Forum - Edebiyat, Eğitim, Genel Kültür Forumu - vBulletin

Sayfa 1 Toplam 4 Sayfadan 123 ... SonuncuSonuncu
Toplam 35 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
dqw
  1. #1
    Üye fırat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Mesajlar
    12

    Standart Ahmed Arif Şiirleri



    ONUR DA AĞLAR

    Gözlerinin pınarında
    Bir bulut,
    Boşandı boşanacak
    Nerdeyse.
    Aklımdan geçenleri
    Okuyorsun su gibi.
    Dünya gördü
    Bizi boğazladılar...

    Tutma gözyaşlarını
    Onur da ağlar...
    Bırak yıkansın gökyüzü,
    Lacivert, yeşil, altın
    Işıkları günbatının.
    İşte şafaktayız gene
    Çırılçıplak
    Ve mavi.
    İşte sanki dağ yeli
    Ve işte sanki meltem...

    Kimse toz konduramaz
    Kesip attığımız tırnağa bile.
    Sen en güzel kızısın
    Bütün galaksilerin
    Bense tözüyüm artık
    Akkor tözüyüm
    Prometheus'u yakan
    Kara sevdanın...

    Ne alnımızda bir ayıp
    Ne koltuk altında
    Saklı haçımız
    Biz bu halkı sevdik
    Ve bu ülkeyi.
    İşte bağışlanmaz
    Korkunç suçumuz...


    A.A


    SUSKUN

    Sus, kimseler duymasın.
    Duymasın ölürüm ha.
    Aydım yarı gecede
    Yeşil bir yağmur sonra...
    Yağıyor yeşil.

    En uzak, o adsız ve kimselersiz,
    O yitik yıldızda duyuyor musun?
    Bir stradivarius inler kendi kendine,
    Yayı, reçinesi, köprüsü yeşil.
    Önce bendim diyor ve sonra benim...
    Ölümsüz, güzel ve çetin.
    Ezgisidir dolaşan bütün evreni,
    Bilinen, bilinmeyen ıssızlıkları.
    Canımı, tüylerimi sarmada şimdi
    Kendi rüzgarıyla vurgun...
    Sarıyor yeşil.

    Rüya, bütün çektigimiz.
    Rüya kahrım, rüya zindan.
    Nasıl da yılları buldu,
    Bir mısra boyu maceram...
    Bilmezler nasıl aradık birbirimizi,
    Bilmezler nasıl sevdik,
    İki yitik hasret,
    İki parça can.
    Çatladı yüreği çakmaktaşının,
    Ağıyor gök kuşaklarının serinliğinde
    Çağlardır boğulmuş bir su...
    Ağıyor yeşil.

    Yivlerinde yeşil güller fışkırmış,
    Susmuş bütün namlular...
    Susmuş dağ,
    Susmuş deniz.
    Dünya mışıl-mışıl,
    Uykular derin,
    Yılan su getirir yavru serçeye,
    Kısır kadin, maviş bir kız doğurmuş,
    Memeleri bereketli ve serin...
    Sağıyor yeşil.

    Aydım yarı gecede,
    Neron, çocuk kitaplarında çirkin bir surat,
    Ve Sezarsa, bir ad, yıkıntılarda.
    Ama hançer taşı sanki
    Koca Kartaca!
    Hani, kibrit suyu vermişlerdi üstüne
    Bak nasıl alıyor, yigit,
    Binlerce yıl da sonra
    Alıyor yesil.

    Vurur dağın doruğundan
    Atmacamın çalkara,
    Yalın gölgesi.
    Kuş vurmaz, tavşan almaz,
    Ama aç, azgın
    Köpek balıklarıydı parçaladığı
    Bak, Tiber saygılı, suskun.
    Bak nilüfer dizisi zinciri.
    Bunlar bukağısı, kolbağlarıdır,
    Cihanın ilk umudu, ilk sevgilisi,
    Ve ilk gerillası Spartakus'un.
    Susuyor yeşil.

    Sus, kimseler duymasın,
    Duymasın, ölürüm ha.
    Aymışam yarı gece,
    Seni bulmuşam sonra.
    Seni, kaburgamın altın parçası.
    Seni, dişlerinde elma kokusu.
    Bir daha hangi ana doğurur bizi?

    Ruhum...
    Mısra çekiyorum, haberin olsun.
    Çarşılarin en küçük meyhanesi bu,
    Saçları yüzümde kardeş, çocuksu.
    Derimizin altında o olüm namussuzu...
    Ve Ahmedin işi ilk rastgidiyor.
    İlktir dost elinin hançersizliği...
    Ağlıyor yeşil.


    A.A


    BU ZİNDAN, BU KIRGIN, BU CAN PAZARI

    Gördüler
    Yedi cihan,
    İn, cin Kaf dağının ardındakiler,
    Kıtlık da kıran da olsa
    Gördüler analar neler doğurur
    Aman aman hey...

    Dünyalar vardır elvan,
    Bir su damlasında, bir kıl ucunda,
    Meyvalar vardır, meyvalar,
    Ağacı, omcası yok,
    Sana vurgun, sana dost.
    Beride Kabil'in murdar baltası
    Ve kan değirmenleri,
    Kader kahpesi.
    Beride borazancıları o puşt ölümün,
    Hazır ırzını vermeğe
    Yiğitler vuruldukça.
    Timsah kısmı çünkü yavrusunu yer
    Akarsu duruldukça.
    Cadı, yalan hamurunu dağ - dağ yoğurur
    Aman aman hey

    Bu zindan, bu kırgın, bu can pazarı,
    Macera değil.
    Yaşamak, sade "yaşamak"
    Yosun, solucan harcıdır.
    Öyle açar ki murat.
    Susuz, güneşsiz de kalsa, koparılsa da
    Şavkı, bulut güllerinden daha bir suna,
    Daha bir burcu - burcudur.

    Bu zindan, bu kırgın, bu can pazarı
    Macera değil
    Sardığım toprağımın altın sabrıdır.
    O sert, erkek hüznüdür lahza başında
    Cıgara değil.
    Ve sevgilim uykusunda bağrır
    Aman aman hey...

    Meltemin bir tadı, ustura ağzı
    Biri, kız memesi, tılsım,
    Yağmurun bir damlası süzülmüş küfür,
    Bir damlası, aşk.
    Senin uykuların hayın,
    Düşlerin kardeş.
    Duyar mısın, anlayıp sızlar mısın ki?
    Gece, samanyollarında rüzgar çıkıncayadek,
    Mısralarım kardeş - kardeş çağırır
    Aman Aman hey...

    Serabın bir sonu vardır,
    Ufkun, sıradağın sonu.
    Uçarın, kaçarın bir sonu vardır
    Senin sonun yok.
    Mandaların, kavakların pazarı olur,
    Senin pazarın olamaz.
    Sensiz nar çatlamaz, bebek gııı demez.
    Beni böyle şair, dizane etmez,
    Kızımın çatal göğsü.
    Senin yüzün suyu hürmetinedir
    Buğdalara, cevizlere yürüyen
    Kara toprağın ak südü...

    Bir bilsen kimlere tasa, kedersin,
    Anlar mısın, şaşırıp ağlar mısın ki?
    Bir bilsen kardeşlerim ne can çocuklar
    Ve bilsen nasıl vurur beni bu duvar.
    Akşam - akşam, kara sevdam ağırır
    Aman, aman hey...


    A.A


    HANİ KURŞUN SIKSAN GEÇMEZ GECEDEN

    Yiğit harmanları, yığınaklar,
    Kurulmuş çetin dağlarında vatanların.
    Dize getirilmiş haydutlar,
    Hayınlar, amana gelmiş,
    Yetim hakkı sorulmuş,
    Hesap görülmüş.
    Demdir bu...

    Demdir,
    Derya dibinde yangınlar,
    Kan kesmiş ovalar üstünde Mayıs...
    Uçmuş, bir kuştüyü hafifliğinde,
    Çelik kadavrası korugan'ların.
    Ölünmüş, canım,ölünmüş
    Murad alınmış...

    Gelgelelim,
    Beter, bize kısmetmiş.
    Ölüm, böyle altı okka koymaz adama,
    Susmak ve beklemek, müthiş
    Genciz, namlu gibi,
    Ve çatal yürek,
    Barışa, bayrama hasret
    Uykulara, derin, kaygısız, rahat,
    Otuziki dişimizle gülmeğe,
    Doyasıya sevişmeğe,yemeğe...
    Kaç yol, ağlamaklı olmuşum geceleri,
    Asıl, bizim aramızda güzeldir hasret
    Ve asıl biz biliriz kederi.

    İçim, bir suskunsa tekin mi ola?
    O Malta bıçağı,kınsız,uyanık,
    Ve genç bir mısradır
    Filinta endam...
    Neden, neden alnındaki yıkkınlık,
    Bakışlarındaki öldüren buğu?
    Kaç yol ağlamaklı oluyorum geceleri...
    Nasıl da almış aklımı,
    Sürmüş, filiz vermiş içimde sevdan,
    Dost, düşman söz eder kendi kavlince,
    Kınanmak, yiğit başına.
    Bu, ne ayıp, ne de yasak,
    Öylece bir gerçek, kendi halinde,
    Belki, yaşamama sebep...

    Evet, ağlamaklı oluyorum, demdir bu.
    Hani, kurşun sıksan geçmez geceden,
    Anlatamam, nasıl ıssız, nasıl karanlık...
    Ve zehir - zıkkım cıgaram.
    Gene bir cehennem var yastığımda,
    Gel artık...


    A.A


    YURDUM BENİM ŞAHDAMARIM

    Engereğin dişlerine işledim,
    Ağu dişlerine
    Oluklu, çentik...
    Ve vurgun,
    Gözleri bir çift cehennem
    Burnuna kan tütmüş
    Pars bıyığına...
    Dağın pulat yüreğine işledim,
    Şimşeğin masmavi usturasına
    Sevdanı usul-usul
    Sevdanı mısra-mısra
    Lo ben seni hapislerde sevmişim,
    Ben seni sürgünlerde.
    Yurdum benim şahdamarım...

    Yücende buzul
    Ve kar,
    Maviş dağ tavşanları
    Gün vuranda alaran
    Zemheri yılanları
    Ve yakut bir hışımla
    Öyle çakılan
    Sonsuzluğun yakışığı kartallar.



    Başım gözüm üstünesin
    Suskum, avazım üstüne...
    Adından başka silah
    Yazgından başka günah
    Daha yazmamış
    Hiçbir gizli dosyada
    Hiçbir açık kitapta.

    Peşinde azgınları
    Kanlı paranın
    Yani Doların itleri,
    Altın, Sterlin kurtları
    Ve petrol Nemrutları
    Ve kurşun Yezitleri...


    Kaçgunda, kaçakta
    Can havlindesin...
    Ve çocuk ölüleri
    Parçalanmışlar
    Daha süt kokuyorlar
    Ve anne ölüleri
    İncecikten, gencecikten
    Açık hepsinin gözleri.
    Halkım benim
    Askıda çığ...
    Konu Heyhat tarafından (07.Ekim.2009 Saat 01:55 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Üye
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Mesajlar
    48

    Standart Ynt: Ahmed Arif Şiirleri...

    AKŞAM ERKEN İNER MAHPUSHANEYE

    Akşam erken iner mahpushaneye.
    Ejderha olsan kar etmez.
    Ne kavgada ustalığın,
    Ne de çatal yürek civan oluşun.
    Kar etmez, inceden içine dolan,
    Alıp götüren hasrete.

    Akşam erken iner mahpushaneye.
    İner, yedi kol demiri,
    Yedi kapıya.
    Birden, ağlamaklı olur bahçe.
    Karşıda, duvar dibinde,
    Üç dal gece sefası,
    Üç kök hercai menekşe...

    Aynı korkunç sevdadadır
    Gökte bulut, dalda kaysı.
    Başlar koymağa hapislik.
    Karanlık can sıkıntısı...
    "Kürdün Gelini"ni söyler maltada biri,
    Bense volta'dayım ranza dibinde
    Ve hep olmayacak şeyler kurarım,
    Gülünç, acemi, çocuksu...

    Vurulsam kaybolsam derim,
    Çırılçıplak, bir kavgada,
    Erkekçe olsun isterim,
    Dostluk da, düşmanlık da.
    Hiçbiri olmaz halbuki,
    Geçer süngüler namluya.
    Başlar gece devriyesi jandarmaların...

    Hırsla çakarım kibriti,
    İlk nefeste yarılanır cıgaram,
    Bir duman alırım, dolu,
    Bir duman, kendimi öldüresiye,
    Biliyorum, "sen de mi?" diyeceksin,
    Ama akşam erken iniyor mahpushaneye.
    Ve dışarda delikanlı bir bahar,
    Seviyorum seni,
    Çıldırasıya...



  3. #3
    Üye
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Mesajlar
    48

    Standart Ynt: Ahmed Arif Şiirleri...

    ANADOLU

    Beşikler vermişim Nuh'a
    Salıncaklar, hamaklar,
    Havva Ana'n dünkü çocuk sayılır,
    Anadoluyum ben,
    Tanıyor musun ?

    Utanırım,
    Utanırım fıkaralıktan,
    Ele, güne karşı çıplak...
    Üşür fidelerim,
    Harmanım kesat.
    Kardeşliğin, çalışmanın,
    Beraberliğin,
    Atom güllerinin katmer açtığı,
    Şairlerin, bilginlerin dünyalarında,
    Kalmışım bir başıma,
    Bir başıma ve uzak.
    Biliyor musun ?

    Binlerce yıl sağılmışım,
    Korkunç atlılarıyla parçalamışlar
    Nazlı, seher-sabah uykularımı
    Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar,
    Haraç salmışlar üstüme.
    Ne İskender takmışım,
    Ne şah ne sultan
    Göçüp gitmişler, gölgesiz!
    Selam etmişim dostuma
    Ve dayatmışım...
    Görüyor musun ?

    Nasıl severim bir bilsen.
    Köroğlu'yu,
    Karayılanı,
    Meçhul Askeri...
    Sonra Pir Sultanı ve Bedrettini.
    Sonra kalem yazmaz,
    Bir nice sevda...
    Bir bilsen,
    Onlar beni nasıl severdi.
    Bir bilsen, Urfa'da kurşun atanı
    Minareden, barikattan,
    Selvi dalından,
    Ölüme nasıl gülerdi.
    Bilmeni mutlak isterim,
    Duyuyor musun ?

    Öyle yıkma kendini,
    Öyle mahzun, öyle garip...
    Nerede olursan ol,
    İçerde, dışarda, derste, sırada,
    Yürü üstüne - üstüne,
    Tükür yüzüne celladın,
    Fırsatçının, fesatçının, hayının...
    Dayan kitap ile
    Dayan iş ile.
    Tırnak ile, diş ile,
    Umut ile, sevda ile, düş ile
    Dayan rüsva etme beni.

    Gör, nasıl yeniden yaratılırım,
    Namuslu, genç ellerinle.
    Kızlarım,
    Oğullarım var gelecekte,
    Herbiri vazgeçilmez cihan parçası.
    Kaç bin yıllık hasretimin koncası,
    Gözlerinden,
    Gözlerinden öperim,
    Bir umudum sende,
    Anlıyor musun ?


  4. #4
    Üye
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Mesajlar
    48

    Standart Ynt: Ahmed Arif Şiirleri...

    AY KARANLIK

    Maviye
    Maviye çalar gözlerin,
    Yangın mavisine
    Rüzgarda asi,
    Körsem,
    Senden gayrısına yoksam,
    Bozuksam,
    Can benim, düş benim,
    Ellere nesi?
    Hadi gel,
    Ay karanlık...

    İtten aç,
    Yılandan çıplak,
    Vurgun ve bela
    Gelip durmuşsam kapına
    Var mı ki doymazlığım?
    İlle de ille
    Sevmelerim,
    Sevmelerim gibisi?
    Oturmuş yazıcılar
    Fermanım yazar
    N'olur gel,
    Ay karanlık...

    Dört yanım puşt zulası,
    Dost yüzlü,
    Dost gülücüklü
    Cıgaramdan yanar.
    Alnım öperler,
    Suskun, hayın, çıyansı.
    Dört yanım puşt zulası,
    Dönerim dönerim çıkmaz.
    En leylim gecede ölesim tutmuş,
    Etme gel,
    Ay karanlık...



  5. #5
    Üye
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Mesajlar
    48

    Standart Ynt: Ahmed Arif Şiirleri...

    DİYARBEKİR KALESİNDEN NOTLAR
    VE
    ADİLOŞ BEBENİN NİNNİSİ

    1.

    Varamaz elim
    Ayvasına, narına can dayanamazken,
    Kırar boynumu yürürüm.
    Kurdun, kuşun bileceği hal değil,
    Sormayın hiç
    Laaaaal...
    Kara ferman çıkadursun yollara,
    Yarin bahçesi tarumar,
    Kan eder perçem

    Olancası bir tutam can,
    Kadasına, belasına sunduğum,
    Ben öleydim loooy...
    Elim boş,
    Ayağım pusu.
    Bir ben bileceğim oysa
    Ne afat sevdim.
    Bir de ağzı var dili yok
    Diyarbekir Kalesi...

    2.

    Açar,
    Kan kırmızı yediverenler
    Ve kar yağar bir yandan,
    Savrulur Karacadağ,
    Savrulur zozan...
    Bak, bıyığım buz tuttu,
    Üşüyorum da
    Zemheri de uzadıkça uzadı,
    Seni, baharmışın gibi düşünüyorum,
    Seni, Diyarbekir gibi,
    Nelere, nelere baskın gelmez ki
    Seni düşünmenin tadı...

    3.

    Hamravat suyu dondu,
    Diclede dört parmak buz,
    Biz kuyudan işliyoruz kaba - kacağa,
    Çayı kardan demliyoruz.
    Anam sır gibi saklar siyatiğini,
    "Yel" der, "Baharın geçer".
    Bacım, ikicanlı, ağır,
    Güzel kızdır, bilirsin.
    İlki bu, bir yandan saklı utanır
    Ve bir yandan korkar
    Ölürüm deyi.
    Bir can daha çoğalacağız bu kış.
    Bebeğim, neremde saklayım seni?
    Hoş gelir,
    Safa gelir,
    Ahmed ARİF'in yeğeni...

    4.

    Doğdun,
    Üç gün aç tuttuk
    Üç gün meme vermedik sana
    Adiloş Bebem,
    Hasta düşmeyesin diye,
    Töremiz böyle diye,
    Saldır şimdi memeye,
    Saldır da büyü...

    Bunlar,
    Engerekler ve çıyanlardır,
    Bunlar,
    Aşımıza, ekmeğimize
    Göz koyanlardır,
    Tanı bunları,
    Tanı da büyü...

    Bu, namustur
    Künyemize kazınmış,
    Bu da sabır,
    Ağulardan süzülmüş.
    Sarıl bunlara
    Sarıl da büyü...




  6. #6
    Üye
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Mesajlar
    48

    Standart Ynt: Ahmed Arif Şiirleri...

    HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM

    Seni, anlatabilmek seni.
    İyi çocuklara, kahramanlara.
    Seni anlatabilmek seni,
    Namussuza, halden bilmeze,
    Kahpe yalana.

    Ard- arda kaç zemheri,
    Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.
    Dışarda gürül- gürül akan bir dünya...
    Bir ben uyumadım,
    Kaç leylim bahar,
    Hasretinden prangalar eskittim.
    Saçlarına kan gülleri takayım,
    Bir o yana
    Bir bu yana...

    Seni bağırabilsem seni,
    Dipsiz kuyulara,
    Akan yıldıza,
    Bir kibrit çöpüne varana,
    Okyanusun en ıssız dalgasına
    Düşmüş bir kibrit çöpüne.

    Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
    Yitirmiş öpücükleri,
    Payı yok, apansız inen akşamlardan,
    Bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene,
    Seni anlatabilsem seni...
    Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
    Üşüyorum, kapama gözlerini...

  7. #7
    Üye
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Mesajlar
    48

    Standart Ynt: Ahmed Arif Şiirleri...

    İÇERDE

    Haberin var mı taş duvar?
    Demir kapı, kör pencere,
    Yastığım, ranzam, zincirim,
    Uğruna ölümlere gidip geldiğim,
    Zulamdaki mahzun resim,
    Haberin var mi?
    Görüşmecim, yeşil soğan göndermiş,
    Karanfil kokuyor cıgaram
    Dağlarına bahar gelmiş memleketimin...



  8. #8
    Üye
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Mesajlar
    48

    Standart Ynt: Ahmed Arif Şiirleri...

    KARA

    Çarpmış,
    Paramparça etmiş,
    Kara sütü, kara sevdayla seni...
    Ve kara memelerinde dişlerin asi,
    Karadır, upuzun yattığın gece,
    Felek, ah ettirir, boynun kıl - ince...
    Cihanlar, çocuklar, kuşlar içinde
    Sızlar bir yerlerin
    Adsız ve kayıp
    Sızlar, usul-usul, dargın,
    Ve kan tadında bir konca,
    Damıtır kendini mısralarınca...

    De be aslan karam,
    De yiğit karam,
    Hangi kalemin yazısı,
    Zorlu yazısı,
    Belanda?

    Anadan doğma nişan mı,
    Sütlü barut damgası mı,
    Bir gece parçası mı kaburgandaki?
    Kız kakülü, ne hal eylermiş teni,
    Ellerin, deli hoyrat,
    Ellerin, susuz, yangın.
    Ellerin ooooy alarga...

    De be aslan karam,
    De yiğit karam,
    Hangi güzelin diş yeri,
    Mavi diş yeri,
    Sevdanda?

    Vurmuş,
    Demirlerin çapraz gölgesi,
    Alnın galip ve serin.
    Künyen çizileli kaç yıldız uçtu,
    Kaç ayva sarardı, kaç kız sevişti,
    Gelmemiş, kimselerin...

    De be aslan karam,
    De yiğit karam,
    Hangi zehirin meltemi,
    Saran meltemi,
    Hülyanda?

    Hakikatli dostun muydu,
    Can koyduğun ustan mıydı,
    Bir uyumaz hasmın mıydı,
    "Ooooof" de bunlar olsun muydu?

    De be aslan karam,
    De yiğit karam,
    Hangi kahpenin hançeri,
    Saklı hançeri,
    Yaranda?



  9. #9
    Üye
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Mesajlar
    48

    Standart Ynt: Ahmed Arif Şiirleri...

    KARANFİL SOKAĞI

    Tekmil ufuklar kışladı
    Dört yön,onaltı rüzgar
    Ve yedi iklim beş kıta
    Kar altındadır.

    Kavuşmak ilmindeyiz bütün fasıllar
    Ray, asfalt, şose, makadam
    Benim sarp yolum, patikam
    Toros, Anti-toros ve asi Fırat
    Tütün, pamuk, buğday ovaları,çeltikler
    Vatanım boylu boyunca
    Kar altındadır.

    Döğüşenler de var bu havalarda
    El, ayak buz kesmiş, yürek cehennem
    Ümit, öfkeli ve mahzun
    Ümit, sapına kadar namuslu
    Dağlara çekilmiş
    Kar altındadır.

    Şarkılar bilirim çığ tutmuş
    Resimler, heykeller, destanlar
    Usta ellerin yapısı
    Kolsuz,yarı çıplak Venüs
    Trans-nonain sokağı
    Garcia Lorca'nın mezarı,
    Ve gözbebekleri Pierre Curie'nin
    Kar altındadır.

    Duvarları katı sabır taşından
    Kar altındadır varoşlar,
    Hasretim nazlıdır Ankara.
    Dumanlı havayı kurt sevsin
    Asfalttan yürüsün Aralık,
    Sevmem, netameli aydır.
    Bir başka ama bilemem
    Bir kaçıncı bahara kalmıştır vuslat
    Kalbim, bu zulümlü sevda,
    Kar altındadır.

    Gecekondularda hava bulanık puslu
    Altındağ gökleri kümülüslü
    Ekmeğe, aşka ve ömre
    Küfeleriyle hükmeden
    Ciğerleri küçük, elleri büyük
    Nefesleri yetmez avuçlarına
    -İlkokul çağında hepsi-
    Kenar çocukları
    Kar altındadır.

    Hatıp Çay'ın öte yüzü ılıman
    Bulvarlar çakırkeyf Yenişehir'de
    Karanfil Sokağında gün açmış
    Hikmetinden sual olunmaz değil
    "mucip sebebin" bilirim
    Ve "kafi delil" ortada...

    Karanfil sokağında bir camlı bahçe
    Camlı bahçe içre bir çini saksı
    Bir dal süzülür mavide
    Al - al bir yangın şarkısı,
    Bakmayın saksıda boy verdiğine
    Kökü Altındağ'da, İncesu'dadır.




  10. #10
    Üye
    Üyelik tarihi
    Ekim.2008
    Mesajlar
    48

    Standart Ynt: Ahmed Arif Şiirleri...

    LEYLİM - LEYLİM

    Leylim - leylim dünyamızın yarısı
    Al - yeşil bahar,
    Yarısı kar olanda
    Gene kavim - kardaş, can - cana düşman,
    Gene yediboğum akrep,
    Sarı engerek,
    Alnımızın aklığında puşt işi zulüm
    Ve canım yarı geceler
    Çift kanat kapılarına karşı darağaçları,
    Mahpusanede çeşme
    Yandan akar olanda,
    Gelmiş yoklamış ecel
    Kaburgam arasından.
    Yoklasın hele...

    Çağıdır, can dayanmaz,
    Çağıdır, en çatal, en ası,
    Cehennem koncası memelerinin.
    Çağıdır, kırk gün - kırk gece
    Kolların boynuma kement,
    Ha canım kötüye inat...
    Vah ki ne desem,
    Kurşunları namlulara sürülü,
    İ'kelleri kan,
    Baskıncılar uykumuzu yıkar olanda,
    Alır yüreğim:

    Yankın yasak, aynalara.
    İnemem bahçende talan,
    Tam, boş yanı bu, derim namussuzun,
    Tam, bıçağım cehennem gibi güzelken,
    Aklıma düşüyorsun
    Ellerim arık...

    Bilmiş
    Bütün zula'lar
    Eğri hançer, kara mavzer, kan pusu.
    Ve insan düşüncesinin o en orospu,
    O en ayıp, frengili yemişi,
    Çıldırtılmış uranyum
    Bilmiş,
    Bilsinler!
    Sana nasıl yandığımı
    Uuuuy gelin...

    İşte kan tutmuş korsanlar,
    Haramla beslenmiş azgın,
    Düzmece peygamberler
    Ve cüceleri
    Ve iğdiş ve aptal kölelerine karşı,
    İşte bir kez daha
    Bu can bendeyken,
    Delin, divanenim işte
    Uuuuy gelin...

    Bu yasaklar,
    Firavun kalıntısı.
    Yoksun,
    Akdan - karadan.
    Gizline, canevine kurulu faklar.
    Gün ola, umut kesip korkunç yetinden,
    Murdar tutkusuna dünyasızlığın,
    Gün ola, düşesin bekler.
    Düşme!
    Ölürüm...
    Gözlerinden, gözlerinden olurum.

    Leylim - leylim
    Ayvalar, nar olanda
    Sen bana yar olanda.
    Belalı başımıza
    Dünyalar dar olanda.



Benzer Konular

  1. Dr. Arif Ali Albayrak Şiirleri
    Konu Sahibi SiNaN32 Forum D
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 28.Aralık.2010, 07:01
  2. Arif Damar Şiirleri
    Konu Sahibi SiNaN32 Forum A
    Cevap: 6
    Son Mesaj : 05.Aralık.2010, 12:46
  3. Ahmed arif 33 kurşun
    Konu Sahibi Heyhat Forum Müzik Videoları
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 07.Haziran.2010, 20:09
  4. Ahmed Arif Oy Havar Şiiri
    Konu Sahibi Heyhat Forum Müzik Videoları
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 18.Ekim.2009, 00:06
  5. Arif Nihat Asya Şiirleri
    Konu Sahibi yaziklar_olsun Forum A
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 04.Şubat.2009, 17:57

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
film indir instakip.com, dini sohbet, islami forum, muhabbet.org, ingilizce kursu, mehter takımı Perde , filmizle88, Ayetel Kürsi