TÜRKÇE
KONU: CÜMLE BİLGİSİ 7.SINIF

CÜMLEözcüklerin birer gösterge,birer simge olduklarını biliyoruz.Bu nedenle dil,sözcüklerle değil
cümleye dayalıdır.Bir dilin yapısı,özelliği ancak cümlede yansır.Çünkü,sözcükler tek başlarına ne denli
anlamlı olursa olsunlar,bu anlam,bir düşünceyi tam olarak iletme ve aktarma gücünde değildir.
Cümle,bir yargı birimi olmakla birlikte duygu,düşünce,istek ve önerilerimizi belirtme görevi de yapar.

Örneğin; “Bu kitabı çok sevdim.” cümlesi bir duygu,
“Çok çalışarak başarılı olmalıyım.” cümlesi bir istek,
“Bu şiiri en güzel sen okursun.” cümlesi bir düşünce bildirir.

Örneklerde de görüldüğü gibi,sözcüklerin yan yana gelerek bir duyguyu,bir düşünceyi,bir isteği,bir işi,
kısacası bir yargıyı tam olarak anlatabilir duruma gelmiş biçimine CÜMLE diyoruz.
Anlatılmak istenen duygu,düşünce,istek veya işin kapsamı ile ilgili olarak cümle tek veya birçok sözcük-
ten oluşabilir.Yargı genişledikçe cümledeki sözcük sayısı artar,yani cümle uzar.

CÜMLENİN ÖGELERİ:Her bütün birtakım parçalardan oluşur.Bir yargı,bir anlatım biçimi olan cümlenin
de birtakım parçalardan oluşacağı kuşkusuzdur.İşte cümleyi oluşturan parçalara CÜMLENİN ÖGELERİ
diyoruz.







YÜKLEM:Cümlenin vazgeçilmez öğesidir.Cümleleri birer yargıya bağlayan sözcük veya sözcük öbekle-
ridir.Cümleler yüklem sayesinde anlam kazanırlar.

Dostumun yanında yüksek sesle düşünebilirim.
Yüklem
Arkadaş,beni olduğumdan başka türlü görünmeye zorlamayan insandır.
Yüklem grubu
Atatürk,başladığı bir işi bitirmeden rahat edemezdi.
Yüklem
Haberci,kışlalar arasında gider,gelirdi.
Yüklem Yüklem
Dışarıda göz gözü görmüyordu.
Yüklem

ÖZNE:Yüklemde belirtilen eylemi yapan,ya da yapılan eylemden etkilenen varlığa ÖZNE denir.
Özneyi bulmak için yükleme “ne,kim?” soruları sorulur.

Atatürk, kitabın en güvenilir bir arkadaş olduğunu bilirdi.
Özne Yüklem
(kim?)
Devletin imkan ve kaynakları, kalkınma için yeterli değildir.
Özne Yüklem
(ne?)
(Biz) Bağrımıza basıyoruz Mustafa Kemal’i.
Gizli Özne Yüklem
Sonbahar gelince yapraklar döküldü.
Sözde Ö. Yüklem
Akşama doğru kayık kıyıya çekildi.
Sözde Ö. Yüklem

Not:Yüklemde belirtilen eylemi yapmayan,sadece yapılan eylemden etkilenen varlığa SÖZDE ÖZNE denir.

ÖZNE-YÜKLEM UYGUNLUĞU:Cümlede özne ile yüklem arasında iki yönden uygunluk bulunması gerekir.

1-Tekillik-çoğulluk yönünden
2-Kişi yönünden

TEKİLLİK-ÇOĞULLUK YÖNÜNDEN UYGUNLUK:Genellikle cümlede özne tekilse yüklem de tekil;özne
çoğulsa yüklem de çoğul olur.Bu duruma özne ile yüklemin tekillik-çoğulluk yönünden uyumu denir.

Atatürk ,hür ve medeni bir toplum yarattı.
Özne(tekil) Yüklem(tekil)
Düşmanlar yurdumuzu işgal etmişlerdi.
Özne(çoğul) Yüklem(çoğul)





Not:Özne ile yüklemin tekillik-çoğulluk yönünden uygunluğu kimi durumlarda değişmektedir.

a)Özne organlarımızla ilgiliyse,özne çoğul olmasına karşın yüklem tekildir.

Elleri,ayakları donmuştu soğuktan
Özne(çoğul) Yüklem(tekil)

b)Özne bitki veya hayvanlarla ilgiliyse özne çoğul,yüklem tekil olabilir.

Kuşlar sustu , yapraklar döküldü.
Ö.(çoğul) Yük(tekil) Ö.(çoğul) Yük.(tekil)

c)Özne topluluk adıysa yüklem tekil olur.

Sürü köye indi.
Ö.(çoğul) Yük.(tekil)
(Sürü bir tek koyun veya keçiden oluşmayacağı için çoğuldur.)

Ordu harekete geçti.
Ö.(çoğul) Yük.(tekil)

d)Özne zaman adıysa yüklem tekil olur.

Günler,aylar,yıllar birbirini kovaladı.
Özne(çoğul) Yüklem(tekil)

e)Özne eylem adıysa yüklem tekil olabilir.

Yukarıdaki kattan gülüşmeler geliyordu.
Ö.(çoğul) Yük.(tekil)

KİŞİ YÖNÜNDEN UYGUNLUK:Cümlede özne kaçıncı kişiyi gösteriyorsa yüklem de ona uyar.Buna özne ile yüklemin kişi yönünden uyumu denir.

Ben ders çalışacağım.
1.tekil kişi 1.tekil kişi

Siz birlikte hazırlanacaksın.
2.çoğul kişi 2.çoğul kişi

Oya, bu sporu iyi yapıyor.
3.tekil kişi 3.tekil kişi



a)Özne bir kişi de olsa,bir topluluk adına konuşuyorsa yüklem 1.çoğul kişi olur.

Biz ne günler gördük.


b)Özne bir kişi olsa övünme,böbürlenme,meydan okuma,küçümseme amacıyla,tekil olan özne çoğul olarak kullanılabilir.

Biz her söze pabuç bırakmayız.

c)Alçakgönüllülük göstermek,saygı belirtmek için tekil olan özne çoğul söylenebilir.

Siz tahtaya gelir misiniz?

NESNE:Cümlede öznenin yaptığı işten etkilenen yüklemin etkisini üzerine alan cümle öğesine NESNE
denir.Cümle içinde bulundukları duruma göre belirtisiz nesne,belirtili nesne diye ikiye ayrılır.

a)Belirtisiz Nesne:Belirtisiz nesneler hal eki almazlar,yani yalın haldedirler.
Belirtisiz nesneyi bulmak için özne ile yükleme “ne,neler?” soruları sorulur.

Anam okuma yazma bilmezdi.
Belirtisiz Nes. Yüklem

Masallar,öyküler anlatırdı.
Belirtisiz Nesne Yüklem
b)Belirtili Nesne:Cümlede “-i” hal eki alan nesnedir.Belirtili nesneyi bulmak için özne ile yükleme “neyi,
kimi;neleri,kimleri?” sorularından uygun olanı sorulur.

Vatan sevgisini anlatıyorum çocuklarıma.
Belirtili Nesne Yüklem

Atatürk’ü öğretiyorum onlara her gün.
Belirtili N. Yüklem

Yurdu için ölmeyi emrediyorum.
Belirtili Nesne Yüklem

DOLAYLI TÜMLEÇ:Cümlede isimlerin -e,-de,-den hal eklerini alarak,yüklemin gösterdiği eylemin yöneldiği,bulunduğu,çıktığı yer ve yönü gösteren öğelere DOLAYLI TÜMLEÇ denir.
Dolaylı tümleçler,isim cümlelerinde genellikle bulunmazlar.Ancak yükleme “var,yok,değil,gerçek”gibi
sözcüklerden biriyle kurulu isim cümlelerinde yer alabilir.Bunların dışında dolaylı tümleçler fiil cümlelerinde bulunurlar.

Karşıdaki sayfaya diğer örnekleri yazacağım.
Dolaylı Tümleç Yüklem
(nereye?)

Birkaç öğrenci kapının önünde beni bekliyorlarmış.
Dolaylı Tüm. Yüklem
(nerede?)

Dışarıdan gürültüler geliyordu.
D.Tümleç Yüklem
(nereden?)

Akıllı düşman,akısız dosttan hayırlıdır.
D.Tümleç Yüklem
(kimden?)

Dolaylı tümleç bulmak için yükleme,”neye-nereye-kime,nede-nerede-kimde,neden-nereden-kimden” soru sözcüklerden uygun olanı sorulur.
Notolaylı tümleci bulmak için yükleme sorulan “neden?” sorusu “niçin?” anlamı veriyorsa,bu sorunun karşılığı dolaylı tümleç değil,zarf tümlecidir.

Bu yıl tembelliğinden sınıfta kaldı.
Zarf Tümleci Yüklem
(neden=niçin)

ZARF TÜMLECİ:Cümlede yüklemin anlamını yer,durum,zaman,miktar,ve soru yönünden tamamlayan öğelere ZARF TÜMLECİ denir.
Zarf tümlecini bulmak için cümlenin yüklemine “ne zaman,nasıl,ne kadar,nereye” sorularını yöneltiriz.

Bütün gece havlayan köpekleri dinledim.
Zarf Tüm. Yüklem

Öğleden sonra onunla buluşacağım.
Zarf Tüm. Yüklem

Geç kalan öğrenci kapıyı çalmadan, hızlı hızlı içeri girdi.
Zarf Tüm. Zarf T. Zarf T. Yüklem

Bugünkü sınava çok çalıştım.
Zarf T. Yüklem

Not:Aşağı-yukarı,ileri-geri,içeri-dışarı.......vb. yer yön zarfları yalın halde olduğu zaman zarf tümleci
ismin hal eklerini aldığı zaman dolaylı tümleç olur.

Zil çalınca öğrenciler aşağıya indiler.
D.Tüm. Yüklem

Zil çalınca öğrenciler aşağı indiler.
Z.Tüm. Yüklem

EDAT TÜMLECİ:Edatlarla oluşan tamlamalar cümlede edat tümleci olurlar.İle,için,gibi vb. edatların edat tümleci olabilmesi için araç,birliktelik(beraberlik),amaç.......gibi ilgiler kurması gerekiyor.

Kalemini kalemtraşla açmalısın.
Edat T.(araç bildiriyor)

Sinemaya arkadaşlarla gittik.
Edat T.(birliktelik bildiriyor)

Sorunlarınızı çözmek için buradayım.
Edat T.(amaç bildiriyor)

Not:Edatlar,yüklemi durum ve zaman bakımından belirten söz öbekleri kurduklarında zarf tümleci olur-
lar.

Soruları öğrencilere götürdüm.
Edat T.(birliktelik bildiriyor)

Soruları öğrencilerle gönderdim.
Zarf T.(eylemin nasıllığını bildiriyor)

Bu kitabı arkadaşımla okudum.
Edat T.

Bu kitabı zevkle okudum.
Zarf T.

Yaşlı adam çocuk gibi seviniyordu.
Zarf T.

Sabahtan beri seni bekliyorum,akşama kadar da bekleyecektim.
Zarf Tümleci Zarf Tümleci


UYGULAMALAR:

Aşağıdaki cümleleri öğelerine ayırarak özne ile yüklemin uygunluğu yönünden inceleyiniz.

Benim ruhum hava ile dolu bir şişeye benzer.

Ruhumun kanına can veren manevi oksijen de ümittir.

Eleştirmenin yargısına nasıl inanırım?

Bütün bu sözlerle eleştiriyi kötülemek mi istiyorum?

Atatürk’ün en sadık ve güvendiği dostu kitaptır.

1917 Ağustos ayında Tevfik Fikret’in evini ziyaret ettiği bir gün,kalabalık arasında Şair Alaattin

Gövsa’yı gördü.

Ziyaret ettiği yurt köşelerinde önce kütüphaneleri ve okulları gezerdi.

Gezdiği ve kitapça zayıf bulduğu kütüphanelere para yardımı yaptığı çok görülmüştü.

Halk babası Atatürk,bir şey yapmayı istediğinde halkın gönlünü alarak gerçekleştirirdi onu.

Şu inkılap takvimine bir göz gezdirirseniz görürsünüz yaptıklarını.

Atatürk ,inkılapları bize yeni bir ruh,yeni bir görüş getirmiştir.

Bir bayrak dalgalanmak için rüzgar bekliyor.

“Bir düz ovada koşarcasına,
Yayıldım dağıldım sayfalarında...”

“Çalı Kuşu’yla söyleştim
Bir bahçede dallar üstünde.”

Don Kişot’tan Faust’a ulaştım seninle.

16)Küçük kızım,akşamleyin yatağına yatarak tavanı seyrediyordu.

17)Çocuğun yaşamı,seyircisiz bir tiyatrodur.

18)Atatürk,Kurtuluş Savaşı için Anadolu’ya geçtikten ve Erzurum Kongresini yaptıktan sonra Sivas’a

dönmüştü.

19)Bir sabah Çankaya sırtlarında gezmeye çıkmıştık.

20)Avcı Süleyman,şafaktan beri elde çifte,önde köpek kıyı kıyı taban tepiyordu.

21)Avcı Süleyman yürüye yürüye dik bir kayalığın dibine vardı.

22)Yüksek kayanın tepesinde yumurtlayan bir Miha kanada kalkmıştı.

23)Yaramaz bir çocuğun habersizce arkadaşının arkasına bir toplu iğne batırıvermesi insan hakkında

önemli bir fikir verir.

24) “Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.”

25)Kültür kelimesi son yıllarda dilimizde sıkça kullanılmaya başlandı.