Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Sayfa 4 Toplam 4 Sayfadan BirinciBirinci ... 234
Toplam 38 adet sonuctan sayfa basi 31 ile 38 arasi kadar sonuc gösteriliyor
dqw
  1. #31
    Köroğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    486

    Standart Ataol Behramoğlu > Sana seslenmek için

    Sana Seslenmek İçin
    *
    Gece sessizce başlıyor ve ırmağın-
    Öte yakasına geçiyor atlılar.
    Bir papatyanın acısını dinliyorum.
    Gökyüzü gitgide genişliyor.
    Islak yaprakların derin yeşilliği
    Islak dağların uyandırdığı keder.
    Kendime bir demet çiçek topluyorum
    Öğretmenimin iliklediği göğsüm
    Ne kadar genç
    Ağzımda taptaze bir tutun kokusu
    Ve taze ceviz kabuklarının kararttığı parmaklarımda
    Bir ağız mızıkası.
    Öğrendiğim ilk şarkılar
    Yollar yollar yollar boyunca
    Söylediğim ilk şarkılar
    Sevgilim olan bütün kızlar
    Siyah önlükleri ve
    Kaçamak bakışlarıyla geçip gittiler
    İlk fotoğraflarımdaki yakışıklı saçım...
    Ey akşam, ey bir aşkın
    Başlaması ve bitmesi
    Ey turuncu akşam, bütün akşamların akşamı
    Ey mor akşam, dudaklarım gibi moraran.
    Gece evleri sardığında
    Ve bahçeleri
    Işıklar içinde kaçıp giden
    Bir tavşan gibi yalnızım.
    Yolun iki yanında kalan
    Karanlık dağların ötesinde
    Neler olup biter
    Ve girdiğimiz uykulu kasabada
    Lokantadaki uykulu çocuk
    Olgun ışıklı lokantada
    Olgun patatesler.
    Bir adamın
    Doğması ve ölmesi
    Ve bazı işlemler yapması hayatında
    Bazı bağlardan
    Üzüm toplaması
    Bazı sinemalara gitmesi
    Bazı kızları sevmesi
    Ve ölesiye yalnızlık çekmesi
    Bazı şehirlerde.
    Ey akşam, turuncu ve mor akşam
    Ey gökyüzü, ey benim
    Gittikçe esmerleşen kalbim.
    Şimdi beyaz bir kızın
    Yanında olabilmek için
    Bazı çılgınlıklar yapabilirim
    Onu boynundan öpsem ve onunla
    Dünyada olup bitenleri konuşsak
    İngiliz birahanelerinde
    Damalı kasketleri
    Ve şaşılacak kadar yorgun yüzleriyle
    Ve bütün emekçiler gibi
    Çocuksu gözleri
    Partal elleriyle oturan
    İşçilerden konuşsak
    Zencilerden konuşsak sonra
    Gülünce bütün yüzleriyle gülen
    Yakışıklı ve hazin
    Zencilerden.
    Gece dünyanın her yerinde
    Geliyor ve her yerde
    Aynı duygu uyanıyor kalbimizde.
    Sen şimdi
    Duvarına bir şiirimi asmışındır
    Uyuyorsundur
    Belki düşünüyorsundur
    Sonuncu kattaki odandan
    Yıldızlara bakarak.
    Ve yıldızlar her zaman
    Eski ve tanıdıktır.
    Özellikle bir tren penceresinden bakıldığında.
    İçimiz nedensiz bir hüzünle dolduğunda
    Sırtüstü uzanıp toprağa
    Baktığımız yıldızlar.
    Bir harman yerinde ya da.
    Düz bir damda.
    Uzaktan
    Bütün kürtçe türküler gibi
    Yanık bir türkü gelirken
    Sıcaktan bunalırken
    Evler ve yollar;
    Ve yaşlı kadınlar
    Uyuklar gibi büzülüp minderlerine
    Düşünürlerken eskisini
    Olağanüstü günlerini
    Gece sessizce başlıyor ve ırmağın
    Öte yakasına geçiyor atlılar
    Çalıların hışırtısını dinliyorum.
    Sana seslenmek için
    Yeni şiirler tasarlıyorum..

    *
    Ataol Behramoğlu

  2. #32
    Köroğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    486

    Standart Ataol Behramoğlu > Seni elinden tutmuştum

    Seni Elinden Tutmuştum

    Seni elinden tutmuştum.... yaz geçiyordu
    Yaz geçiyordu, biz geçiyorduk
    Yazı elinden tutmuştuk

    Birazdan geleceksin, bakışacağız
    Bakışacağız, hem var hem yok gibi
    Hem var hem yok gibi öpüşeceğiz

    Aramızda söylenmemiş sözlerin uzaklığı
    Aramızda yaşanmamış şeylerin uzaklığı
    Yakın ayrılıkların sezgisi tenimizde

    Hayat geçiyor biz geçiyorduk
    Bir denizin üzgün kıyısında
    Güz bir hastalık gibi ilerliyordu

    Olgun ışığıyla güz
    Ve biz yaklaşan ayrılıkların önünde
    Kış duygularına bürünmüşüz

    Dışardan ağlayışı geliyor çocuğumuzun
    *
    Ataol behramoğlu

  3. #33
    Köroğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    486

    Standart Ataol Behramoğlu > Sevgilimsin

    Sevgilimsin
    *
    Sevgilimsin, kim olduğunu düşünmeye vaktin yok, yapacak
    işleri düşünmekten
    Kalabalığın içinde kalabalıktan biri
    Gecenin içinde bir yıldız, yitip gitmiş çocukluk gibi
    Sevgilimsin, ak dişlerini öpüyorum, aralarında bir mısra gizli
    Dün geceki tamamlanmamış sevişmeden
    *
    Sevgilimsin, boğuk aşkım, kanayan gençliğim
    Uçuruyorum seni çocukluğuna doğru
    Kanatların yorulur, ter içinde kalıyorsun
    Gece yanıbaşımda bağırarak uyanıyorsun
    Her sabah el sallıyorum metalle karışmana
    *
    Sevgilimsin, arasıra bir kağıt koyup erteliyoruz aşkı
    Otobüslerde ve trende kaçamak yaşanan
    Ve bedenlerimiz kana kana kanayamadan yan yana
    *
    Ataol behramoğlu

  4. #34
    Köroğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    486

    Standart Ataol Behramoğlu > Yeniden hüzünle

    Yeniden Hüzünle
    *
    İşte yine can sıkıntısı
    bana bir şiir yazdıracak.
    Tırnaklarım uzamış,
    İçimde yaralı bir aşk.
    *
    İçimde yaralı bir aşk
    ve birkaç piyes ölüsü,
    birkaç gözyaşı kırıntısı,
    intihar gelgiti birkaç.
    *
    Sırtüstü uzandım dünyaya,
    odamın ampulüne bakıyordum,
    ampulün bağlı olduğu borunun
    tavanda kıvrılışına.
    *
    Tavanda kıvrılışına
    birkaç damla gözyaşının
    birkaç damla tentürdiyot,
    kalbim ağrıyordu, bir yaz-
    günü düştüm sokaklara,
    karanlık sokaklara düştüm,
    bir yaz gecesiydi galiba,
    ürpererek indikçe bayırlardan,
    kimsesiz ve boş alanlara,
    çaresiz, bomboş bir cesettim,
    bir suyla dolu bir kova
    olarak kalmışım dünyada.
    Herkes kim bilir nerdedir-
    şimdi? sevgilim...Kim bilir-
    nerdesin?
    Kalbim -ki bir gün durur-
    var mıydı acaba?
    Ölümü ve tuzlu
    fıstıkları unutmadım,
    bayat tuzlu fıstıkları.
    Sarhoşlar kusardı bir de
    ben varken orda. Dünya’da.
    1965 yılında.
    Bir savaş ve hüzün korkusuyla
    kahvelere dolardı insanlar
    Sevgilim! Sevgilim!
    "Kanayan yerim benim"
    çürük yumurta, bayat pastırma
    ve
    bamya yenilen bir lokantada
    mareşal fevzi çakmak, koca yusuf
    dünya güzeli fatma
    dostumdular.
    Ben o şehirde yalnızdım
    bunu kimseler bilemez
    gidip gidip rıhtıma
    dururdum.
    Kör bir dilenci vardı, o da-
    dostumdu, beni-
    evlendirmek isterdi kızıyla.
    Ben içimde bir acıyla
    boyna bir resim yapardım.
    Sarı kurdeleli kızlara-
    hikayeler anlatırdım hatta
    uzak dünyalar ve
    albert aynştayn hakkında.
    Onlar
    uzun uzun susarlardı.
    Güzelim kızları Hürriyet-
    gastesi okurlardı
    Ses ve Hafta.

    Her şey o kadar birbirinin
    aynıydı, hayat-
    akıp gidiyordu sıkıntıyla.
    Domino taşlarına ve
    bir nehrin akışına benzeyen
    cesur ve genç hayat. Akıp giden.
    Kitapçı vitrinlerini
    ve
    alanları hızla eskiten-
    hayat, bazen-
    beni heyecanlandırırdı.
    Yağmurlu, ıhlamur ağaçlı bir yolda
    kocaman, eflatun, bir güneş
    tıkanırdı gırtlağıma
    onu karnıma sokardım.
    Güneşi, göğsüme ve karnıma.
    Akşam-
    beni bulurdu bir koyda.
    Kırlara doğru
    koşardım bir bağırtıyla.
    Az önce ıslanmış kırlara,
    serin ve bereketli,
    her zaman bağışlayan,
    o taze, ve hüzün-
    anası kırlara....
    *
    Sevgilim! Sevgilim
    Gece-
    yürüyor,
    Dünya-
    yürüyor ordularla.
    Kitaplarla ve matbaacı-
    çıraklarıyla. İçimde-
    bir dağ çeşmesi akıyor...
    Sabah oldu oluyor anında-
    eski, külüstür, kömür-
    yüklü sarı bir kamyonla
    yanında durmuştuk, orman-
    battaniyeliydi hala.
    Bir hastane odasında-
    sabaha karşı, yaralı-
    bir onbaşı gibi uyuyordu.
    Sabaha
    karşı bir hastane odasında-
    aklıma çanlar geliyor.
    Bir adam-
    kesik çocuk başları satıyor.
    Yeniden
    hüzünle başlıyorum bir
    romana....

    (Bir Gün Mutlaka - 1965)

    Ataol behramoğlu

  5. #35
    Köroğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    486

    Standart Ataol Behramoğlu > Işte bir şiir

    İşte Bir Şiir
    *
    Bir akşamüstüne doğrunun melankolisini sonsuzlaştırmak istiyorum
    yaşadığıma tanık olun
    Bu bireysel çırpınışları aşmak istiyorum, tanık olun
    Ama bir aralıkta yaşıyoruz sanki,
    yeryüzü ayaklarımızın altından kayıyor ve kimse bunun farkında değil
    *
    Heryerde benciller ve ukalalar kendi ölçülerine zorluyorlar hayatı
    Ve hiç kimse denizin nasıl büyük ve derin birşey olduğunun farkında değil
    *
    Ve hiç kimse bir karpuz kabuğundaki çıldırtıcı, taze ve derin
    yeşilliğin farkında değil
    Ve hiç kimse çocukların neden mahzun olduğunun farkında değil
    Ve onları nasıl bir dünyaya hazırladığımızın
    Hafifce başım ağrıyor, bir çocuk ağlayışı, geçen bir tren, vakitsiz bir horoz
    Birazdan televizyon sesi yükselir, hayatımızı karartmak
    ve zapt u rapt altına almak için
    Hiçbir şairi kıskanmıyorum ve hiçbir şaire özenmiyorum, istiyorum ki
    kendi çırpınışları, kendi savruk davranışları içinde
    bir disiplin yaratsın şiirim
    İşte durup dururken uzak semtlerinde Ankara’nın geniş ve soğuk
    bir gecekondu akşamının izlenimi geliyor aklıma
    Ve tereddütsüz geçiyorum şiirime bunu
    Mutlu olmayı bir kez yitirdim sonsuzca belki de
    Üzüntüyle ayrılıyorum bu şiirden
    *
    Ataol Behramoğlu

  6. #36
    En İyi Heyhat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    4.214

    Standart Ataol Behramoğlu Şiirleri

    Çerkez Ali


    Çerkez Ali'yle bir akşam
    Göl kıyısı lokantada
    Gürcü şarapları içtik
    Mezemiz "çahohbili" ydi
    Babası Kırımlı Tatar
    Annesi istanbullu Türk
    Kökü derinlerde çınar
    Şair dostum çerkez ali

    Gerçeği düşe çeviren
    Duygu nereden geliyor
    Şu karşıki dağlardan mı
    Akşam sisinde eriyen
    Bakışları bir ışık su
    Çerkez Ali anlatıyor

    Darağaçları kurulu
    Sultan Hamit ağır hasta
    Canı kayısı istemiş
    Kar yağıyor İstanbul 'a
    Beşiktaş'ta çerkez Ahmet
    -Yörenin ünlü bakkalı-
    Gidiyor yurdu kırım'a
    Bulup geliyor kayısı'yı
    Veriyor Çerkez Ahmet'e
    Bacısı Melek Filsan'ı
    Yaverlerden ihsan paşa

    O sırada İstanbul'a
    Kim gelirse kafkasya'dan
    Çerkez diye anılıyor
    Çerkez Ali'ye Çerkez'lik
    Babası Çerkez Ahmet'ten
    Böylece miras kalıyor

    Düşü gerçeğe çeviren
    Duygu nereden geliyor
    Yanımızdaki gölden mi
    Mavi bir tüle bürünen
    Dişleri bir apak umut
    Çerkez Ali anlatıyor

    Beşiktaşlı Çerkez Ahmet
    -kaytan bıyıklı delikanlı-
    Onbeş yaşında Filsan'ı
    Alıp gidiyor Kırım'a
    Osmanlıda meşrutiyet
    Rusyada bolşevik devrimi
    Ölüyor genç yaşta Ahmet
    Kalıyor Ali'si yetim

    Düşleri Çerkez Ali'nin
    Her gece dolu bunlarla
    Aklı fikri İstanbul'da
    Siliniyor çizgileri
    Göç günü ölen annenin
    Buğulanıyor gözleri
    Yağmur yağıyor kırım'a

    Kırk yıldır Özbekistan'da
    Yaşar Çerkez Ali sürgün
    Dönecek mi yurtlarına
    Kırımlı Tatarlar birgün
    Beşiktaş'ı İstanbul'u
    Vatanını annesinin
    Görmek kısmet olacak mı

    "Anneciğim İstanbul'a
    gidebileceğiz miyiz?"
    diyor annesine kızım
    karşı dağa bakıyorum
    Bir ağırlık yüreğimde
    Sırılsıklam ter içinde
    Uykumdan uyanıyorum..


    A.B

  7. #37
    En İyi Heyhat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Şubat.2009
    Mesajlar
    4.214

    Standart Ataol Behramoğlu Şiirleri

    BİR GÜN MUTLAKA..


    Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
    Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
    Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
    Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
    düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
    Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
    Sevgilim on sekizinde bir kız, yürüyoruz bulvarda,
    sandviç yiyoruz, dünyadan konuşuyoruz.
    Çiçekler açıyor durmadan, savaşlar oluyor, her şey nasıl bitebilir bir bombayla,
    nasıl kazanabilir o kirli adamlar
    Uzun uzun düşünüyor, sularla yıkıyorum yüzümü temiz bir gömlek giyiyorum
    Bitecek bir gün bu zulüm, bitecek bu hân-ı yağma
    Ama yorgunum, şimdi, çok sigara içiyorum, sırtımda kirli bir pardesü
    Kalorifer dumanları çıkıyor göğe, cebimde Vietnamca şiir kitapları
    Dünyanın öbür ucundaki dostları düşünüyorum öbür ucundaki ırmakları
    Bir kız sessizce ölüyor, sessizce ölüyor orda
    Köprülerden geçiyorum, karanlık yağmurlu bir gün, yürüyorum istasyona
    Bu evler hüzünlendiriyor beni, bu derme çatma dünya
    İnsanlar, motor sesleri, sis, akıp giden su
    Ne yapsam... ne yapsam... her yerde bir hüzün tortusu
    Alnımı soğuk bir demire dayıyorum, o eski günler geliyor aklıma
    Ben de çocuktum, sevgilerim olacaktı elbette
    Sinema dönüşlerini düşünüyorum, annemi, her şey nasıl ölebilir,
    nasıl unutulur insan
    Ey gök! senin altında sessizce yatardım, ey pırıl pırıl tarlalar
    Ne yapsam... ne yapsam... Dekart oluyorum sonradan...
    Sakallarım uzuyor, ben bu kızı seviyorum, ufak bir yürüyüş
    Çankaya'ya
    Bir pazar, güneşli bir pazar, nasıl coşuyor yüreğim, nasıl karışıyorum insanlara
    Bir çocuk bakıyor pencereden, hülyalı kocaman gözlü nefis bir çocuk
    Lermontov'un çocukluk fotoğraflarına benzeyen kardeşi bakıyor sonra
    Ben şiir yazıyorum daktiloda, gazeteleri merak ediyorum,
    kuş sesleri geliyor kulağıma
    Ben mütevazı bir şairim, sevgilim, her şey coşkulandırıyor beni
    Sanki ağlayacak ne var bakarken bir halk adamına
    Bakıyorum adamın kulaklarına, boynuna, gözlerine, kaşlarına,
    yüzünün oynamasına
    Ey halk diyorum, ey çocuk, derken bende bir ağlama
    İlençleniyorum bütün bireyci şairleri, hale gidiyorum portakal almaya
    İlençleniyorum o laf kalabalıklarını, kurumuş yürekleri, bireyin kurtuluşunu filan
    İlençliyorum o kitap kurtlarını, bağışlıyorum sonradan
    Uzun kış gecelerinden sonra, masallarda anlatılan
    Durup durup bunları düşünüyorum, bir sevinci bir hüzün izliyor arkadan
    Yüreğim ipesapa gelmez bir bahar göğü, Türkçe bir yürek kısaca
    Beklemek usandırıyor, telaşlı telaşlı bir şeyler anlatıyorum sağda solda
    Bir otobüse biniyorum, inceliyorum bir böceği tutarak kanatlarından merakla
    Yürürdüm eskiden baharda, o yıkıntıların ve çayırların olduğu alanlara
    Aklıma şiiri gelirdi o yaşlı Amerikalının sonbaharı anlatan şiiri
    Çayırlar vardı o şiirde, baharı anımsatan ne de olsa
    Böylece yeniden hazırlanıyorum bir coşkuya, yeniden sokaklara fırlamaya
    Kendimi atmak bir uçurumdan balıklama
    Büyük ve mavi bir şey izlenimi var bende, gördüğüm filmlerden mi ne
    Bir şapka, telaşlı bir gök, sıcak yapay bir dünya
    Anlat anlat bitmiyor, bitmiyor bendeki daüssıla
    Bütün sevgilerimi harcayabilirim bir çırpıda, yağmurlu o yollar geliyor aklıma
    Benzin kokuları, ıslak direkler, babamın esmer bir somun gibi tombul ve sıcak elleri
    Uyurdum. Bir de bakmışsın yeni bir filim sinemada, şehirde yeni bir kız,
    kahvede yeni bir garson
    O üzgün ve sabahlıklı dururdu balkonda...
    Şimdi ne var hüzünlenecek bunda, nedir bu çatlatan yüreğimi bu telaş
    Sanki yarın ölecek gibiyim, birazdan polisler gelecek ya da
    Gelip alacaklar kitaplarımı, daktilomu, bu şiiri, sevgilimin fotoğrafını duvarda
    Soracaklar babanın adı ne, nerde doğdun, teşrif eder misiniz karakola
    Dünyanın öbür ucundaki dostları düşünüyorum, öbür ucundaki ırmakları
    Bir kız sessizce ölüyor, sessizce ölüyor Vietnam'da
    Ağlayarak bir yürek resmi çiziyorum havaya
    Uyanıyorum ağlayarak, bir gün mutlaka yeneceğiz!
    Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey ithalatçılar, ihracatçılar, ey şeyhülislâm!
    Bir gün mutlaka yeneceğiz! Bir gün mutlaka yeneceğiz! bunu söyleyeceğiz bin defa!
    Sonra bin defa daha, sonra bin defa daha, çoğaltacağız marşlarla
    Ben ve sevgilim ve arkadaşlar yürüyeceğiz bulvarda
    Yürüyeceğiz yeniden yaratılmanın coşkusuyla
    Yürüyeceğiz çoğala çoğala...


    A.B

  8. #38
    Uzaklaştırıldı
    Üyelik tarihi
    Aralık.2010
    Mesajlar
    410

    Standart Cevap: Ataol Behramoğlu Şiirleri

    Çok Güzel Emeğinize Sağlık

Benzer Konular

  1. Urfa şiirleri
    Konu Sahibi Afrikali Forum U
    Cevap: 24
    Son Mesaj : 25.Mart.2011, 23:40
  2. Darkpoem şiirleri
    Konu Sahibi Darkpoem Forum Sitemiz'in Şairleri ve Yazarları
    Cevap: 21
    Son Mesaj : 15.Ağustos.2010, 00:22
  3. Resimli Aşk şiirleri
    Konu Sahibi Heyhat Forum Resimli şiirler
    Cevap: 132
    Son Mesaj : 10.Aralık.2009, 17:18
  4. Ataol Behramoğlu (1942 - .... )
    Konu Sahibi SiNaN32 Forum Şiir Köşesi
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 11.Mayıs.2009, 03:55
  5. Şairler Şiirleri
    Konu Sahibi Heyhat Forum Şairler ve Şiirleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 10.Nisan.2009, 21:30

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
film indir instakip.com, dini sohbet, islami forum, muhabbet, ingilizce kursu, mehter takımı Ayetel Kürsi Perde kitap özetleri