüm o demet
    Bir küçük bulut parçası alev alev
    Yeşil yapraklar içinde kızıl
    İsyan bayrağım oldu zamanla
    Aynanın önünde

    Solgun sarı
    Mor çiçekli
    Kale işi
    Küçük vazomuzun içinde
    Nasıl da durdu bunca yıl
    Ne ben
    Ne de ah benim güzel annem
    Elimiz değip de bir yol
    Suyunu yenilemedik
    Aynanın önünde

    Bakın duruyor işte
    Duruyor o ilk günlerdeki gibi
    Görüyorum salınıyor ara sıra
    Bir o yana bir bu yana
    Eski uzak günlerimizde kimi zaman
    Kimi zaman bu günlerimizde
    Aynanın önünde

    Ayaklanan bir şarkı duyulur bazen
    Bir devrim şarkısı Marseyez gibi
    Yıldız kayar ay seslenir bir gemi geçer

    Çiçekler de seslenir derinden
    Derinden çok derinden
    Kederi çevrensiz sessizliğimizden

    Nohut oda bakla sofa evimiz
    Bir yıkıntıdır çoktan
    Nasıldı o eski deyim
    İşte öyle "yer ile yeksan"
    Denizden kopup gelen sert poyraz
    İstenmeyen bir konuktu
    Kapımızda penceremizde
    O günler nerede nerede nerede

    Dalıp dalıp gidiyorum
    Zaman zaman
    Her şey bıraktığım gibi uzaktan
    Bu uzun yaşam boyu hep böyle
    Eksiği yok orada hiçbir şeyin
    İşte her şey yerli yerinde
    Kapımızda penceremizde
    Aynanın önünde

    Durup dururken
    Ve de birden
    Pusula bekleyen yıldız karayelde
    Ayaklanan şarkı savruluyor
    Savruluyor kızıl gelincikler
    Kırlangıçlar martılarla birlikte
    Bulutsuz Gelibolu göklerinde
    Alev alev o bulut
    Göndersiz bir bayrak savruluyor
    Hoyrat ses duyuluyor kargaşa bitmez
    - Unut unut unut

    Çok yaz
    İlkyazlarda
    Yabanıl gülleri beyaz
    Uzun ovamızda bizim
    Bol yapraklı Ece ovamızda
    Ya da Marmara'yı
    Akıntılı Boğaz'ı öpen
    Dışdeniz'e
    "Nam-ı diğer" Saros körfezine hasret
    Ekininden geçilmez kırlarımızda
    İçerimde o çevrensiz keder
    Önlerine çıkıyorum sessiz soluksuz

    Güneşte bir yağmur
    Bir sağnak gibi birden
    Yeniden sonra yeniden
    Bir yerlerde isyan bayrakları yükselir
    Bir devrimin şarkısı ayaklanırken
    Kıpkızıl gelincikler derliyorum
    Evimizin güzelim vazosunu
    Bir gün bile çiçeksiz bırakmıyorum
    Aynanın önünde

    Annem benim
    Nasıl inanırım ben buna nasıl
    Yoksa nasıl dayanırdım onca yıl
    Kız kardeşim
    Biricik kızım
    Sevdalım
    O hep üşüyen
    O hep yoksul
    Otuz yedisine bile gelmeden
    Ah o yiten yiten yiten

    Gülümsüyor işte ben görüyorum
    Gülümsüyor bilinmedik bir yerden
    Ötelerden çok ötelerden
    Uzaklardan çok
    Aynanın içinden

    Sonsuzluk sonsuzdur kim bilmez
    Aydınlıktır
    Dilerim mevsimi tektir
    Tektir hep yaz

    Ah ilkyaz


    --------------------------------------------------------------------------------

    SAKSI

    Elimde demin
    Küçük bir saksı vardı
    Boş bir saksı

    Nasıl ağırmış meğer
    Nasıl kolum ağrıyor
    Boş
    Bomboş
    Çiçeksiz bir saksı


    --------------------------------------------------------------------------------

    25 HAZİRAN 1981

    Yoktun ya burda
    Burda yokken
    Daha sıkı tuttum ellerini
    Daha yakından baktım yüzüne
    Daha iyi daha çok
    Gördüm dinledim seni
    Takıldım peşine sonra
    Gözlerinden geçen bulutların
    Yere düşmüş bir gülün
    Belki senin önündeyim şimdi


    --------------------------------------------------------------------------------

    GECE

    Gece seni birdenbire hatırladım

    Nasıl bakarsa sürüye dağdan bir canavar
    pencereden dışarıya öyle baktım

    Dışarda seni benden ayıran hayat
    dışarda lodosa çevirmiş hava
    eriyor günlerdir yağan kar

    Bir görülmez düşmanın üzerine yürümek
    ve düşüp ölmek sonra
    birkaç adım atarak


    --------------------------------------------------------------------------------

    DİDİNE

    Gücünden kattım güçlendim
    Sesinden kattım seslendim
    Sana seslendim
    Dönüp baktılar ben bin diyeyim

    Oy oy dedim yanlış anlama
    Durmuşsam dinleniyorum
    O sokak senin bu sokak benim
    Aslında yerimdeyim

    Bir elde hep elimin biri
    Ötekini görmüyor musun
    Kimi bir adım geride kalıyorum
    Kimi bir adım geride kalıyorsun

    Ayışığını yoluna çıkarıyorum
    Yolu yok olana çıkarıyorum
    Kayaların ardından çıkarıyorum
    Kayaların önüne çıkarıyorum

    Ateşböceklerini karanlıkta bırakıyorum


    --------------------------------------------------------------------------------

    YOK YERE

    Yalnızlığım kalabalık gitgide
    Soğuk günler gibi çekildim kentin sokaklarından
    Yoksa koruyamam bu sevinci, kılır kolum kanadım yoksa
    Hani yok mu ya, hani ne derler, hani işte yok yere
    Yalnızlığım yalnızlığım gitgide

    Yığınları yerine koyuyorum sıradağları diziyorum ardarda
    Bunu ben ister miydim oysa hiç ister miydim
    Kapılarda kalmasaydım nsıl söylesem? Yarı yolda
    Hani yok mu ya, hani ne derler, hani işte yok yere
    Yalnızlığım kalabalık


    --------------------------------------------------------------------------------


    BİR AŞK ŞARKISI
    YAZMAK İSTERDİM SENİN İÇİN


    Bir aşk şarkısı yazmak isterdim senin için
    Unutulmasın ebediyete kadar
    Sensiz geçen anılarım gibi hazin
    Ve aşkımızla yüklü olsun mısralar.

    Bir aşk şarkısı yazmak isterdim senin için
    Sığdırsın içine bütün güzellikleri
    Semanın maviliğini ve sonsuzluğunu sevgimizin
    Ve bitsin "Seni Seviyorum"la cümleleri.

    Bir aşk şarkısı yazmak isterdim senin için
    Yalnız söleyebilelim sen ve ben
    O şarkıdır ki ılık bakışlarında gözlerini
    Gölgeler halinde dile gelir.

    Bir aşk şarkısı yazmak isterdim senin için


    --------------------------------------------------------------------------------

    VİETNAM

    Vietnam için yazmadın dedi Akşit
    Vietnam için şiir yazılmaz
    Vietnam için döğüşülür
    Vietnam için ölünür


    Yapraktan kömür
    Kirpikten kül
    Gözlerin yandığı Vietnam

    Dağ ol dağlarına katıl
    Başak ol
    Tüfek ol çatıl
    Tuz ol ekmeğini bansın
    Göreyim

    Ağlamayı bilmiyor Vietnam
    Şiir ne ki
    Gözyaşı
    Çocuklar doğmadan öldürülüyor
    Git Vietnam'da ana ol


    --------------------------------------------------------------------------------

    SESLERİN AYAK SESİ

    Kırlangıçlar dönecek yakında
    Açılacak onurlu kapıları
    Haziran sabahlarının
    Ağırdan

    Yer gök deniz nasıl bak
    Birbirine karışacak
    Çiçekler başı çekecek hey Nice
    Sonra çocuklar
    Balonlar uçurtmalar bulutlar ellerinde
    Ardından
    Beyazlar kırmızılar kayıklar
    Haydiii
    Yeşilde mavilikte

    Ayak sesleri var başka işiteceksin
    Bizlerin ayak sesinden
    Toprağın var suların var ağaçların var
    Günlerin gecelerin
    Sözlerin biçimlerin ayak sesleri
    Ayak sesleri elele
    Ayak sesleri kıyamet gibi
    Işığın ayak sesi
    Gölgenin ayak sesi
    Seslerin ayak sesi

    Çocuğum ilk ağızda bunları belle


    --------------------------------------------------------------------------------

    DAR AÇI

    Uzun saçlar yakışırdı sana uzun yıllar
    Bir gökyüzü bitince öteki başlardı
    Çevik taylar dururdu güneşte olgun başaklar
    gölgelikler dururdu,
    Ovalar aydınlıkta dururdu
    Bulut geçti derdik bilemedin
    Ya da yağmur yağacak derdik
    Fesleğen saksıda güzel dururdu
    Bak bu olacak şey mi kömür beni vurdu
    Ayaklarım aldı başını gitti
    Ellerim kaldı duvarda
    Kalk ne olur pencereyi aç
    Uzun saçlar yakışırdı sana uzun yıllar
    Bir gökyüzü bitince öteki başlardı.


    --------------------------------------------------------------------------------

    BEN BENİ

    Ben beni sarpa vurdum ben de böyleyim
    Korkulu sular boyu yalçını diki
    Ayın karanlığında gün ertesini
    Ben seçtim denizleri kendim istedim

    Gölleri sevmedim ki düz ovaları
    Kişiye bir şey katmaz yürüsen baksan
    Denize vurmasa da gölgen bilirsin
    Tuza karışacaksın maviye çalan

    Kaç kapının önünde bekledim durdum
    Kaç güneşten eli boş çevrildim geri
    Bir ateş böceğiyim aysız gecede
    Bir çağrıyım işitin geleceklerden

    Balıkçılar tanıdım ıssız koylarda
    Boya karıyorlardı çam kabuğundan
    Balıkçılar tanıdım ıssız koylarda
    Boya karıyorlardı göklerden sudan

    Bir ateş böceğiyim aysız gecede
    Muştuyum hiç olmazsa aydınlıklardan
    Bizim göklerimiz de çoğalır bir gün
    Bir gün gelir toprağın suya aşkından

  2. #2
    Onursal Üye SiNaN32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Yaş
    62
    Mesajlar
    6.980

    Standart ARİF DAMAR hayatı ve şiirleri




    1925 yılının Ocak ayında Gelibolu’nun Karainebey köyünde doğdu. İlkokulu Çanakkale’de, ortaokulu İstanbul’da bitirdi. İstanbul Erkek Lisesi’nde 2 yıl okudu. 1944’te Ankara’ya taşındı. Memur olarak çalışmaya başladı. Kars, Ankara ve İstanbul arasında dolaştı. İstanbul’da işportacılık yaptı. 5 Aralık 1951’de TKP davasından tutuklandı. 1953 sonunda cezaevinden çıktı. Bir çok şirkette çalıştı. 1969’da Yeryüzü Kitapevi’ni açtı. 1984’te kitapevini kapatıp kendisini bütünüyle şiirlerine verdi.



    DUR DUR


    Gecem erken dur dur
    Gözlerine bakmazsam uzun bakmazsam
    Gecem erken inecek bitecek tükenecek gibi de değil
    Dur bi sokak daha aydınlık edineyim
    Gecem erken

    Yağmuru güneşleri haziranı yürüsek
    Diyelim saat 24 aşk dinler mi cumartesiyi geçmişiz dinler mi
    Akşamları alsak samanyolunu alsak Aksaray'a götürsek bıraksak
    Bir dalı kırdık diyelim şiirden başka nereye konur
    Gecem erken inecek dur dur

    Hangi gökyüzü ister yasak edilsin bakılmak bakılmak
    Dur bir sokak daha aydınlık edineyim
    Gecem erken, bitecek tükenecek gibi de değil
    İstersen sonu yok diyelim istersen ırak ırak
    Gecem erken inecek


    A.D

    GİTME KAL


    Nice nice acıları aklına getir
    Bunca yoksulluğu aklına getir
    Gözyaşlarını aklına getir
    "Gitme kal" var yok dinlemez bir çocuk isteğidir
    Gitme aklına getir

    Kıraç mı kıraç toprakların üstüne
    Güneşler açar yağmurlar kesilince
    Çırılçıplak kayada yeşerir incir ağacı
    Dağların kuytusunda bir uslu çiçek
    Dağıtır mavisini kendi kendine
    Gitme beraberlik içinde
    Nasıl sevinirdik aklına getir

    Her şeyi her şeyi aklına getir
    Gece yarılarını aklına getir
    Söylediklerimi aklına getir
    Sinsi yağmurlar yağıyordu
    Soğuktu
    Yaktığımız ateşi aklına getir

    Nerelerden geçiyorsun aklına getir
    Gitme dünyamızın her yerinde
    Yorgun eller gülleri derleyince
    Ellerin sevincini aklına getir
    Güllerin sevincini aklına getir

    Ne çok severdik seni aklına getir


    A.D


    KUYTUDA


    Işığın benim için yanmıyor geceleri
    Benim sesimle uyanmıyorsun uykularından

    Doğan günle canlanan sevincin
    benim için değil
    Yenilenen güzelliğin
    dinlenen elin

    Benim sevdam koduğun gibi
    kuytuda saklı durur
    Suçlu.
    sen suçladın
    Elden günden utanır

    Kulağı ayak sesinde
    senin ayak sesinde


    A.D


    SAAT SEKİZİ GEÇ VURDU


    Kime ne desem
    Boyuna kendimi dinliyordum eski yağmurları dinliyordum

    Düşünmeden biliyorum deniz ılıdı
    Dökülen çelik katı
    Yürüyenler yanyana

    Yüzümü güneşte dinlendirsem
    Dağın dağ olduğunu bilsem, ovanın ova, ağacın ağaç
    Kurtulurdum

    Çok köprülü sular gibi git git bitmedi
    Boyuna kendimi dinliyordum eski yağmurları dinliyordum

    Saat sekizi geç vurdu
    Giden gitmiş hüznü ayaklandırmak boşuna
    Düşünmeden biliyordum


    A.D


    AYNANIN ÖNÜNDE


    Altmış beş yıl
    - Bir ömür bu bir uzun -
    Yoksa önce mi biraz
    Yazdı kuşkusuz ilkyaz
    Saksılara uzak duran gelinciklerden
    Anneme götürdüğüm o demet
    Bir küçük bulut parçası alev alev
    Yeşil yapraklar içinde kızıl
    İsyan bayrağım oldu zamanla
    Aynanın önünde

    Solgun sarı
    Mor çiçekli
    Kale işi
    Küçük vazomuzun içinde
    Nasıl da durdu bunca yıl
    Ne ben
    Ne de ah benim güzel annem
    Elimiz değip de bir yol
    Suyunu yenilemedik
    Aynanın önünde

    Bakın duruyor işte
    Duruyor o ilk günlerdeki gibi
    Görüyorum salınıyor ara sıra
    Bir o yana bir bu yana
    Eski uzak günlerimizde kimi zaman
    Kimi zaman bu günlerimizde
    Aynanın önünde

    Ayaklanan bir şarkı duyulur bazen
    Bir devrim şarkısı Marseyez gibi
    Yıldız kayar ay seslenir bir gemi geçer

    Çiçekler de seslenir derinden
    Derinden çok derinden
    Kederi çevrensiz sessizliğimizden

    Nohut oda bakla sofa evimiz
    Bir yıkıntıdır çoktan
    Nasıldı o eski deyim
    İşte öyle "yer ile yeksan"
    Denizden kopup gelen sert poyraz
    İstenmeyen bir konuktu
    Kapımızda penceremizde
    O günler nerede nerede nerede

    Dalıp dalıp gidiyorum
    Zaman zaman
    Her şey bıraktığım gibi uzaktan
    Bu uzun yaşam boyu hep böyle
    Eksiği yok orada hiçbir şeyin
    İşte her şey yerli yerinde
    Kapımızda penceremizde
    Aynanın önünde

    Durup dururken
    Ve de birden
    Pusula bekleyen yıldız karayelde
    Ayaklanan şarkı savruluyor
    Savruluyor kızıl gelincikler
    Kırlangıçlar martılarla birlikte
    Bulutsuz Gelibolu göklerinde
    Alev alev o bulut
    Göndersiz bir bayrak savruluyor
    Hoyrat ses duyuluyor kargaşa bitmez
    - Unut unut unut

    Çok yaz
    İlkyazlarda
    Yabanıl gülleri beyaz
    Uzun ovamızda bizim
    Bol yapraklı Ece ovamızda
    Ya da Marmara'yı
    Akıntılı Boğaz'ı öpen
    Dışdeniz'e
    "Nam-ı diğer" Saros körfezine hasret
    Ekininden geçilmez kırlarımızda
    İçerimde o çevrensiz keder
    Önlerine çıkıyorum sessiz soluksuz

    Güneşte bir yağmur
    Bir sağnak gibi birden
    Yeniden sonra yeniden
    Bir yerlerde isyan bayrakları yükselir
    Bir devrimin şarkısı ayaklanırken
    Kıpkızıl gelincikler derliyorum
    Evimizin güzelim vazosunu
    Bir gün bile çiçeksiz bırakmıyorum
    Aynanın önünde

    Annem benim
    Nasıl inanırım ben buna nasıl
    Yoksa nasıl dayanırdım onca yıl
    Kız kardeşim
    Biricik kızım
    Sevdalım
    O hep üşüyen
    O hep yoksul
    Otuz yedisine bile gelmeden
    Ah o yiten yiten yiten

    Gülümsüyor işte ben görüyorum
    Gülümsüyor bilinmedik bir yerden
    Ötelerden çok ötelerden
    Uzaklardan çok
    Aynanın içinden

    Sonsuzluk sonsuzdur kim bilmez
    Aydınlıktır
    Dilerim mevsimi tektir
    Tektir hep yaz

    Ah ilkyaz


    A.D


    SAKSI


    Elimde demin
    Küçük bir saksı vardı
    Boş bir saksı

    Nasıl ağırmış meğer
    Nasıl kolum ağrıyor
    Boş
    Bomboş
    Çiçeksiz bir saksı


    A.D


    25 HAZİRAN 1981


    Yoktun ya burda
    Burda yokken
    Daha sıkı tuttum ellerini
    Daha yakından baktım yüzüne
    Daha iyi daha çok
    Gördüm dinledim seni
    Takıldım peşine sonra
    Gözlerinden geçen bulutların
    Yere düşmüş bir gülün
    Belki senin önündeyim şimdi


    A.D


    GECE


    Gece seni birdenbire hatırladım

    Nasıl bakarsa sürüye dağdan bir canavar
    pencereden dışarıya öyle baktım

    Dışarda seni benden ayıran hayat
    dışarda lodosa çevirmiş hava
    eriyor günlerdir yağan kar

    Bir görülmez düşmanın üzerine yürümek
    ve düşüp ölmek sonra
    birkaç adım atarak


    A.D


    DİDİNE


    Gücünden kattım güçlendim
    Sesinden kattım seslendim
    Sana seslendim
    Dönüp baktılar ben bin diyeyim

    Oy oy dedim yanlış anlama
    Durmuşsam dinleniyorum
    O sokak senin bu sokak benim
    Aslında yerimdeyim

    Bir elde hep elimin biri
    Ötekini görmüyor musun
    Kimi bir adım geride kalıyorum
    Kimi bir adım geride kalıyorsun

    Ayışığını yoluna çıkarıyorum
    Yolu yok olana çıkarıyorum
    Kayaların ardından çıkarıyorum
    Kayaların önüne çıkarıyorum

    Ateşböceklerini karanlıkta bırakıyorum


    A.D


    YOK YERE


    Yalnızlığım kalabalık gitgide
    Soğuk günler gibi çekildim kentin sokaklarından
    Yoksa koruyamam bu sevinci, kılır kolum kanadım yoksa
    Hani yok mu ya, hani ne derler, hani işte yok yere
    Yalnızlığım yalnızlığım gitgide

    Yığınları yerine koyuyorum sıradağları diziyorum ardarda
    Bunu ben ister miydim oysa hiç ister miydim
    Kapılarda kalmasaydım nsıl söylesem? Yarı yolda
    Hani yok mu ya, hani ne derler, hani işte yok yere
    Yalnızlığım kalabalık


    A.D


    BİR AŞK ŞARKISI
    YAZMAK İSTERDİM SENİN İÇİN


    Bir aşk şarkısı yazmak isterdim senin için
    Unutulmasın ebediyete kadar
    Sensiz geçen anılarım gibi hazin
    Ve aşkımızla yüklü olsun mısralar.

    Bir aşk şarkısı yazmak isterdim senin için
    Sığdırsın içine bütün güzellikleri
    Semanın maviliğini ve sonsuzluğunu sevgimizin
    Ve bitsin "Seni Seviyorum"la cümleleri.

    Bir aşk şarkısı yazmak isterdim senin için
    Yalnız söleyebilelim sen ve ben
    O şarkıdır ki ılık bakışlarında gözlerini
    Gölgeler halinde dile gelir.

    Bir aşk şarkısı yazmak isterdim senin için


    A.D


    VİETNAM


    Vietnam için yazmadın dedi Akşit
    Vietnam için şiir yazılmaz
    Vietnam için döğüşülür
    Vietnam için ölünür


    Yapraktan kömür
    Kirpikten kül
    Gözlerin yandığı Vietnam

    Dağ ol dağlarına katıl
    Başak ol
    Tüfek ol çatıl
    Tuz ol ekmeğini bansın
    Göreyim

    Ağlamayı bilmiyor Vietnam
    Şiir ne ki
    Gözyaşı
    Çocuklar doğmadan öldürülüyor
    Git Vietnam'da ana ol


    A.D


    SESLERİN AYAK SESİ


    Kırlangıçlar dönecek yakında
    Açılacak onurlu kapıları
    Haziran sabahlarının
    Ağırdan

    Yer gök deniz nasıl bak
    Birbirine karışacak
    Çiçekler başı çekecek hey Nice
    Sonra çocuklar
    Balonlar uçurtmalar bulutlar ellerinde
    Ardından
    Beyazlar kırmızılar kayıklar
    Haydiii
    Yeşilde mavilikte

    Ayak sesleri var başka işiteceksin
    Bizlerin ayak sesinden
    Toprağın var suların var ağaçların var
    Günlerin gecelerin
    Sözlerin biçimlerin ayak sesleri
    Ayak sesleri elele
    Ayak sesleri kıyamet gibi
    Işığın ayak sesi
    Gölgenin ayak sesi
    Seslerin ayak sesi

    Çocuğum ilk ağızda bunları belle


    A.D


    DAR AÇI


    Uzun saçlar yakışırdı sana uzun yıllar
    Bir gökyüzü bitince öteki başlardı
    Çevik taylar dururdu güneşte olgun başaklar
    gölgelikler dururdu,
    Ovalar aydınlıkta dururdu
    Bulut geçti derdik bilemedin
    Ya da yağmur yağacak derdik
    Fesleğen saksıda güzel dururdu
    Bak bu olacak şey mi kömür beni vurdu
    Ayaklarım aldı başını gitti
    Ellerim kaldı duvarda
    Kalk ne olur pencereyi aç
    Uzun saçlar yakışırdı sana uzun yıllar
    Bir gökyüzü bitince öteki başlardı.


    A.D


    BEN BENİ


    Ben beni sarpa vurdum ben de böyleyim
    Korkulu sular boyu yalçını diki
    Ayın karanlığında gün ertesini
    Ben seçtim denizleri kendim istedim

    Gölleri sevmedim ki düz ovaları
    Kişiye bir şey katmaz yürüsen baksan
    Denize vurmasa da gölgen bilirsin
    Tuza karışacaksın maviye çalan

    Kaç kapının önünde bekledim durdum
    Kaç güneşten eli boş çevrildim geri
    Bir ateş böceğiyim aysız gecede
    Bir çağrıyım işitin geleceklerden

    Balıkçılar tanıdım ıssız koylarda
    Boya karıyorlardı çam kabuğundan
    Balıkçılar tanıdım ıssız koylarda
    Boya karıyorlardı göklerden sudan

    Bir ateş böceğiyim aysız gecede
    Muştuyum hiç olmazsa aydınlıklardan
    Bizim göklerimiz de çoğalır bir gün
    Bir gün gelir toprağın suya aşkından.

  3. #3
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Cevap: Arif Damar Şiirleri

    ALICI KUŞ

    Vurur düşlerine ozanın
    Güneş kızgınlığından birkaç ağustos,
    Birkaç ağaç,
    Yüksek ormanlar kuytusundan.

    Kardeşliğin alıcı kuşu
    Kalkar, konar..

    Köylü,
    Biçer ayrık otlarını, ayırır başaklardan,
    Kalkar, konar
    Kardeşliğin alıcı kuşu..

    İşçi,
    Tutar ucundan en acar biçimlerin,
    Sürer
    Bin başıboş atı, bin cehennemi birden,
    Kardeşliğin alıcı kuşu
    Kalkar, konar..

    Duran el,
    Gitmeyen ayak.
    Bir göz ki,
    Arkasında bir ölü gözü.
    Bir ses ki,
    Arkasında bir ölü sesi.
    Döner durur

    Kardeşliğin alıcı kuşu,
    Kalkar, konar
    Bir açık yürekten bir ötekine.
    Bir bugüne, bir yarına,
    Alıcı kuşu kardeşliğin...






    Bu da geçer, Ya Hû!

  4. #4
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Cevap: ARİF DAMAR hayatı ve şiirleri

    Od

    Yazdan kalma günler getirirsin kara kış içinde
    Bir serçe dala konar gibi güzel her söylediğin
    Don vurur kırağı çalar evrenimi
    Yüz güvercin pırr demiş gibi ürkerim her gidişinde

    Kulağımı çınlatan aşımı kotaran söküğümü diken
    Od düşer su serpersin içime
    Şaşırsam sesini duyarım
    Deniz kıyılarısın ağustos güneşinde...



    Bu da geçer, Ya Hû!

  5. #5
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Cevap: ARİF DAMAR hayatı ve şiirleri

    DAR AÇI

    Uzun saçlar yakışırdı sana uzun yıllar
    Bir gökyüzü bitince öteki başlardı
    Çevik taylar dururdu güneşte olgun başaklar
    gölgelikler dururdu,
    Ovalar aydınlıkta dururdu
    Bulut geçti derdik bilemedin
    Ya da yağmur yağacak derdik
    Fesleğen saksıda güzel dururdu
    Bak bu olacak şey mi kömür beni vurdu
    Ayaklarım aldı başını gitti
    Ellerim kaldı duvarda
    Kalk ne olur pencereyi aç
    Uzun saçlar yakışırdı sana uzun yıllar
    Bir gökyüzü bitince öteki başlardı.




    Bu da geçer, Ya Hû!

  6. #6
    gogeselam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    19.255

    Standart Cevap: Arif Damar Şiirleri

    Usta şair Arif Damar, 85 yaşında hayata veda etti.



    ANKARA- Alınan bilgiye göre, bugün saat 03.00’te kaldırıldığı Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesinde kalp yetmezliği nedeniyle vefat eden Damar’ın cenazesinin, 22 Ekim Cuma günü Moda Camisi’nde kılınacak cenaze namazının ardından İstanbul’da defnedileceği bildirildi.

    Çanakkale’nin Gelibolu ilçesi Karainebey köyünde 1925’te doğan Damar, ilkokulu Çanakkale’de, ortaokulu İstanbul’daki Yenikapı Ortaokulu’nda bitirdi. İstanbul Erkek Lisesi’ndeki öğrenimini iki yıl sonra bırakan şair, şiir yazmaya orta birinci sınıf öğrencisiyken başladı.

    İlk şiiri "Edirne’de Akşam", 1940 yılında (şair henüz 15 yaşında iken) Yeni İnsanlık adlı dergide, altında "Harika Çocuk" diye bir notla yayımlandı. 1944 yılında taşındığı Ankara’da 1950 yılına kadar yaşayan Damar, 1945 yılında Ant Dergisi’nde yayımladığı şiirlerle adını duyurdu. 1944-1947 yılları arasında Atatürk Orman Çiftliği’nde memurluk yapan şair, askerliğini Kayseri ve Sivas’ta sürgün alayında yaptıktan sonra 1950’de İstanbul’a döndü, Mahmutpaşa’da işportacılık yaptı.

    1951 Eylülünden 1952 Martına kadar Yeryüzü adlı kültür dergisinin yönetiminde bulunan şair, 15 Kasım 1951’de yayımlanan "Dayanılmaz" adlı şiirinin ardından gizli örgüt üyesi olduğu suçlamasıyla 5 Aralık 1951’te tutuklandı. İki yıl cezaevinde kalan Damar, delil yetersizliğinden beraat etti. Cezaevinden çıktıktan sonra çeşitli işlerde çalıştı.

    1969’da Suadiye’de Yeryüzü Kitabevini kuran ve yöneten şair, yayınevinde yasak yayın bulundurduğu gerekçesiyle 1982’de üç ay hapis cezasına çarptırıldı, Bozcaada Tutukevinde yattı. 1984 yılında kitabevini kapatıp kendini bütünüyle yazılarına verdi. 1985 yılında Melih Cevdet Anday ile ortak imza attığı "Yağmurlu Sokak" adlı romanı yayımlanan şair, en son Cumhuriyet gazetesinde ’Ayın Şairi’ bölümünü hazırlıyordu.(aa)



    Bu da geçer, Ya Hû!

  7. #7
    Uzaklaştırıldı
    Üyelik tarihi
    Aralık.2010
    Mesajlar
    410

    Standart Cevap: Arif Damar Şiirleri

    Teşekkürler Çok Güzel

Benzer Konular

  1. Ahmed Arif Şiirleri
    Konu Sahibi fırat Forum A
    Cevap: 34
    Son Mesaj : 31.Ocak.2013, 13:47
  2. Dr. Arif Ali Albayrak Şiirleri
    Konu Sahibi SiNaN32 Forum D
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 28.Aralık.2010, 07:01
  3. Kalp Damar Hastalıkları
    Konu Sahibi Fuzuli Forum Tıp ve Sağlık
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 01.Şubat.2010, 16:31
  4. İnsan Kısım Kısım Yer Damar Damar
    Konu Sahibi SiNaN32 Forum Türkü Hikayeleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 06.Mart.2009, 00:49
  5. Arif Nihat Asya Şiirleri
    Konu Sahibi yaziklar_olsun Forum A
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 04.Şubat.2009, 17:57

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
film indir, elektronik sigara, instakip.com, besyo, dini sohbet, islami forum, ejzane.com, muhabbet, ingilizce kursu, mehter takımı